SON GELİŞME
--:--:--

Bugün:

SE
Hülya GÜLMEZ

Sanatın Dönüştüren Gücü: Doğadan İlham Alan Genç Bir Sanatçının Yolculuğu

Bağlantı kopyalandı!

BİR İNSANA DOKUNMAK

KÜLTÜR SANAT KÖŞESİ

Sanat, yalnızca güzel olanı üretmek değildir; bazen bir vicdan çağrısı, bazen doğaya uzanan bir el, bazen de unutulmaya yüz tutmuş bir malzemeye yeniden hayat vermektir. Gerçek sanatçı ise baktığı her nesnede yeni bir anlam görebilen, yaşadığı çağın sorunlarını eserlerine taşıyabilen kişidir.

Bu haftaki konuğumuz, grafik tasarımın disiplinini resmin özgür diliyle buluşturan, üretimlerinde geri dönüşüm malzemelerini estetik bir unsur olmanın ötesinde güçlü bir anlatım dili olarak kullanan genç sanatçı Nurbanu (Banu) Reyhanlıoğlu.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Grafik Tasarım Programı’ndan mezun olduktan sonra sanatsal gelişimini sürdürmek amacıyla Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde eğitimine devam eden Reyhanlıoğlu, bugün son sınıf öğrencisi olarak resim, heykel ve çağdaş sanat alanlarında üretimlerini sürdürüyor.

Çalışmalarında doğa, insan ve dönüşüm temalarını merkeze alan genç sanatçı; geri dönüşüm malzemelerini yalnızca teknik bir tercih olarak değil, geçmişi ve hafızası olan bir anlatım dili olarak değerlendiriyor. Resimden heykele, kolajdan posta sanatına uzanan üretim anlayışıyla her eserinde izleyiciyi düşünmeye, sorgulamaya ve doğayla yeniden bağ kurmaya davet ediyor.

“Toprağın Hafızası” Uluslararası Çevresel Farkındalık Sergisi ve Sanat Çalıştayı’nda da eserleriyle yer alan Reyhanlıoğlu, sanatın toplumsal ve çevresel farkındalık oluşturmadaki gücüne inanan genç kuşağın dikkat çeken isimlerinden biri olarak üretimlerine devam ediyor.

Kendisini daha yakından tanımak ve sanat anlayışını dinlemek üzere sorularımızı yönelttik.

1. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Grafik Tasarım Programı ile başlayan sanat yolculuğunuz, bugün Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde devam ediyor. Bu iki farklı disiplin, sanat dilinizi nasıl şekillendirdi?

Grafik tasarım bana düzeni, dengeyi ve görsel iletişimin gücünü öğretti. Resim eğitimi ise düşüncelerimi daha özgür ve duygusal bir dille ifade etmeme olanak sağladı. Bugün çalışmalarımda bu iki disiplin birbirini tamamlıyor; hem estetik hem de anlatım açısından daha güçlü bir sanat dili oluşturmama katkı sağlıyor.

2. Çalışmalarınızda resim, heykel, kolaj ve geri dönüşüm malzemelerini bir arada kullanıyorsunuz. Malzeme sizin için yalnızca bir araç mı, yoksa anlatının ayrılmaz bir parçası mı?

Benim için malzeme, anlatının en önemli parçalarından biridir. Özellikle geri dönüşüm malzemeleri kullanırken her objenin geçmişini ve taşıdığı hafızayı da eserime dahil ediyorum. Böylece malzeme yalnızca kullanılan bir nesne değil, eserin anlamını güçlendiren güçlü bir ifade biçimine dönüşüyor.

3. Frida Kahlo yorumunuzdan metal kaşıklarla oluşturduğunuz baykuş heykeline, elektronik atıklardan ürettiğiniz portreden posta sanatı çalışmalarınıza kadar oldukça geniş bir üretim yelpazeniz var. Sizi tek bir alana bağlı kalmaktan alıkoyan şey nedir?

Sanatın sınırları olduğuna inanmıyorum. Her fikir farklı bir teknik ya da malzeme gerektiriyor. Kendimi tekrar etmek yerine sürekli yeni yollar denemeyi seviyorum. Bu arayış beni hem geliştiriyor hem de üretim sürecimi canlı tutuyor.

4. Doğa, insan ve dönüşüm kavramları eserlerinizin merkezinde yer alıyor. Günümüz dünyasında sanatın çevresel farkındalık oluşturma gücüne inanıyor musunuz?

Kesinlikle inanıyorum. Sanat, insanların duygularına doğrudan dokunabilen güçlü bir iletişim aracıdır. Özellikle çevre sorunlarına dikkat çeken eserler, izleyiciyi düşünmeye ve sorgulamaya yönlendiriyor. Küçük bir farkındalık bile büyük değişimlerin başlangıcı olabilir.

