Eskiden büyüklerimiz bize hep nasihatlar verirlerdi. Bu nasihatların amacı, çocuklara güzel ahlak kazandırmaktı. O zamanlarda insanlar, birbirlerine değer verirdi. Yardımlaşma, dayanışma vardı. Kimse, kimsenin tavuğuna ” kiş ” demezdi.
********************
Şimdi size bir yaşam hikayesinden bahsetmek istiyorum. Geçen yıl, Antalya’ da bir sohbet ortamında bulunmuştum. Bir şirket sahibi olan Murat Abimiz kısaca yaşamından bahsetmişti. Şimdi onun anlattıklarını, onun cümleleriyle aynen anlatmak istiyorum.
“Ben çocukken, ailem, Kars’ tan Antalya’ya taşındı. Babam, bir apartmanın kapıcısı olarak iş bulmuştu. Apartmanda yaşayan diğer ailelerin çocukları bahçede oynarken onlara katılmaya çalışırdım. Benimle pek oynamak istemezlerdi. En çok da onlar çikolata yerken üzülürdüm. Canım çekerdi ama babam alamazdı. Babam hep, şımarmadan yükselmemizi tembihlerdi. Aradan yıllar geçti,çalışarak yüksemeye devam ettim.
Şimdi haftada iki kere, iş çıkışında, babamın çalıştığı o aparmanın yanına arabamı parkediyorum. Yarım saat o binayı seyrederek kendime şunu diyorum : oğlum Murat, nerden geldiğini unutma.”
*******************
Murat Abinin anne ve babasını hiç tanımıyorum. Ancak saygıyla ellerinden öpüyorum. Bu insanlar nasıl bir eğitim verdiler çocuklarına? Bence üniversitede, araştırma görevlileri, büyüklerimizin yanlarına gidip onları dinlemeliler. İnternetten toplanan teorik yazıların bir katkısı olduğunu düşünmüyorum.
Murat Abi’ ye saygılarımla.
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.