Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Perihan ÖZPINAR
Perihan ÖZPINAR

GEZELİM-GÖRELİM

Karadeniz, toprağı, doğası ve kültürü ile diğer bölgelere göre farklılık göstermekte. İnsanları, dağları, yaylaları, bir günde dört değil ondört mevsim yaşatan havası , hele de türküleri..

Sanki iki  kişi konuşuyor , bol beddua ve günlük yaşantı anlatılıyor gibi.

“kız benden başkasına

sevdalanursan eğer

o beyaz gelinliği

giydiğin anda geber“

 

“ya ben anlatamayrum ya sen anlamaysun

ellere yağmur oldun bana damlamaysun”

 

“koyverdin gittin beni, Allah’undan bulasun

kimse almasun seni yine bana kalasun “

Karadeniz’in şehirlerini gezip görmekle yaylalarını görmek çok farklı. Yaylalar oy yaylalar. Hepsi ayrı doğa harikası…

 

Artvin-Borçka’da ki Karagöl Ormanın ortasında pırıl pırıl parlayan yeşil bir zümrüt. Etrafını dolaşırken sizi selamlayan kuş cıvıltıları, ilk defa gördüğüm çiçek türleri, Orman Gülleri, ağaç cinslerinin hepsi , gölü çevrelemiş .Anlatmakla olmuyor, görülmeli.

Maçahel Vadisi …Altı köyü barındırıyor. Dikyamaç Köyü Etnografya Müzesi hemen karşınızda. Güler yüzlü , yöresel giysili Emine hanım gezdiriyor .Camili Köyü ,Tema Vakfının proje yaptığı ( Kafkas Arıları yetiştiriciliği, bal üretim projesi) kötü turizme kazandırıp tanıttığı Camili. Biraz yukarıda Düzenli Köyü

Rize Yaylaları tam yayla her özelliği ile orman ürünlerinin her çeşidi, çileği, böğürtleni. Adın bilmediğim yüzlerce endemik çiçekler. Çağlayarak akan tertemiz buz gibi sulu dereler. Dağın tepesinden vadilere akan şelaleler .Doğanın en cömert davrandığı yerler. Zoru zorlayan insanlar.. Dağın yamaçların yaptıkları evler. Sanki kuş yuvası. Her biri bir dağda. Komşu komşuya gidemez yerler.

En bakir yaylalarından Avusor’u anlatayım. Kaçkar Dağlarının eteğinde yarı taş yarı toprak evleri,  dumanı tüten bacaları geniş çayırlarında otlayan koyunları, keçileri ve çıngırak takılmış inekleri Çoban olmadan da akşam evlerine geliyorlarmış. Buz gibi sularıyla akan dereler. Enerjisi , oksijeni bol , insanları güneş kavruğu Avusor…

Kaçkar Dağlarının zirvesinin hemen altındaki Buzul Gölü’ne yürüyoruz.. Her yer çiçek , çiçek.. Etrafta uçuşan kelebekler , şırıl şırıl akan dere eşliğinde altı km yürüyüp göle ulaştık. Zirve karlı, zirve ürkütücü, zirve çekici…

Ayaklarımızı göle sokmamızla çıkarmamız bir oldu. Buzzzz. Tüm yorgunluğumuzu gölün sularına bırakıp inişe geçiyoruz. Güneş yakıcı, hava temiz , sular tadına doyumsuz. Avucunla kana kana iç..

Yaylada yöresel yemeğimizi yiyip odun sobasında pişen çayımızı yudumluyoruz .Yemek yapan aileyle vedalaşıyoruz kırk yıllık dostçasına.

 

Yakıcı güneşin yerini hızla sis dolduruyor. Arkası yağmur. Hava öyle çabuk değişiyor ki, şaşırıp kalıyor insan .Bazen bulutların üstünde geziyor bazen de sisin içinde kayboluyorsun.

 

Daracık , virajlı, kaygan , patika gibi yolları aşırıp dağların tepesine ustalıkla çıkaran ( korkudan dilimiz tutulsa da sesimizi çıkarmayan biz) genç ve usta sürücümüz Hemşinli Muhammet..

Bulunduğu coğrafyayı en iyi anlatışıyla, zamanlamasıyla, sabrıyla, güler yüzüyle işini ve doğayı çok sevmesiyle rehber Celal Bey…Sizler zoru başarıp bizi dağlardan aşırdınız. Yöreselin en dibini yaşattınız.

Zaman hızla akıp geçti. Doyumsuz coğrafyaya, güzel insanlara veda edip dönüş yoluna geçmenin ; hazzı, burukluğu, bitse derken bitmesin dendiği zamanı yaşayarak evlerimize döndük .

Her köşesi ayrı cennet ülkemizin kıymetini bilelim. Talana , ranta kurban gitmeyenleri koruyalım. Üç yayla elektriğini üretmiş gece gündüz yakıyor.. Köylü bunu yapıyorsa neden tüm akarsular. HES’lerle kurutulmuş, nedenn??

 

Yaylanın biri elektrik direklerini yer altına almış .Hiç bir yayla betona geçit vermemiş .İnsanlar doğayla iç içe ve barışık yaşıyor. Yeter ki birileri rant için katletmesin. Bu ülke bizim , hepimizin…

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER