1950 ‘li – 60 ‘lı yıllarda öğretmenlerimiz, öğretmen liselerimde yetiştiriliyor ve bu diploma ile göreve başlıyordu. Yüksekokul, fakülte derken, verilen eğitim yıl olarak arttırıldı.
Artık günümüzde öğretmenlik mesleğini, en az lisans mezunları yapıyor. Bunun verimli ve güzel olduğu muhakkak.
Fakülte yıllarında hocalarımız bize, “Üniversiteler meslek edindirmek için değil, bilgi edindirmek için eğitim veriyor” şeklinde ifadelerde bulunuyorlardı. Buraya kadar güzel ancak sonuçta üniversiteden aldığımız diplomalarla mesleğimize başlayabiliyoruz.
Her üniversitede okutulması zorunlu dersler bulunuyor. Üniversite mezunların her anlamda kültürlü olmasını hedefliyor. Bu mutlaka olması gereken bir durum.
Ancak fakülte yıllarıma baktığımda, birçok teorik ders verildi ama uygulama derslerinin saat sayıları çok yetersizdi. Çoğumuz bir sınıfta nasıl ders anlatacağımızı, öğrencilerin seviyelerine nasıl yaklaşacağımızı doğru dürüst bilmeden okullara atandık.
Durum böyle olunca, deneme – yanılma yöntemiyle, istemeden de olsa, o masum öğrencileri adeta kobay olarak kullanarak mesleğimizi geliştirdik.
Eğitim fakültelerinde, her sene staj ve uygulama derslerinin yeterli miktarda verilmesinin, öğretmenlerimizin daha donanımlı yetişmelerini sağlayacağına inanıyorum.
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.