Anadolu Eğitim Sen Mersin İl Temsilcisi Yusuf Özey, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun var olan sorunları daha da artırdığına dikkat çekerek, mecliste yeniden ele alınması için çağrıda bulundu.
Anadolu Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Sendikası (Anadolu Eğitim Sen) Mersin İl Temsilciliği, Öğretmenlik Meslek Kanunu ve sınav-seminer süreçlerine tepki göstermek için basın açıklaması gerçekleştirdi. Yenişehir sahil bandında bir araya gelen sendika üyeleri, “Her öğretmen uzmandır” yazılı pankart açarak, kanunun yeniden düzenlenmesi ve sınav-seminer süreçlerinin iptal edilmesi çağrısında bulundu.
“İŞ BARIŞI BOZULACAK”
Burada açıklama yapan Anadolu Eğitim Sen Mersin İl Temsilcisi Yusuf Özey, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öğretmenler ve paydaşlar ile paylaşılmadan 12 madde halinde TBMM’ye gelmesi ve sonrasında onaylanan bir süreçten geçmesinin, beraberinde kabul etmeyecekleri durumları ortaya çıkardığını söyledi. Komisyon sürecinde sendika olarak eksiklikleri ve doğacak sorunları söylemelerine rağmen ilgili taslakta herhangi bir değişiklik yapılmadan onaylanan kanunun 60 yıllık özlemin bittiği şeklinde kamuoyuna duyurulsa da onaylanan şekliyle öğretmenlerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğuna dikkat çeken Özey, “Öğretmenin bütün meslek hayatını etkileyecek bir kanun 12 maddeden ibaret olmamalıdır. Kanun maddesinde yer alan Öğretmenlik Kariyer Basamakları ise öğretmene sınavla maaş artırımından öteye gitmeyen bir uygulama ile öğretmeni karşı karşıya bırakmıştır. Bizler öğretmenler arasında sözleşmeli, ücretli, kadrolu ayrımı olmasına karşı çıkarken bunlara ilaveten bir de uzman öğretmen, başöğretmen ayrımının dahil edilmesi öğretmenler arasındaki iş barışını bozacaktır” dedi.
“ÖĞRETMENLER ARASI AYRIMCILIĞA NEDEN OLACAK”
Öğretmenliğin başına uzman-başöğretmen unvanlarının verilmesini doğru bulmadıklarının altını çizen Özey, “Çünkü her öğretmen diplomasıyla öğretmen olurken geçtiği sınavlarla, yıllar içinde edindiği tecrübesiyle zaten uzmandır! Bu sınavın eğitim adına, öğretmenlerin gelişimi, motivasyonu adına katkısının olmayacağını söylüyoruz. Biz sınava karşıyız çünkü bu sınav sonucu öğretmenler odasında ayrımcılığa neden olacaktır. Sınavla maaş artırımından öteye gitmeyen bu uygulama aynı işi yapan, aynı sınıfa giren, aynı konuyu anlatan, aynı sorumluluğu paylaşan öğretmenlerin çalışma barışını zedeleyecektir. Ezberci eğitime karşı iken öğretmenin tamamen ezbere dayalı bir sınava tabi tutulamaz. Bu sınav öğretmenin gelişimine katkı vermeyen aksine itibarını zedeleyen bir uygulamadır” ifadelerini kullandı. Verilen uzmanlığın branşlar ile hiçbir ilgisi olmadığına dikkat çeken Özey, “Sınavla uzman olan bir öğretmen kendi branşı ile ilgisi olmayan bir eğitime maruz kalacak sonra sınavına girecek. Velilerin bile öğrencilerini uzman-başöğretmene yazdırma telaşının yaşandığı şu dönemde yapılacak olan sınavında; verilecek olan unvanın da iptalini istiyoruz. Öğretmenler odasında tek statüde öğretmen olmalıdır” diye konuştu.
“GERÇEK BİR KANUNA İHTİYAÇ VAR”
“En düşük devlet memuru maaşı alan, yoksulluk sınırının yarısından dahi az olan öğretmenlerin tümünün ücretleri artırılması; insan onuruna yaraşır bir ücrete getirilmesi çağrısında bulunan Özey, “Ardından kıdemi dolan her öğretmen unvansız, sınavsız ve şartsız ilgili tazminatlardan yararlanmalıdır. Öğretmenlerin yetiştirilmesinden, çalışma şartlarından emekliliğine kadar olan süreci içinde barındıracak gerçek bir Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ihtiyaç vardır. Mevcut haliyle bu meslek kanunu bırakın sorunları çözmeyi, var olan sorunları daha da artırmaktadır” dedi. TBMM açıldığında yapılması gereken ilk işin tüm paydaşların görüşleri ile Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun yeniden ele alınması olması gerektiğini vurgulayan Özey, şöyle devam etti: “Öğretmenlerin yeni eğitim-öğretim yılında göreve başladıkları ilk gün yaptığımız iş bırakma eylemi sadece bir uyardı, Anadolu Eğitim Sendikası olarak öğretmenlerimizin lehine gerekli adımlar atılmazsa eylemlerimizin devam edeceğini buradan duyuruyoruz.”
