Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Perihan ÖZPINAR
Perihan ÖZPINAR

SU

“Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ), farklı ilçelerin farklı bölgelerinde su kesintisi yaşanacağını açıkladı. Kesintilerin nedeni genellikle su rezervi yetersizliği ve yoğun kullanım kaynaklı depo boşalması olarak belirtiliyor.

Kesintiler sonrası suyun tamamen normale dönmesi birkaç saat sürebilir. Su bulanıklığı gibi durumlara karşı musluklara gelen suyun bir süre akıtılması tavsiye ediliyor.”

(“Kesinti” kelimesi yeterince açıklayıcı mı bilmiyorum. “Bunları kovalara alıp çiçek sulayın veya balkon yıkayın.” deseler miydi?)

Okuduğum bu haber düşüncelerimi, duygularımı allak bullak etmekle kalmadı; içimi ezdi, burktu, hiddetle söylenmeye başlamama yol açtı. Nereden nereye geldik? Bu durumun adı ne, adı ne?..

Arkasını Toroslara yaslamış, önünde uzanan uçsuz bucaksız Akdeniz… Denizle buluşan irili ufaklı dereleri (şimdi dere demeye bin şahit ister), yılın on ayı parlayan güneşi, temiz ve berrak tuzlu sularının olduğu uzun sahil şeridiyle sarmaş dolaş olmuş bir kent… Bereketli topraklarında ne eksen bitiren, narenciyenin her çeşidine ev sahipliği yapan, tarihinde zengin uygarlıklar barındıran Mersin…

Şehrin içme suyuna yeten Berdan Irmağı, şairlere ilham veren uzun bir yoldan gelip denizle buluşan Göksu…

Su sorunu bütün dünya ülkelerinin gündeminde. Küresel ısınma, su kaynaklarının yanlış kullanılması, sanayi atıklarının sulara karışması, arıtma tesislerinin yeterli olmaması ya da çalıştırılmaması gibi birçok neden sayılabilir.

Gelişmiş ülkeler sorunlarını çözmek için gerekli çalışmaları yapıyor ve ülkelerini geleceğe hazırlıyor.

Doğayı koruma, sevme, zarar vermeme ve bizden sonra gelecek kuşaklara bırakmamız gerektiği konularında verilen eğitimler çok yetersiz.

Yaşamımızda etkili olan medya; çevreyi korumayı, doğayı, çiçeği, ağacı, hayvanı, kısaca bütün canlıları sevgiyle sahiplenmeyi öğretici yayınlar yapmalı. Televizyonlarda kamu spotlarıyla suyun kullanımı anlatılmalı. Diş fırçalarken, tıraş olurken, banyo yaparken, el sabunlarken suyun nasıl kullanılacağı her gün örneklerle işlenmeli.

Tarım arazileri yer altı sistemleriyle sulanmalı. Araba ve merdiven yıkamaları yasaklanarak en az su kullanılan yöntemler öğretilmeli. Nehirlerin üzerine yapılan güneş enerji sistemleri, suların buharlaşarak kaybını önlemeli. Tarım arazileri yanlış kullanılmamalı. Deniz suları arıtılarak park ve bahçe sulamasında değerlendirilmeli.

Kuaförlerde akıtılan sular bir düzenekte toplanıp tuvalet sifonlarında kullanılabilir hale getirilmeli. Bu konulardaki projeler tüm eğitim kurumlarında gündeme getirilip yeni buluşlara kapılar açılmalı.

❝Su küçüğün, söz büyüğün.❞
❝Su gibi aziz ol.❞
❝Su içene yılan bile dokunmaz.❞

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER