❝Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.❞
— Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Bizi bırakıp gideli 87 yıl olmuş, Atam.
Naçiz vücudunuz toprak oldu; ama siz her geçen gün daha da çoğalarak yaşıyorsunuz.
Devrimleriniz, eserleriniz, ilkeleriniz… Gecenizi gündüzünüze kattınız; geleceğimiz, aydınlık ve çağdaş bir ülke olmamız için.
Biz ne yaptık, hiç sormayın…

İlkelerinizi yok sayıp yerine öyle yenilerini koyduk ki, dünya kıskanır oldu bizi.
Devrimleriniz, yenilikleriniz… Kadına verdiğiniz hakların değeri bilinmediği gibi, ellerinden alınırken bile sustular.
Eserleriniz gün gün buharlaştırılıyor; satılıp dışa bağımlılık şirin mi şirin gösteriliyor. Osmanlı dönemi kapitülasyonları cilasıyla hortlatıldı.
Yaptıklarınız anlatılsa kitaplara, yıllara sığmaz.
Dünya sizi örnek alıp okul öğrencilerine anlatıyor, heykellerinizi dikiyor, yine bir yabancı çiçeğe adınızı veriyor.
Cahit Külebi’nin “Atatürk Kurtuluş Savaşında” şiirinin son bölümüyle bitirmek istedim Atam’la dertleşmemizi:
Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın,
Sanatkârdın, denizler kadar engin;
Kimsenin görmediğini görürdü
Sevgiyle bakan gözlerin.
Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
Yüzyıllar boyunca geri kalmış;
Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
Her yanından yaralar almış.
Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
Kurmak için yeniden;
Bilgiyle, inançla, coşkunlukla,
❝Övün, çalış, güven!❞
Sana borçluyuz ta derinden!
Işığısın bu yurdun.
Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize,
Çünkü Cumhuriyetimizi sen kurdun.
Hürriyeti sen yaydın içimize,
Halkçıyız, dedin halk içinden;
İnançta hür yetiştirdin bizi,
Borçluyuz sana ta derinden!
Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti,
Bu milleti temiz ellerin.
Sana borçluyuz ta derinden,
En büyüğü Mustafa Kemallerin!
— Cahit Külebi
