İnsan günde üç kez Yemek yer, Karnını doyurur, Buna zorunludur… … Ama ruhu da, Açlık hisseder, Öyle ki karnını Doyurmak kadar, Ruhunu da doyması Gerekir… … İnsanın karnının Doyurması gibi Ruhunun da Açlığını gidermesi Gerekir… … Uzmanlar bu konuda Şunları öneriyor; -Kişileri bol bol beğenin, -Sıkça iltifat edin, -Takdirlerimizi, -Övgülerimizi -Yüzlerine söyleyin… … Bu övgüleri hak eden, Akıllı insanlar; -Güzel iltifatlarımızı, -Yaşadıkça bize -Hatırlatacaklardır… -Biz unutsak bile, -Onlar takdirlerimizi, -Unutmayacaktır… -İleri yıllarda da, -Minnet duyarak, -Sözlerimizi hatırlatacaktır… … Yapılan araştırmalarda, İnsan belli bir Soruna odaklanmadığı AN’ lar da zamanının, Yüzde 95 ini Kendini düşünerek Geçiriyormuş… … Oysa bu sürede, Başkalarının iyiliğini, Güzelliğini, Başarılarını düşünse Yalan üretmesine Ve yalan söylemesine Gerek kalmazmış… … Çünkü yalan dudaklardan, Takdir kalpten gelirmiş… Takdiri kullanmak, İnsanı yalandan Uzaklaştırıyormuş… … İnsan günde üç kez, Karnını doyuruyor, Ama ruhu gururlandırıp, Övülmek istiyormuş… İnsanların büyük bölümü, Bu övgü sözünü Kullanmakta cimri Davranıyormuş… … Oysa insanın Beşikten mezara Kadar takdirden Etkilendiği kanıtlandı… Bazı kişilerin açlık Ve susuzluk gibi Onurlandırılmaya İhtiyaçları vardır… … Yine takdirden, Etkilenmeyecek İnsanın olmadığı Bilimsel olarak biliniyor… Övülen, onaylanan, Hatta alkışlanan insan Diğerlerinden daha çok Başarılı çalışmalar yapıyor, Daha büyük işlere, İmza atıyor… … Sonuç olarak; Herkesin gururunu Okşamayı ihmal Etmeyin… Çok geçmeden, Toplumsal ilişkileri, Yönetmeyi başaran, Büyük uzman Olabilirsiniz…
YAZARLAR
TÜMÜ
