Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Hülya GÜLMEZ
Hülya GÜLMEZ

BİR İNSANA DOKUNMAK: İOANNA KUÇURADİ

BİR DÜŞÜNCE IŞIĞI SÖNMEZ…

İOANNA KUÇURADİ: İNSANI, DEĞERİ VE DÜŞÜNMEYİ SAVUNAN BİR ÖMÜR

Hülya Gülmez’in Kültür Sanat Köşesindeki bu haftaki konuğu Prof. Dr. İoanna Kuçuradi… 

Bazı insanlar yalnızca kendi çağlarında yaşamaz.

Onlar, geride bıraktıkları düşünceler, yetiştirdikleri insanlar, yazdıkları kitaplar ve insanlığa sordukları sorularla yaşamaya devam ederler.

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi de böyle bir düşünce insanıydı.

2 Ekim 2026’da yaşamını yitiren Kuçuradi’nin ardından yalnızca bir akademisyeni değil; Türkiye’de felsefenin kurumsallaşmasına, etik düşüncesine, insan hakları felsefesine ve insanın değerini anlamaya adanmış uzun bir düşünce yolculuğunu konuşuyoruz. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu da Kuçuradi’nin felsefe, insan hakları ve UNESCO çalışmaları alanındaki katkılarını özellikle vurgulayarak kendisini andı.

İstanbul’da başlayan bir hayat

İoanna Kuçuradi, 4 Ekim 1936’da İstanbul’da doğdu. Çocukluğu ve gençliği İstanbul’da geçti. Rum bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1954 yılında Zapyon Rum Kız Lisesi’nden mezun oldu.

Ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi ve 1959’da felsefe eğitimini tamamladı. 1965 yılında felsefe doktorasını aldı.

Felsefe onun için yalnızca akademik bir disiplin olmayacaktı.

İnsan nedir?

İnsan neye göre değerlendirilmeli?

Değer nedir?

Bir davranışın etik olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?

İnsan haklarının temelinde ne vardır?

Adalet nedir?

Bu sorular, onun hayatı boyunca üzerinde çalışacağı temel meselelerin başında geldi.

Erzurum’dan Hacettepe’ye uzanan akademik yolculuk

Doktorasının ardından 1965-1968 yılları arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. 1970 yılında doçent, 1978 yılında profesör oldu.

Kuçuradi’nin akademik hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri ise 1969’da Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü kurmasıdır.

Uzun yıllar bölüm başkanlığını yürüttü ve 2003 yılında emekli oluncaya kadar bu görevini sürdürdü. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin çalışmalarında yer aldı ve UNESCO Kürsüsü ile insan hakları felsefesi alanındaki çalışmalarını sürdürdü.

Felsefeyi insan hayatına taşıdı

Kuçuradi’nin felsefesini anlamak için birkaç temel kavrama bakmak yeterlidir:

İnsan.
Değer.
Etik.
İnsan hakları.
İnsan onuru.
Özgürlük.
Adalet.

O, felsefeyi yalnızca soyut kavramların tartışıldığı bir alan olarak görmedi.

Felsefenin insanın günlük hayatına, kararlarına, başka insanlarla ilişkilerine ve toplumsal sorunlara ışık tutması gerektiğini savundu.

Bu nedenle onun düşüncesinde “değerlendirme” kavramı özel bir yere sahiptir.

Bir insanı yalnızca toplumdaki konumuna, mesleğine, kimliğine veya bize verdiği ilk izlenime göre değerlendirmek yerine, insanı ve eylemleri mümkün olduğunca doğru anlamaya çalışmak gerekir.

İnsan hakları düşüncesini de yalnızca hukuki metinlerden ibaret görmeyen Kuçuradi, insan haklarının temelinde insanın değerinin ve onurunun bulunduğunu savunan felsefi bir yaklaşım geliştirdi.

  

İnsan hakları: Bir hukuk maddesinden daha fazlası

Kuçuradi’nin düşünce dünyasının en önemli alanlarından biri insan hakları felsefesi oldu.

Hacettepe Üniversitesi’nde insan hakları ve felsefesini buluşturan çalışmalar yürüttü; UNESCO ile bağlantılı çalışmalarında insan hakları eğitiminin felsefi temelleri üzerinde durdu.

Onun yaklaşımında insan hakları, insanların birbirlerine “iyilik yapması” anlamına gelen bir anlayıştan farklıdır.

Mesele, insanların sahip olduğu değeri ve hakları gözeterek davranabilmektir.

