“Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.” ATATÜRK
“Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik, yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.” Çin Atasözü
Çocukların ilk eğitimi ailede başlar. Neden-sonuç ilişkilerinin bilincinde olmayan bebekler için dürtüsellik gayet doğaldır. Zamanla karşı tarafa verebileceği zararların ne olabileceğini anlama yetisi kazanan çocuk toplumsal kural ve sınırları öğrenecektir.
Çocuklar sorgulayarak her yapmak istediklerini yapmak istemediklerini yapmamalı, hakkını aramasını bilmeli, yerine göre de sesini çıkarabilmeli. Ayrıca hayattan ders almasının gereksiz tüketime bağlı olmadığının bilincine varmalıdır. Hırslarına yenilmemeli, gerçek adaleti savunabilmeli, bencillikten sıyrılabilmeli. Sevgiyi, karşılıklı saygıyı öğrenmeli, sabırlı , vicdanlı olmalıdır. Bunlar aile içinde doğru eğitimlerle olur. Ailede çocuğa kurallar konulmalı, çocuğa kendisini güvende hissettiren sınırlar çizilmelidir. Sınırsız bir yaşam; kaygı bozukluklarına neden olmakla birlikte psikolojik sorunlar doğurabilir.
Çocuğun şımarık davranışları tanımlanırsa, bu davranışlara aile olarak katkıda bulunup bulunmadığınızı sorgulamak gerek. Çocuğa hayır demeye korkuluyor mu? Kabul edilmemesi gereken şeyi hatır için yapılıyor mu? Sık sık ve ihtiyacı olmayan hediyeler alınıyor mu?
Çocuklarınızla uyum sağlayıp pazarlık yapın, aile ile olan zamana öncelik verin. Sınırları belirleyin. Açık ve basit beklentiler yaratın. Tutarlı olun ve boş tehditlerden kaçının. Mızmızlanmaya, şikayetlere, yalvarmalara teslim olmayın. Otoriter kişileri işe dahil edin. Nezaket kelimeleri öğretin. Tüm aile için ev kuralları koyun. Rol model olun. Manevi ödüller verin. Gereksinimleri için çalışmayı öğretin. Yaşadığınız iyi şeyleri birlikte gözden geçirin.
Aileden bu donanımla okula başlayan çocuk kurallara uyar . Kurallara uymak ise özgürlük sağlar. Kurala herkesin uyacağının bilinmesi, toplum ve birileri tarafından da cezalandırılması birey özgürlüğünün sağlanmasının ön şartıdır.
Kurallar toplumlara göre değişmektedir. Kuralların özelliği ise kültürden kültüre, zamandan zamana değişkendir. Sosyal değişimlerin hızlı olduğu dönemlerde kurallarda hızla değişmektedir.
Kırmızı ışıkta geçip, durmayan araçlara küfreden her yaştan insan görüyorsak( yanında çocuğu olduğu halde) ,hak huk sesleriyle boğazını temizleyip yere tükürmekten vazgeçmeyenlerle yürüyorsak, oturdukları bankların önünü yedikleri çekirdek kabuklarıyla süsleyenler, çoğaldıkça, son model aracının camını açıp elindekini yere atarak , akan trafiğe meydan okuyanlar oldukça şaşkınlıktan dilimiz tutuluyorsa,. toplu taşıma araçlarında telefonu ellerinden bırakamayıp , ses tonlarını ayarlama gereği duymadan dakikalarca konuşanlar var oldukça ( aile sırlarını öğrenmemiz de cabası) Her hangi bir kuyrukta beklerken, sıra kavramı gelişmediği için öne geçenler her yerdeyse. vb….
Görgü kurallarına ve geleneklere uyarak büyüyenler, toplumsal düzenin sürdürülmesini sağlayanlar ; kuralsızlığın kural olduğu toplumlarda nefes almaya çalışarak yaşam sürdürmekteler .Kuralsızlığın kural olmayacağı güzel günlere merhaba demek için EĞİTİM, EĞİTİM…
