Yenişehir ve Mezitli’de ibret verici bir seçim yaşandı.
Peki neden ibret verici?
Çünkü üç belediye başkanı cezaevinde.
Acı henüz taze, üzüntü henüz dinmemişti.
Ama siyaset acımasızdı.
Başkanlık koltukları boşalır boşalmaz çok sayıda isim adaylık için ortaya çıktı. Her biri o koltuğa oturabilmek için mücadeleye girişti.
Oysa cezaevindeki başkanlar, kendi yerlerine geçmesini istedikleri isimleri işaret etmişti.
Etik olan, bu işareti bir mahkûmun son isteği gibi kabul etmekti.
Ama dedim ya…
Siyaset böyle bir şey değil.
Vefa, emek ve dayanışma çoğu zaman koltuk kavgasının gerisinde kalabiliyor.
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Çağdaş Dutlu’yu; Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ise Deniz Gürocak’ı işaret etmişti.
Her şey sütliman görünüyordu.
CHP ve Yeni Parti’nin bu isimler üzerinde ortaklaşacağı ve sürecin sorunsuz tamamlanacağı düşünülüyordu.
Ne var ki CHP Genel Başkan Yardımcısı’nın dün gece yaptığı hamle bütün hesapları değiştirdi.
Adaylar bir anda değişti.
Mezitli’de Turgut Selağzı, Yenişehir’de ise Hülya Günel CHP’nin adayı oldu.
Ve bir anda bütün dengeler altüst oldu.
Yeni Parti, Mezitli’de başka bir adayın etrafında birleşti. Yenişehir’de ise belirsizlik hâkim oldu.
Sonuçlar ise siyasetin matematiğini bir kez daha gösterdi.
Mezitli’de Turgut Selağzı son tura 9 oyla girdi.
Yenişehir’de Hülya Günel üçüncü turda kendi oyuyla baş başa kaldı.
Bu tablo, CHP açısından iki ilçede de ciddi bir siyasi başarısızlık anlamına geliyordu.
Yenişehir’de daha ilk turda havlu atıldı.
Mezitli’de ise beş oy geride son tura girilerek iş adeta mucizelere bırakıldı.
Ve günün sonunda AK Parti, adeta hiç beklemediği halde seçimin kilit aktörü haline geldi.
Nasıl mı?
AK Parti’nin Yenişehir’de 4, Mezitli’de ise 6 meclis üyesi vardı.
Kendi adaylarıyla istedikleri sonucu almalarının mümkün olmadığı baştan belli olmasına rağmen, sınırlı sayıdaki meclis üyesiyle seçimin kaderini belirleyen parti oldular.
CHP ile Yeni Parti arasındaki bozulan mutabakat, AK Parti’nin yıldızını parlattı.
Ve son turda destekledikleri adaylar kazandı.
Yani bu seçimin kazananı ne CHP oldu ne de Yeni Parti.
Kazanan AK Parti oldu.
İki ilçedeki toplam 10 meclis üyesiyle adeta seçimin yönünü değiştirdiler.
Günün sonunda Yenişehir’de Abdullah Özyiğit’in işaret ettiği aday, kıl payı da olsa seçimi kazanırken; Mezitli’de CHP’nin desteklediği aday, AK Parti’nin oylarıyla geriden gelerek ipi göğüsledi.
Bütün bu tablo bize çok önemli bir şey gösterdi:
Nicelik olarak çoğunlukta olmak, nitelik olarak güçlü değilseniz hiçbir anlam ifade etmiyor.
Azınlık, doğru hamleyle çoğunluğu yönetebiliyor.
CHP ve Yeni Parti ise yine bir siyasi krizin altında kaldı.
Kriz anlarında ortak aklı, vefayı ve sağduyuyu öne çıkaramadılar.
Koltuk kavgasının, siyasi hesapların ve anlık hamlelerin önüne geçemediler.
Şimdi gözler Büyükşehir’e çevrildi.
Bu yaşananlar, yarın Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapılacak başkan vekilliği seçimine nasıl yansıyacak?
Asıl merak edilen soru bu.
Vahap Seçer henüz işaret ettiği adayı açıklamad
Belki de bunun nedeni tam olarak bu tablo.
Seçer, siyasi dengeleri iyi okuyor.
CHP’yi de, Yeni Parti’yi de, kendi partililerini de kılcal damarlarına kadar biliyor.
Bu nedenle adayını daha açıklamadan bir tartışmanın merkezine koymayacak kadar temkinli ve akıllı davranıyor.
Yenişehir ve Mezitli bize bir ders verdi.
Bakalım Büyükşehir bu dersin sınavı olacak mı?
Yoksa siyaset yine kendi bildiğini mi okuyacak?
İzleyip göreceğiz.
