Kürt sorunu ve terör sorunu aynı değildir. Kürt sorununun demokratik yollarla çözümüne sıcak bakan ve başta CHP olmak üzere Saadet, Gelecek, Deva gibi partiler dahil siyasi oluşumların gösterdiği çabalar hedef alınarak susturulmak isteniyor. Buna karşılık terör örgütü ve onun İmralı’da tutuklu olanların söz sahibi olmasını isteyen MHP ve AKP öncülüğündeki Cumhur İttifakı, “Gerekirse Öcalan TBMM’de konuşsun” diyenlerin dönemini görünür kılmak ve tartışmayı bu alana taşımak istiyor. Böylece Ekrem İmamoğlu ve diğer seçimle gelenlerin halkla bütünleşmesinin önüne geçmeyi hedefliyorlar.
Hayatı boyunca demokratik yollarla Türkiye’nin sorunlarını çözmeye çalışan Prof. Dr. Ahmet Özer’in susturulması, AKP’ye yakın Kürtleri kabul gören bir çizgide, demokratik çözüm savunucularının ise hedef alınarak susturulması anlamına geliyor. Bu durum, başta CHP olmak üzere tüm parlamentoya “Kürt sorunlarını çözmek isteyenlere gözdağı” verilmesi amacını taşıyor.
Terör başını meclise davet edenlere karşı suskun kalınırken “makul Kürt” ve “siyaset” kavramlarının Cumhur İttifakı’na yakınlıkla özdeşleştirilmesi sağlanıyor. CHP ve demokratik çözüm yollarını parlamentoda, bilim ve sanat aracılığıyla çözmeye çalışanlar Prof. Dr. Ahmet Özer’i yalnız bırakmamalıdır. Bu dönemde demokrasi mücadelesi tüm birimleriyle Prof. Dr. Ahmet Özer ve CHP’nin yanında olmalıdır.
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.