Mersin’deki kadınlar, Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını iptaline yönelik verdiği ret kararına tepki göstererek, “İstanbul Sözleşmesi bizimdir, vazgeçmiyoruz” dedi.
Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını iptaline yönelik verdiği ret kararına tepkiler sürüyor. Mersin Kadın Platformu, Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını iptaline yönelik verdiği ret kararına tepki gösterdi. Pozcu’da basın açıklaması gerçekleştiren kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi mor çizgimizdir, vazgeçmiyoruz” pankartı açarak, “Katledilen kadınlar isyanımızdır”, “Sözleşme bizim vazgeçmiyoruz”, “İstanbul sözleşmesi yaşatır” ve “Sözleşme bizim, vazgeçmiyoruz” sloganları atıldı.
Platform adına açıklama metnini okuyan Melisa Açıkbaş, uygulamanın kadın düşmanlığı politikası olduğuna vurgu yaptı. Bu kararla Danıştay’ın, tek adam iktidarının meclisi devre dışı bırakarak istediği her kararı alabileceğini, istediği her uluslararası sözleşmeden kafasına göre çekilebileceğini gösterdiğini öne süren Açıkbaş, “Bu sebeptendir ki bizler nezdinde, kadınlar nezdinde, toplum nezdinde bu kararın hiçbir meşruiyeti yoktur, kabul etmiyoruz! Sizler bu kararları vererek kadın cinayetlerinin faili olduğunuzu, her gün yaşadığımız tacizin, tecavüzün, erkek şiddetinin destekleyeni olduğunuzu bizlere tekrar gösterdiniz. İstanbul Sözleşmesi feshedildiğinden beri katillerin ne denli cesaret aldığını, mahkemelerde çıkıp ‘İstanbul Sözleşmesi iyi ki feshedildi’ diyen katil Cemal Metin Avcı’dan biliyoruz. Yine Pınar Gültekin davasında katile haksız tahrik indirimi verilmesinden biliyoruz. Deniz Poyraz’ın katilinin polis tarafından abicim diyerek korunmasından, 1 senede mahkemede bir arpa boyu yol alınmamasından biliyoruz” dedi.
“FAİLLERİN CEDARETİ SİZLERİN ESERİDİR”
Erkeklerin tecavüz edip katledip, devlet tarafından nasıl aklandığını gördüklerini ve kabul etmediklerini belirten Açıkbaş, “Faillerden de erkek devletten de hesap soruyoruz. Bu iktidar kadınlara, LBGTİ+‘lara, çocuklara savaş açmıştır. Her gün LGBTİ+ düşmanlığı bizzat Cumhurbaşkanı başta olmak üzere devletin tüm birimleri tarafından körükleniyor, LGBTİ+’lar hedef gösteriliyor. Onur Yürüyüş’lerinde ve 8 Mart’larda önümüze dikilip işkence ile bizleri durdurmaya çalışanlar katillerin doğrudan destekleyicisi olduğu gibi bizzat faillerin de kendisidir. Alsancak’ta yaşayan trans kadınların, evlerinin sokağına adım attıklarında dahi gördükleri şiddet ve işkence siz İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlerin eseridir. Çocuk istismarının her geçen gün artması, istismar faillerinin bana bir şey olmaz diyerek sahip oldukları cesaret sizlerin eseridir. Kabul etmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaktan vazgeçmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“İTAAT DEĞİL İSYAN EDİYORUZ”
“İhtiyaç olmasına rağmen kadın sığınma evi açmayan, hatta var olanları bir bir kapatan, kadınları aile içi şiddete mahkum etmek isteyen, şiddete boyun eğmeyip gittiğimiz karakollardan bizleri evlere gönderen bir iktidarsınız” diyen Açıkbaş, kadınları yoksullukla, şiddetle, tacizle cezalandırmaya, haklarından vazgeçmeye zorlamalarını kabul etmediklerinin altını çizerek, “Bizlerin yaşamları sizlerin korunaklı adliye salonlarınızdan, saraylarınızdan verdiğiniz kararlara bağlı olmayacak. Mücadelemizden, ısrarımızdan, inadımızdan asla vazgeçmiyoruz. Katillere verdiğiniz göstermelik cezaları, bize layık gördüğünüz şiddet dolu evleri kabul etmiyoruz. Sözde kutsal aile kurumunu ön plana çıkararak yaşadığımız şiddeti gölgelemenize, LGBTİ’lere yönelik sistemli bir şekilde büyüttüğünüz nefret politikalarına itaat değil isyan ediyoruz!” şeklinde konuştu.
“YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI”
Yaşamını savunmak için özsavunma uygulayan Çilem’i, sokakta yürürken samuray kılıcıyla katledilen Başak Cengiz’i, Şule Çet’i, ölmek istemiyorum çığlıklarını duydukları Emine Bulut’u unutmadıklarını dile getiren Açıkbaş, “Katledilmesine izin verdiğiniz, koruma sağlamadığınız, katillerini ödüllendirdiğiniz her bir kadının isyanıyla buradayız. Yaşamlarımız için mücadele etmeye, sokak sokak örgütlenmeye ve İstanbul Sözleşmesi’ni her koşulda savunmaya devam edeceğiz. Haklarımızı bize siz vermediniz, siz alamayacaksınız. Yaşasın kadın dayanışması, İstanbul Sözleşmesi bizimdir!” diyerek sözlerin tamamladı.