Bu nedenle etik, insan hakları ve adalet onun çalışmalarında birbirinden kopuk alanlar değildir.

Dünya felsefesine açılan bir Türk akademisyen

Kuçuradi yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası felsefe dünyasında da önemli görevler üstlendi.

Uluslararası Felsefe Dernekleri Federasyonu’nda (FISP) 1983’ten itibaren yönetim görevlerinde bulundu; 1988-1998 arasında genel sekreterlik, 1998-2003 arasında başkanlık yaptı ve daha sonra onursal başkan olarak anıldı. Uluslararası Felsefe Enstitüsü’nde de 2014-2017 yılları arasında başkanlık yaptı.

Türkiye Felsefe Kurumu’nun da kurucu isimleri arasında yer aldı ve uzun yıllar başkanlığını yürüttü.

Dünya Felsefe Günü

Kuçuradi’nin uluslararası alandaki çalışmalarından söz ederken Dünya Felsefe Günü de özel bir yere sahiptir.

UNESCO, 2005 yılında kasım ayının üçüncü perşembesinin Dünya Felsefe Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu, Kuçuradi’nin UNESCO ve felsefe çalışmalarının bu süreçteki katkısını özellikle vurgulamaktadır.

Bu nedenle bugün dünyanın farklı yerlerinde felsefe üzerine düzenlenen etkinliklerde onun adına ve çalışmalarına rastlamak mümkündür.

SANATLA FELSEFENİN BULUŞTUĞU YER

Burada benim için özellikle önemli bir başka nokta var.

Ben bir sanatçı olarak İoanna Kuçuradi’nin “Sanata Felsefeyle Bakmak” adlı eserine ayrıca dikkat çekmek istiyorum.

Çünkü sanat ile felsefe birbirinden uzak iki dünya değildir.

Sanatçı bakar.

Ama yalnızca bakmaz; görmeye çalışır.

Bir yüzün ardındaki insanı, bir nesnenin ardındaki anlamı, bir toplumun yaşadığı değişimi, bir çağın ruhunu ve insanın iç dünyasını kavramaya çalışır.

Felsefe ise bize gördüğümüz şeyi sorgulamayı öğretir.

Bu nedenle Kuçuradi’nin sanat üzerine düşünceleri, sanatçılar açısından da önemlidir.

Onun yayın kayıtlarında “Value, Values and Art”, “Sanata Felsefeyle Bakmak”, “Edebiyat ve Felsefe” ve Güngör Dilmen’in oyunlarındaki değer sorunları üzerine çalışmaları da yer almaktadır.

KİTAPLARIYLA BIRAKTIĞI DÜŞÜNSEL MİRAS

Kuçuradi’nin kitapları yalnızca bir bibliyografya değildir; onlar aynı zamanda onun düşünce yolculuğunun izleridir.

İlk dönem çalışmalarında Nietzsche, Schopenhauer, Max Scheler ve insan felsefesi öne çıkarken, sonraki yıllarda etik, değerler, sanat, insan hakları, adalet ve hukuk üzerine yoğunlaştı.

Hacettepe Üniversitesi’nin yayın listesinde yer alan başlıca eserleri arasında:

Perdenin Arkası – şiirler, 1962

Max Scheler ve Nietzsche’de Trajik, 1965

Nietzsche ve İnsan, 1966

Schopenhauer ve İnsan, 1967

İnsan ve Değerleri, 1971

Etik, 1977

Sanata Felsefeyle Bakmak, 1980

Çağın Olayları Arasında, 1981

Uludağ Konuşmaları, 1988 yer almaktadır.

Daha sonraki dönem çalışmalarında ise:

İnsan Hakları: Kavramları ve Sorunları

Human Rights: Concepts and Problems

İnsan Haklarının Felsefî Temelleri

Ahlâk, Etik ve Etikler

Adaletin Gerektirdiği Hukuk

Evrensel Değer mi Günlük Rol mü?

Felsefe ve İnsan Hakları

Ethics and World Problems

Le combat pour les droits de l’homme: un enjeu philosophique de notre temps

gibi çalışmalar yer aldı. Maltepe Üniversitesi Akademik Veri Yönetim Sistemi, Kuçuradi adına 63 kitap kaydı ve 141 makale/yayın kaydı bulunduğunu göstermektedir; bu kayıtların içinde telif kitapların yanı sıra editörlükler, kitap bölümleri ve farklı dillerdeki çalışmalar da bulunmaktadır.

2023 yılında yayımlanan Adaletin Gerektirdiği Hukuk ise etik, adalet, insan hakları, insan onuru ve doğru değerlendirme kavramlarını hukukla ilişkilendiren çalışmalarını bir araya getirir.

Kant çevirileri

Kuçuradi’nin Türkçe felsefe literatürüne katkısı yalnızca kendi eserleriyle sınırlı değildir.

Immanuel Kant’tan:

Pratik Aklın Eleştirisi,
Ahlâk Metafiziğinin Temellendirilmesi,
Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Prolegomena

gibi temel eserlerin Türkçeye kazandırılmasında görev aldı.

ÖDÜLLERİ VE ONURLARI

Kuçuradi’nin akademik ve düşünsel çalışmalarının karşılığında aldığı ödüller oldukça geniş bir liste oluşturuyor.

Belgelenen başlıca ödül ve onurları arasında:

1994-1995 ve 1995-1996 — Hacettepe Üniversitesi Bilimde Başarı Ödülü

1996 — Goethe Madalyası

1996 — Girit Üniversitesi Onursal Felsefe Doktorası

1996 — Türkiye Bilimler Akademisi Ödülü

1998 — Dünya Kardeşlik Birliği Mevlâna Yüce Vakfı Ödülü

1998 — Mimoza Dergisi 75. Cumhuriyet Kadını Ödülü

2000 — Ricardo Palma Üniversitesi Onursal Felsefe Doktorası

2000 — Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü

2001 — Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı Büyük Liyakat Haçı

2002 — UNESCO İnsan Hakları Eğitimi Ödülü Onursal Mansiyonu

2002 — Havana Onursal Hemşehriliği

2003 — UNESCO Aristoteles Madalyası

2003 — Mustafa N. Parlar Bilim Ödülü

2004 — Diyarbakır Tabipler Birliği Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü

2005 — Gezegensel Hümanist Filozof Ödülü

ve sonraki yıllarda farklı kurumların verdiği çok sayıda onur ödülü yer almaktadır.

Maltepe Üniversitesi’nin akademik kayıtlarında ayrıca 2020 Yüksek İnsanî Değerler Ödülü, 2022 Uğur Mumcu Hayatboyu Başarı Ödülü, Türkiye’nin 20 Öncü Kadını, 2023 Cumhuriyet Ödülü, 2023 Dil Bayramı Onur Ödülü, 2023 Bilim Dalında Önder Kadın Ödülü, 2023 Atina Ulusal ve Kapodistrias Üniversitesi Onursal Doktorası, 2024 Yüzyılın Aydınlık Yüzleri, 2024 Meslekte Hizmet Ödülü ve 2025 Herakleitos ve İoanna Kuçuradi Onur Ödülü gibi daha sonraki ödüller de kayıtlıdır.

SON SÖZ: BİR FİLOZOFUN ARDINDAN

İoanna Kuçuradi’nin hayatına baktığımızda aslında tek bir meslek görmüyoruz.

Bir filozof,
bir akademisyen,
bir eğitimci,
bir insan hakları düşünürü,
bir etik araştırmacısı,
bir felsefe kurumlarının kurucusu ve yöneticisi,
aynı zamanda sanatın ve insanın değerini sorgulayan bir düşünce insanı görüyoruz.

Onun ardından söylenecek en anlamlı sözlerden biri belki de şudur:

Bir insanın ömrü sona erebilir; fakat insanlığa kazandırdığı düşünceler yaşamaya devam eder.

İoanna Kuçuradi, insanı anlamaya çalıştı.

Değer kavramını sorguladı.

Etik üzerine düşündü.

İnsan haklarını felsefenin temel sorularından biri haline getirdi.

Ve bizlere çok önemli bir sorumluluk bıraktı:

İnsana yalnızca bakmak değil, insanı gerçekten görebilmek.

Ben bir sanatçı olarak, onun düşünce mirasının sanat dünyası için de önemli olduğuna inanıyorum.

Çünkü sanatın da felsefenin de merkezinde insan vardır.

Biri görmeyi, diğeri düşünmeyi öğretir.

Ve bazen bir insanın bıraktığı en büyük eser, geride bıraktığı düşüncedir.

İoanna Kuçuradi’nin düşünce ışığı, kitaplarında, öğrencilerinde, felsefe kurumlarında, insan hakları çalışmalarında ve onu okumaya devam edecek yeni kuşaklarda yaşamaya devam edecektir.

Saygı, minnet ve düşünsel mirasına bağlılıkla…

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi

4 Ekim 1936 – 2 Ekim 2026

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER