VEDALAŞMAYI SEVEN SPİKER…
Spiker, konuğu olan kişi ya da kişilere sıkça;
- Veda edelim.
- Sözlerinizi toparlayın, vedalaşalım.
- Veda etmeye az kaldı.
- Vedalaşma zamanı geldi.
- Son cümlelerinizi alayım, veda edelim.
- Veda ederek ayrılalım.
Sözlerini sıkça tekrar etmesi bence son derece yanlıştır.
Hem konuğu hem de radyodaki programı takip eden dinleyicileri bana göre rahatsız eder…

…
Oysa veda etmek güzeldir, harika bir uğurlama şeklidir.
Uzun yolculuğa ya da hacca giden yakınına, arkasında kalanlar şöyle der:
“Gidip dönmemek var, dönüp var görmemek var… Vedalaşalım, hakkını helal et.” denir.
Her iki taraf da birbirine sarılıp öpüşür, ayrılırlar…
Hem giden hem de geride kalan taraf, bu ayrılık nedeniyle birbirlerine haklarını helal ederler…
…
Ya da askere giden oğluna vatana kurban olsun diye kına yakan anneler;
“Vedalaşalım oğlum, güle güle git, aynı şekilde dönersin inşallah.” deyip kucaklaşıp öpüşürler, sarılıp vedalaşırlar…
…
Bu türlü vedalaşma, bizim temel kültürümüzün temeli ve ana damarıdır.
Ama bir radyo spikeri, iki saatlik programı boyunca hayatında ilk ve son kez gördüğü, sonsuza kadar da asla karşılaşmayacağı her konukla 5-6 dakika karşı karşıya oturup sorular sorup yanıtlar almıştır…
…
İlk ve son kez gördüğü, bir daha da asla karşılaşmayacağı konuğa sanki kırk yıllık dostundan ayrılıyormuşçasına ya da yediği içtiği ayrı gitmeyen, hiç unutamayacağı kırk yıllık arkadaşıymış, bir daha yıllar geçse ancak görüşecekmiş gibi;
- Veda etmeye az kaldı.
- Vedalaşalım.
- Programı bu sözünüzle veda ederek kapatalım.
- Bu cümlenizle artık veda ediyoruz, vb.
demesi hem misafiri hem de radyonun dinleyicilerini rahatsız eder…
Her gün iki saati aşan programı boyunca hem stüdyoya canlı olarak karşısına gelen hem de bölgede telefon bağlantısıyla sohbet ettiği 6-7 konukla yaptığı sohbetlerde bir spikerin bu şekilde tekrarlarda bulunması hiç hoş olmaz, olamaz, olmayacaktır.
…
Spiker, bana göre programını sonlandırırken şöyle cümleler kurmalıdır:
- Programa katkınız için teşekkürler.
- Teşekkürler, programın sonuna geldik.
- Cümlelerimizi toparlayalım lütfen.
- Güzel katılımlarınıza teşekkürler.
- Hoş bir sohbet oldu.
- Programımıza yine bekleriz.
- Tekrar görüşmeyi umarım, vb.
…
Yoksa konuğuyla 5-6-7 dakikalık yaptığı sohbetlerde ve iki saati aşkın programında karşısındaki 10-15 konuğu canlı yayın sırasında uğurlarken, yayını kapatırken sanki kırk yıllık akrabası, dostu, arkadaşıymış gibi, sonra tekrar görüşecekmiş izlenimi vererek;
- VEDALAŞALIM.
- VEDA ZAMANI GELDİ.
- SÖZLERİNİZİ TOPARLAYIN.
- VEDA EDELİM.
- VEDA ETMEYE AZ KALDI.
- VEDA EDERKEN, vb.
ifadelerini kullanması…
Spikerlerin bugüne kadar bu tür cümleleri ısrarla, tekrarlar şeklinde, her gün ağırladıkları konuklara karşı defalarca söylemesi hem konuğu hem de radyo dinleyicisini inanılmaz sıkar, yorar, rahatsız eder…
…
73 yaşındayım, tartışılmaz radyo ve devlet dostuyum.
Yaşadığımın bilincine vardığım çocukluk yıllarımdan beri en başarılı bulduğum, kendime sürekli en üstün örnek olarak aldığım radyo spikerlerini neredeyse nefesimi tutarak dinlerim.
Radyo spikerlerinin diksiyonlarındaki kusursuzluğu, kurdukları cümlelerdeki şaheserliği, nezaketi, saygısı, sevgisi ve kibarlığını ömrüm boyunca örnek aldım, alıyorum, alacağım.
Onların güzel Türkçesine her yaşımda daima hayran oldum.
Ama bu yaşamım boyunca, bir spikerin programın sonuna doğru yaklaşırken “VEDA” sözünü bu kadar sık ve bu şekilde kullanıp dinleyicinin kulaklarını tırmalayan sözü tekrarladığı başka bir spiker dinledim mi, bilmiyorum…
…
İşin başka bir boyutuna bakalım:
Sokaktan geçen 100 kişiyi durdurup “VEDA” etme sözünün anlamını ve açıklamasını soralım…
Ya bir kişi ya da hiç kimse veda sözünü tam olarak açıklayamaz…
“HOŞÇA KAL”, “İYİ YAYINLAR”, “GÜZEL GÜNLER”, “SAĞLIKLI, UZUN ÖMÜRLER” vb. sözler dururken her konuk için sıkça “VEDA” sözünün kullanılması, günümüzdeki özel radyo ve televizyonlardaki sunucuların hiçbirisinin hiçbir programı kapatırken kullanmadığı bir sözdür…
…
Spiker, kendi evrenindeki yazılımını aralıksız şekilde güncellemelidir.
Spiker, kendini yeni bilgiler ve kadim değerlerle aralıksız olarak formatlamalıdır.
Spiker, her durumda, her sözcüğü kullandığında daima halkın önünde, hatta çok ilerisinde yürümelidir.
Spiker, söz ve davranış şekilleri bakımından halkın gerisinde kalmamalıdır.
Tutum ve davranış olarak asla geri kalmamalıdır…
Medya mensupları, çağının ilerisinde bilgilenip ilerisinde bilinçlenerek geniş halk kitlelerine bu üstün değerlerini yansıtmalıdır…
Geniş halk kitlelerinin kullanmadığı ya da günümüzde artık tarihin tozlu raflarında yerini alan bazı değerlerle halka bir şeyler sunması, çağın gerisinde kaldığının ifadesidir…
Ses tonu, fiziği ve her türlü özelliği seçilmiş kişi olarak üstün olabilir; saygı duyarım… Ama kendini güncellemeli, formatlamalı, eleştirilerden yararlanarak düzeltip düzenlemelidir…
…
Peki, vedalaşmak nedir? Sözlük şöyle açıklıyor:
Vedalaşmak, bir yerden, bir kimseden veya bir durumdan ayrılırken birbirine iyi dileklerde bulunmak, esenleşmek demektir.
ABDULKADİR KAÇAR
ADANA, 2026
