SON GELİŞME
--:--:--

Bugün:

SE
Hülya GÜLMEZ

BİR İNSANA DOKUNMAK: Aida Arghavani

Bağlantı kopyalandı!

Hülya Gülmez’in Kültür Sanat Köşesindeki bu haftaki konuğu Ressam ve Performans Sanatçısı Aida Arghavani…

Sanatın sınırlarını tuvalin ötesine taşıyan, renkleri, dokuları, hareketi ve performansı aynı dünyada buluşturan bir sanatçı… İran’ın Tebriz kentinden başlayan, Türkiye’de şekillenen ve uluslararası sanat çevrelerine uzanan özgün bir sanat yolculuğu…

Bu hafta Bir İnsana Dokunmak köşemizde; resimleri kadar canlı performanslarıyla da dikkat çeken Ressam ve Performans Sanatçısı Aida Arghavani ile sanatın, kültürlerin ve insan ruhunun izlerini konuştuk.

 

1. İran’ın Tebriz kentinden başlayıp Türkiye’ye, ardından uluslararası sanat çevrelerine uzanan bir sanat yolculuğunuz var. Bugün geriye baktığınızda, sizi sanatçı olarak en çok dönüştüren dönüm noktası hangisiydi?

Aida Arghavani:
Benim için en büyük doruk noktası, Güzel Sanatlar Lisesini kazanmaktı. Ondan sonra devam eden sanat yolculuğumun hikâyesi başladı. Bu yolculuk, bugün de farklı deneyimlerle ve yeni keşiflerle devam ediyor.

2. Resimlerinizde atlar, kelebekler, çiçekler, doğa ve masalsı figürler öne çıkıyor. Siz bu imgelerin “hayatın ruhuna” işaret ettiğini söylüyorsunuz. Peki sizin için bir at yalnızca bir figür müdür?

Aida Arghavani:
Evet, resimlerimde kullandığım atlar ve diğer tüm temalar, benim için hayatın ruhunu simgeleyen metaforlardır. Her bir figür, yaşamın farklı bir yönünü, insanın içsel yolculuğunu ve doğayla kurduğu bağı temsil eder.

Atlar ise özgürlük, güç, hareket ve ruhsal yolculuğun sembolü olarak eserlerimde önemli bir yer tutar.

3. Renk ve dokuyu yalnızca estetik bir unsur olarak değil, izleyiciye bir enerji aktarabilmenin aracı olarak kullanıyorsunuz. “Peri tozu” olarak tanımladığınız ışıltılı dokuların ardında nasıl bir sanat düşüncesi var?

Aida Arghavani:
Sanat çok derin bir kavramdır; fakat herkesin sanatı ifade etme dili birbirinden farklıdır. Benim tarzım ise dokulu renklerle, masalsı bir atmosfer oluşturarak dünyadaki gerçeklerin bazen bir masaldan farksız olduğunu hissettirmek üzerine kuruludur.

Resimlerimde ve performanslarımda kendi dünyamı seyirciye farklı yollarla sunuyorum.

4. Sizin sanatınızda tuval zaman zaman çerçevenin dışına taşıyor; yüz boyamalarınız, taçlarınız, kostümleriniz ve hareketleriniz eserin bir parçasına dönüşüyor. Sanatçının kendisinin esere dönüşmesi fikri sizin için ne ifade ediyor?

Aida Arghavani:
Benim için her şey bir bütündür. Resim, yaşam, kostüm, performans ve seyirci birbirinden ayrı düşünülemez.

Yaptığım performanslarda seyirciyi de sürecin içine dâhil ederek, ortaya çıkan çalışmanın yaşayan bir bütün hâline gelmesini amaçlıyorum.

5. Canlı resim performanslarınızda müzik, hareket, dans ve resim aynı anda var oluyor. Bir tuvali izleyicinin gözleri önünde oluşturmak, atölyede tek başına resim yapmaktan size ne kazandırıyor?

Aida Arghavani:
Resim, yaşam ve kostüm bütünleşiyor; canlı performans sırasında seyirci de sürece dâhil oluyor. Böylece bulunduğum mekân, çalışmanın ve üretimin bir parçasına dönüşüyor.

Çember biçimindeki hareket ve canlı resim üretimi, performansın bütünlüğünü güçlendiriyor.

6. Bizim 4/5 sergimizde gerçekleştirdiğiniz canlı performans da izleyiciyle doğrudan bir bağ kurdu. Performans sırasında ortaya çıkan eserin nereye gideceğini önceden biliyor musunuz?

Aida Arghavani:
Performanslarımda, her ne kadar önceden belirlediğim bir düşünce ve hazırlık olsa da, süreç içerisinde resimlerin ortaya çıkmasına ve anın beni yönlendirmesine izin veriyorum.

