Aylar, günler geçti; yaz elini eteğini çekip yerini sonbahara bıraktı. Çocuklu aileler tatillerini bitirip evlerine döndüler, ailece okul heyecanına ortak oldular.
“Şimdi okullu olduk,
Sınıfları doldurduk,
Sevinçliyiz hepimiz,
Yaşasın okulumuz!”
Bu şarkıyı söyleyip heyecanla okullu olurduk ama şimdi öyle mi? Okulların nasıl olduğunu tanımlayamıyorum bile. Milyonlarca genç SORUNLAR hümasıyla yeni bir eğitim-öğretim dönemine başladı. Onlar bizim çocukluğumuzun okullarını hayal bile edemiyorlardır. Sanırım anlatsak masal gibi dinlerler.
Hepimizin bildiği, millî eğitimde sistem olmadığı, bilgi birikimsiz günler geçirildiği yerler oldu okul binaları.
“Öğretmenler! Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.” G. M. K. ATATÜRK
Bugünlerde okumuşunun, okumamışının ağzında dolaşan birkaç bilgiyi paylaşmak, doğrunun bilinmesini yaymak istedim.
Atatürk ve Türkçülük yüzünden Osmanlı’nın yıkıldığına inananlar neden tarihi okumazlar?

Osmanlı Karadeniz kıyılarını kaybettiğinde Atatürk’ün doğmasına yüzyıl vardı.
Osmanlı Sırbistan’ı kaybettiğinde Atatürk’ün doğmasına 70 yıl vardı.
Osmanlı Yunanistan’ı kaybettiğinde Atatürk’ün doğmasına 60 yıl vardı.
Osmanlı Cezayir’i kaybettiğinde Atatürk’ün doğmasına 50 yıl vardı.
Osmanlı Kıbrıs, Karadağ, Romanya ve Bosna-Hersek’i kaybettiğinde Atatürk’ün doğmasına dört yıl vardı.
Osmanlı Mısır, Tunus ve Girit’i kaybettiğinde Atatürk bir yaşındaydı.
Osmanlı Bulgaristan’ı kaybettiğinde Atatürk dört yaşındaydı.

Tarih, en iyi tarihçilerin yazdığı kitapları okuyalım. Kurtuluş Savaşı’nda yendiğimiz ülkeler bile bizim tarihimizi bizden daha iyi biliyor.
Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları dönemi bütün okullarda öğrencilere çok iyi anlatılmalı. Cennet vatanımızın sahibi sevgili gençler; okuyun, araştırın, inceleyin ve sorgulayın. Bu ülke size emanet.
PERİHAN ÖZPINAR – MERSİN
