Mersin Tarım Platformu Sözcüsü Necmi Birim, çiftçilerin tarlalarına gübre atmakta ve ürettiklerini değerine satmakta zorlandıklarını söyleyerek, “İthalata bağımlılık artıyor” dedi.
Mersin Tarım Platformu, Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle basın açıklaması gerçekleştirdi. Mersin Ziraat Odası önünde bir araya gelen platform bileşenleri, Dünya Çiftçiler Gününü kutlarken, Türkiye’nin çiftçisinin mutsuz ve umutsuz olduğunu söyledi. Burada açıklama yapan Platform Sözcüsü Necmi Birim Türkiye’de çiftçilerin tarlalarına gübre atmakta ve ürettiklerini değerine satmakta zorlandıklarını söyledi. Yalnız gübrenin değil, benzinin, mazotun, elektriğin, doğalgazın, suyun ve hayvan yeminin, tüm tarımsal girdilerin fiyatına her geçen gün yeni zamlar geldiğini hatırlatan Birim, “Çiftçiler üretimden çekilirken ekilmeyen topraklar geri döndürülemez biçimde ekilebilir niteliğini kaybediyor ya da betona gömülüyor. Bir zamanlar kendine yeterli olmakla övünen ülkemizde artık bir kaç ürün dışında tüm ürünlerde ithalata bağımlılık maalesef artıyor. Bu duruma hiç kuşkusuz izlenen yanlış tarım politikaları sonucunda geldik” ifadelerini kullandı.
“ÇİFTÇİLERİN BORCU 187 MİLYAR TL”
Çiftçiye verilen desteğin ziyan olduğunu düşünen, “üretmezlerse üretmesinler, dışarıdan daha ucuza alırız” diye ahkâm kesen, devletin yıllar boyu geliştirdiği tarımsal işletmeleri yok pahasına satan ya da kapatan, yanlış politika uygulayıcılarının, artık 1980’li yıllardan bu yana verdikleri zararın telafisinin zor olduğunu bildiklerini söyleyen Birim, “2000’li yılların başlarında 2 milyar TL civarında olan çiftçilerimizin borcu günümüzde 187 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Çiftçinin üretim araçları ödenemeyen borçları yüzünden haczediliyor. Gübre de yıllık fiyat artışı TÜİK verilerine göre yüzde 153, enerji fiyatlarında yüzde 100 e yükseldi” diye konuştu.
“SORUNLARA ÇARE BULMA GÜNÜ”
Tarımsal girdi fiyatlarının yüksekliğinin çiftçinin belini büktüğünü ifade eden Birim, “Oysa içinden geçtiğimiz bu ekonomik dar boğazdan kurtulmanın tek reçetesi küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin ve üreticilerin bir araya gelerek oluşturdukları kooperatiflerin desteklenmesinden geçmektedir. Gün, kutlama günü değil, sıkıntıları tespit etme ve bunlara çare bulma günü olmalıdır… Tarım ve gıda alanında yaşanan sorunlar da bellidir, çözüm önerileri de bellidir. Bu kapsamda; öncelikle tarım arazilerimizi koruyacak şekilde ülke düzeyinde “Arazi Kullanım Planlaması” yapılmalıdır. Ülke ve bölgeler düzeyinde büyük ova koruma alanları başta olmak üzere korunan ve sulanan tarım arazilerimizde üretim miktarı artışı, ürün çeşitliliği, üretim sürekliliğini sağlayacak ve Tarım Kanunu’na göre belirlenen zamanında ödenecek somut desteklerle yönlendirilecek ‘Tarımsal Üretim Planlaması’na geçilmelidir” dedi
“GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ”
Ülke düzeyinde “Tarımsal Üretim Seferberliği” ilan edilmesi gerektiğine dikkat çeken Birim, şöyle devam etti: “Girdi maliyetleri düşürülmeli, ucuz kredi olanakları oluşturulmalı, artırılacak ürün ve girdi destekleri üretime ve üretene zamanında verilmelidir. Özellikle temel ürünlerde gerçek maliyetlere göre önceden alım fiyatı açıklanmalı, alım garantisi verilmeli, sezon sonu gerekirse fark ödemesi yapılmalıdır. Hayvansal üretim bitkisel üretimden ayrı düşünülmemeli, yem maliyetleri düşürülmeli, süt-yem paritesi 1/1.5 olarak uygulanmalıdır. Ar-Ge çalışmalarına ciddi yatırım yapılarak yerli girdi ve teknoloji üretimine yönelik çalışmalar hızlandırılmalıdır. Tarımsal hammadde ve ürün dışalımı kısıtlanmalı, dışsatım olanakları artırılmalıdır. Belki de en önemlisi tüm tüketicileri fedakarca doyurmasına karşın önünü görmekte zorlanan üreticilerimize hak ettiği değer verilmeli, çiftçilerimizin morali yükseltilmeli ve kamu yönetimine olan güveni tazelenmelidir. “
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.
Yorum Yap