Böylece beklenmedik etkiler ve yeni ifadeler ortaya çıkabiliyor.

7. Türkiye’de uzun yıllardır yaşayan, burada eğitim alan, üreten ve sanatını sürdüren bir sanatçı olarak İran’daki kültürel birikiminiz ile Türkiye’de edindiğiniz sanat deneyimi çalışmalarınızda nasıl buluşuyor?

Aida Arghavani:
Sanat yolculuğumun en önemli taraflarından biri de farklı kültürleri keşfetmek, görmek ve yeni tecrübeler kazanmaktır.

Farklı insanlarla ve farklı sanat anlayışlarıyla karşılaşmanın her zaman geliştirici ve faydalı olduğuna inanıyorum. Farklı coğrafyalar ve kültürlerle karşılaşmak, sanatçıya dünyaya daha geniş bir pencereden bakma ve sanatını zenginleştirme imkânı sağlar.

8. Tokyo’dan Londra’ya, Tahran’dan farklı uluslararası sanat fuarlarına uzanan sergi deneyiminizde, sanatın gerçekten evrensel bir dil olduğunu en güçlü biçimde hissettiğiniz an hangisiydi?

Aida Arghavani:
Katıldığım sergiler ve etkinlikler sayesinde kurulan bağların hepsi, insanların birbirinden güç alarak gelişmesine vesile oluyor.

Bazen bu bağlar büyük dostluklara yol açıyor, bazen de sanat yolunda önemli ve kalıcı etkiler bırakıyor. Sanatın insanları birbirine yaklaştıran güçlü bir tarafına inanıyorum.

9. Sanatçının önce kendisini iyileştirmesi ve ardından sanat yoluyla topluma iyi gelebilmesi gerektiğini ifade etmişsiniz. Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlar düşünüldüğünde, bir ressamın topluma karşı sorumluluğu sizce nerede başlar?

Aida Arghavani:
Sanatçı, bulunduğu yerde sanatın dünyaya dokunabilmesi için fayda sağlayabilir. Benim gözümde sanat, iyileştirici bir güç ve bir tür ilaçtır.

Umut varsa, insanın hayata yeniden bağlanması ve umudu başka insanlara da taşıması mümkündür.

10. Son olarak Aida Arghavani’ye değil, sanatın geleceğine sormak istiyorum: Bugün yeniden başlayacak olsaydınız ve elinizde yalnızca bir tuval, bir renk ve söylemek istediğiniz tek bir cümle olsaydı, o tuvale ne çizer ve insanlığa ne söylemek isterdiniz?

Aida Arghavani:
Elimde bir tuval olsa, dokulu renklerle çalışmaya başlardım. Kim bilir, o renklerin ve katmanların içinde nasıl bir dünya ortaya çıkardı?

İçinde neyin saklı olduğunu zamanla keşfederdim. Çünkü benim için her şey bir bütündür ve sanat, hayatın ruhunu yansıtan bir yolculuktur.

SON SÖZ

Aida Arghavani’nin sanat yolculuğunda dikkat çeken en güçlü noktalardan biri, sanatı yalnızca bir tablo olarak görmemesi. Onun dünyasında renk, doku, hareket, kostüm, müzik, performans ve seyirci aynı bütünün parçaları.

Belki de sanatın en güzel tarafı tam da burada başlıyor: Bir eserin yalnızca gözümüze değil, duygularımıza ve insanlığımıza dokunabilmesi…

Bu haftaki “Bir İnsana Dokunmak” köşemizde bizlerle sanatını, deneyimlerini ve sanat yolculuğunu paylaşan değerli Ressam ve Performans Sanatçısı Aida Arghavani’ye teşekkür ediyor, sanat yolculuğunun yeni keşiflerle devam etmesini diliyorum.

Sanatın iyileştiren, birleştiren ve insanı insana yaklaştıran gücüyle…

Yazarın Diğer Yazıları
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ BİR İNSANA DOKUNMAK: RAM KRISHNA AGRAWAL
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ BİR İNSANA DOKUNMAK: ANSA MUSTAFA
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ BİR İNSANA DOKUNMAK: BİRGÜL SARIKAYA
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ Sanatın Dönüştüren Gücü: Doğadan İlham Alan Genç Bir Sanatçının Yolculuğu
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ Anadolu’nun Sessiz Dili Tuvale Yansıyor
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ BİR İNSANA DOKUNMAK
Yazarlarımız
Haberin Doğru Adresi
Haberin Acil Adresi

Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.

Copyright 2026 © Tüm hakları Acilhaber.net 'de saklıdır. Ajans Politikalarına Uyar! İzinsiz Hiç bir Yazı ve Materyal Kopyalanamaz. WhatsApp İhbar: +90 506 364 16 77