❝Yolculuk önce seni sözsüz bırakır, sonra da iyi bir hikâye anlatıcısına döndürür.❞ — İbn Battuta
Ben de seyyah oldum, şu âlemi geziyorum. 1304 yılında doğan Mağribî bilgini, seyyahı ve kâşifi İbn Battuta ne güzel söylemiş. Öyle çok hikâye birikiyor ki anlatmakla bitmez.
İsveç’te Fika; kahve molalarının adı. İsveçliler bu molalarda birbirlerine yakınlaştıklarını ve sosyalleştiklerini söylerler. Fikalar, yani kahve molaları ülkede çok önemliymiş. Hediyelik eşya satış yerlerinde, küçük tezgâhlarda Fika yazılı kupalar, tepsiler, tabaklar, mutfak önlüklerinden de anlaşılıyor.
İsveç’in iklimi, coğrafi koşulları, halkın gelenekleri, çok tutumlu oluşları farklı bir yaşam tarzı geliştirmiş. Çoğunluk bireysel ve yalnız yaşıyormuş. Geleneksel Fika molaları onlar için bulunmaz fırsat olmuş. Yakın arkadaşlarla, dostlarla Fika yapmak için kafelere gidiliyor. Kahve veya sallama çaylar, iki üç çeşit tatlı eşliğinde yenilip içilirken sohbet koyulaşıyor, yüzler gülüyor. Çok az çeşit tatlıları var. Tavsiye ettikleri bir tatlı, bizim tahinli ekmeğimizin biraz değişiği. Biz de İsveç’e gidip de Fika yapmadan gelir miyiz, hem de güzel bir kafede! En yakınınla da gitsen herkes kendi hesabını kendi ödüyor.
Fika’dan Türk kahvesine… Osmanlı’nın Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul’a getirir. Değişik pişirilme ve hazırlanma yöntemleriyle “Türk kahvesi” adını almıştır.
Baştan sona gelenekseldir Türk kahvesi. Misafirperverlik, arkadaşlık, nezaket ve eğlence sembolüdür.
❝Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.❞ sözü, kültürümüzde kahvenin ne kadar önemli olduğunu ve geleneklerimizle bütünleştiğinin kanıtı gibidir.
Mahalle kültüründe camdan karşı komşuya, yan komşuya seslenirler: “Gel kahve içip iki laflayalım.” Sesleri, sabah kahvelerinin iletişimini kurar. Sadesi, az şekerlisi, şekerlisi içilir; lokum ve çikolata eşliğinde… Sıkıntılar, güncel olaylar, oğlunun kızının meseleleri konuşulur kahve eşliğinde. Güçlenen sosyal ilişkiler, rahatlayan kafalar, gülümseyen yüzler…
Son yıllarda azalmaya başladı kahve molaları. Kahve fiyatlarının çok artması, çalışma hayatının yoğunlaşması, ekonomik sıkıntılar, medyanın insanları iletişim ağına bağlaması, mahalle kültürünün bitirilmesi gibi etkenler, güzel alışkanlıklarımızdan uzaklaştırdı.
Türk kahvesi mi, Fika mı? Amaç kıyaslamak değil. Vatandaşının her sorununu çözen, insanca yaşamasını sağlayan, güçlü ekonomi politikası uygulayan, dar gelirlisine destek olan yönetimlerle yönetilen ülkede gelenekler hep yaşar. Güle oynaya Fika yapar. Güzel ülkemin insanı ise artık dışarıda kahve içemez; evine gelen misafire kahve ikram ederken ekonomik olmaya çalışır.
Kırk yıl hatır yapan kahveyi içelim yine de.