5. Sergimizde yer alan eserinizi üretirken izleyicinin hangi duyguyla baş başa kalmasını hedeflediniz?

İzleyicinin eser karşısında durup düşünmesini istedim. Doğayla olan bağımızı, tüketim alışkanlıklarımızı ve geride bıraktığımız izleri sorgulamasını amaçladım. Eserim sadece görülmek için değil, hissedilmek ve üzerine düşünülmek için üretildi.

6. Genç bir sanatçı adayı olarak üretim sürecinizde sizi en çok zorlayan konu nedir? Bu zorluklar sanatınıza nasıl yansıyor?

En büyük zorluklardan biri üretim için gerekli imkânlara ulaşabilmek. Ancak bu durum beni yıldırmak yerine daha yaratıcı düşünmeye yönlendiriyor. Kısıtlı imkânlar bazen en özgün fikirlerin ortaya çıkmasını sağlıyor.

7. Sanat eğitiminiz boyunca sizi en çok etkileyen sanatçı, akım ya da eser hangisi oldu? Bunun çalışmalarınızdaki izlerini görebiliyor muyuz?

Sanat eğitimim boyunca özellikle dışavurumcu sanat anlayışı beni derinden etkiledi. Duygularını sansürlemeden eserlerine yansıtan sanatçılar bana her zaman ilham verdi.

Frida Kahlo’nun yaşadığı fiziksel ve duygusal acıları sanatına dönüştürme cesareti, Tracey Emin’in My Bed adlı eseriyle sanatın sınırlarını yeniden düşündürmesi, Edvard Munch’un Çığlık eserindeki güçlü duygu aktarımı, Egon Schiele’nin figürlerindeki kırılgan gerçeklik ve Vincent van Gogh’un renklerle kurduğu etkileyici anlatım dili çalışmalarım üzerinde önemli izler bıraktı.

Ben de eserlerimde doğa, insan ve dönüşüm temalarını yalnızca estetik kaygılarla değil, izleyiciyle duygusal ve düşünsel bir bağ kurma amacıyla ele alıyorum.

8. Teknoloji ve dijital çağın hızla değiştiği günümüzde sizce çağdaş sanatın geleceğini hangi üretim biçimleri şekillendirecek?

Dijital sanat, yapay zekâ, artırılmış gerçeklik ve disiplinlerarası üretimler çağdaş sanatın geleceğinde önemli bir yer tutacak. Ancak hangi teknoloji kullanılırsa kullanılsın, sanatın özünü her zaman sanatçının fikri ve anlatmak istediği duygu oluşturacaktır.

9. “Toprağın Hafızası” Uluslararası Çevresel Farkındalık Sergisi ve Sanat Çalıştayı’nda yer almak size sanatsal ve kişisel olarak neler kazandırdı?

Farklı şehirlerden ve disiplinlerden sanatçılarla bir araya gelmek benim için çok değerli bir deneyimdi. Yeni bakış açıları kazandım, üretim sürecimi geliştirdim ve sanatın ortak bir dil olduğunu bir kez daha gördüm. Aynı zamanda çevresel farkındalık konusunda sanatın etkisini daha yakından deneyimleme fırsatı buldum.

10. Son olarak, sanat yolculuğunun başındaki gençlere ve sanatseverlere vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Sanatta en önemli şey, kendiniz olmaktan vazgeçmemektir. Üretmekten, denemekten ve hata yapmaktan korkmayın. Çünkü her eser, sanatçının kendini biraz daha keşfettiği yeni bir adımdır. Sanat ise insana, doğaya ve hayata dokunabildiği sürece gerçek anlamını bulur.

Hazırlayan
Hülya Gülmez
Gazeteci • Ressam • Heykeltıraş
USART Dernek Başkanı | UNIART Kurucu Başkanı

Yazarın Diğer Yazıları
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ Anadolu’nun Sessiz Dili Tuvale Yansıyor
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ BİR İNSANA DOKUNMAK
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ “Atıktan Sanata Karma Sergisi ve Sanat Çalıştayı”
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ MERSİN’DE SANAT, PLASTİK ATIĞA KARŞI SES YÜKSELTECEK
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ AYLİN DAĞCI İLE TASARIM YOLCULUĞU
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ 15 Nisan Dünya Sanat Günü: İnsanlığın Ortak Hafızasına Bir Saygı
Yazarlarımız
Haberin Doğru Adresi
Haberin Acil Adresi

Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.

Copyright 2026 © Tüm hakları Acilhaber.net 'de saklıdır. Ajans Politikalarına Uyar! İzinsiz Hiç bir Yazı ve Materyal Kopyalanamaz. WhatsApp İhbar: +90 506 364 16 77