SON GELİŞME
--:--:--

Bugün:

SE
Saygın ÜNEL

6. FİLO’NUN YENİ YÜZÜ

Bağlantı kopyalandı!

Bir zamanlar Dolmabahçe açıklarına demirleyen gemilerle sembolleşen güç gösterisi, bugün limanlara yanaşmıyor olabilir. Ama bu, 6. Filo’nun tarihe karıştığı anlamına gelmiyor. Güç biçim değiştirir; üs anlaşmalarına, ekonomik bağımlılıklara, diplomatik baskılara dönüşür. Bu bağlamda şu soru sorulmalı; Türkiye bu yeni yüzü tanıyor mu, yoksa hala eski fotoğrafa mı bakıyor?

Bu ülkede “6. Filo” denildiğinde mesele yalnızca bir donanma değildir. 6. Filo, 1960’ların sonunda İstanbul’a demirlediğinde, gençliğin hafızasında emperyalizmin somut bir simgesine dönüşmüştü. Dolmabahçe kıyısında yükselen protestolar, bir jeopolitik savunma eyleminden çok bir onur refleksiydi. Askerlerin denize atılması, yalnızca bir sokak çatışması değil; Türkiye’de bağımsızlık fikrinin toplumsal karşılık bulduğu bir eşikti.

Bugün tarih elbette birebir tekerrür etmiyor. Ne dünya iki kutuplu ne Türkiye o günkü siyasal dengelerde. Ancak güç ilişkilerinin mantığı değişmiş değil. ABD’nin bölgeye yönelik askeri hamleleri, ekonomik yaptırım kapasitesi ve diplomatik baskı araçları; artık limana yanaşan bir gemiden çok, imzalanan bir mutabakatın satır aralarında hissediliyor.

Sol perspektiften bakıldığında mesele nettir. Egemenlik pazarlık konusu yapılamaz! Stratejik ortaklık, bağımlılık üretmeye başladığı anda anlamını yitirir. NATO üyeliği ya da güvenlik iş birliği, bir ülkenin karar mekanizmalarını gölgeliyorsa, orada dengeden söz edemeyiz.

Son zamanlarda kamuoyunda dolaşan “ABD Türkiye’ye yönelir mi?” sorusu, abartılı senaryolarla tartışılıyor. Oysa asıl mesele bir askeri işgal ihtimali olmamalı; ekonomik ve diplomatik baskının siyasal tercihleri ne ölçüde şekillendirebileceği kaygısı taşımalıdır. Türkiye gibi kırılgan ekonomilerde dış politika kararları daha hassas hale gelir. Finansal bağımlılık, askeri üslerden daha görünmez ama daha etkili olabilir.

Hükümetin dış politikadaki tutarsızlığı toplumda şu soruyu doğuruyor; olası bir baskı karşısında geri adım gelir mi? Bu soruyu sormaktan korkmamalıyız. Çünkü bağımsızlık, yalnızca dışarıya karşı değil, içeride şeffaflık ve hesap verebilirlikle korunur.

1968’de gençlik sokakta bir sembole karşı duruyordu. Bugün sembollerin daha soyut hale geldiğini görmekteyiz. Kredi notları, savunma ihaleleri, enerji hatları, ticaret anlaşmaları ve daha birçok şey buna örnek verilebilir. Yeni

6.Filo belki bir gemi değil; bir sözleşme maddesidir. Belki bir donanma değil; ekonomik kırılganlık üzerinden kurulan bir etki alanıdır ki bunlar bir donanmadan daha korkutucu.

Bu aşamada mesele hamasi bir restleşme değildir. Günümüz şartlarında ele alacak olursak, kurumsal sağlamlığa ihtiyacımız olduğunu açıkça görmek mümkün olacaktır. Güçlü bir ekonomiye bağımsız bir yargıya, şeffaf bir dış politikaya ve toplumsal uzlaşmaya geçmeden, bir ülke baskılar karşısında dimdik duramaz.

6.Filo’nun eski fotoğrafı hafızamızda duruyor. Ancak bugün karşımızda olan şey, o fotoğrafın yeniden basımı değil; farklı bir tasarımıdır.

Bağımsızlık, nostaljik bir slogan olarak kalamayacak kadar dinamik doğrultudadır. Dolayısıyla da sürekli güncellenmesi gereken bir sorumluluktur. Eğer Türkiye geçmişte Dolmabahçe kıyısında bir irade gösterebildiyse, bugün oradan aldığı bilinçle, siyasi birikimi harmanlayarak yeni kimliğe bürünen donanmaya karşı daha öfkeli bir direniş göstermelidir. Çünkü mesele bir geminin denize atılması değil; bir ülkenin kendi rotasını kendisinin çizip çizemeyeceğidir.

Yazarın Diğer Yazıları
Saygın ÜNEL
Saygın ÜNEL MAĞDURİYET VE MESULİYET
Saygın ÜNEL
Saygın ÜNEL SANAYİNİN OTOPSİSİ
Saygın ÜNEL
Saygın ÜNEL SURETLER
Saygın ÜNEL
Saygın ÜNEL SERGİ SALONLARINDAN MECLİS KORİDORUNA
Saygın ÜNEL
Saygın ÜNEL KORUNUN!
Saygın ÜNEL
Saygın ÜNEL KÜRESEL UTANÇ!
Yazarlarımız
Haberin Doğru Adresi
Haberin Acil Adresi

Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.

Copyright 2026 © Tüm hakları Acilhaber.net 'de saklıdır. Ajans Politikalarına Uyar! İzinsiz Hiç bir Yazı ve Materyal Kopyalanamaz. WhatsApp İhbar: +90 506 364 16 77