Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“İsrafın önlenmesi için daha etkin çalışmalar yapılmalı”

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Yusuf Değirmenci, su

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Yusuf Değirmenci, su kaynaklarının korunmasının ve suyun sürdürülebilir yönetiminin kamunun temel görevi olduğuna dikkat çekerek, “Su yönetiminde su israfının önlenmesi yönünde tedbirlerin alınması ve tüketici bilincinin artırılması için daha etkin farkındalık yaratma çalışmaları yapılmalıdır” dedi.

Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Yusuf Değirmenci 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada; Dünya Su Günü Etkinlikleri’nin; giderek büyüyen temiz su gereksinimine dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi konusunda bilgilendirme ve politikalar geliştirme amacıyla değerlendirilmeleri gerektiğini vurguladı. Tarım ve hayvancılığın güvenilir suya bağımlı sektörler olduğunu ifade eden Başkan Değirmenci, “İçme suyu ve sanitasyon amacıyla kullandığımız su ile gıda üretiminde ve endüstriyel proseslerde kullanılan suyun büyük bir bölümü yeraltı suyundan karşılanmaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın her alanında temiz ve kesintisiz suya ihtiyaç vardır.Su, toprak ve gıda güvenliği ile su ve gıda güvencesi birbirini etkileyen olgulardır. Uygulanan yanlış politikalar veya denetim yetersizliği güvenli su ve gıdaya erişimi olumsuz yönde etkilemektedir. Tarımda kontrolsüz pestisit ve hatalı gübre kullanımı, bilinçsiz endüstriyel tarım, çevre koruma gerekliliklerine uymayan işletmeler nedeniyle su kaynaklarına zarar verilmektedir. Tarımda pestisit kullanımı ve sulama teknikleri mutlaka izlenmeli, yönlendirilmeli ve gereği gibi denetlenmelidir” ifadelerini kullandı.

“YASAL DÜZENLEMELER UYGULAMADA KARŞILIK BULMALI”

Atıkların doğaya salınmaması veya sularda kirliliğin önlenmesi konusunda yapılan yasal düzenlemelerin uygulamada da karşılık bulmasının şart olduğuna değinen Değirmenci, şöyle devam etti: “Tarım ve gıda sektörüne kamucu bakışla yaklaşmak; atık ve gübreleri değerlendirerek su kaynaklarını koruyacak yatırımları kamu eliyle ve bir an evvel yapmak önemli ve vazgeçilmez tedbirlerdir. Su yönetimi multidisipliner bir konudur. Su kaynaklarının korunması, suyun sürdürülebilir yönetimi kamunun temel görevidir. Çevre, iklim, tarım, gıda, toprak su politikalarında bir an evvel katılımcı bir yaklaşım benimsenmeli ve başta kamu kurumu niteliğinde meslek odaları olmak üzere bilim insanları ve ilgili kesimler sürece dahil edilmelidir. Gerekli bilgi paylaşımını sağlayacak yaklaşım geliştirilmelidir. Su yönetiminde su israfının önlenmesi yönünde tedbirlerin alınması ve tüketici bilincinin artırılması için daha etkin farkındalık yaratma çalışmaları yapılmalıdır. İçme ve kullanma suyu kaynaklarının korunmasından başlayarak; suyun dağıtım, toplama ve tüketim noktasında önlemler alınmalı, suların dezenfeksiyonu belirli sıklıkla yapılmalıdır. Tüketime sunulan suların sürekli ve etkili şekilde dezenfekte edilmesi sağlanmalıdır. Kamu yöneticileri halkın güvenli suya yeterli miktarda ve ücretsiz olarak ulaşmasını sağlamakla yükümlüdür. Tatlı su kaynaklarının ticarileşmesine son verecek politikalar kısa sürede hayata geçirilmelidir. Yeraltı suyunun keşfedilmesi, korunması ve sürdürülebilir şekilde kullanılması; artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak, sağlıklı yaşamı korumak, kuraklık ve iklim değişikliğine uyum sağlamak için acil olarak odaklanılması gereken bir politika alanıdır. Su ve sanitasyon ile ilgili yatırımların yetersizliği afet dönemlerinde risk yönetimi ve finansman sorunlarına yol açmaktadır.”

“UYGULAMALAR BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Değirmenci, son olarak; yeraltı suyunun tarım ve sanayide elzem oluşu, ekosistem ve iklim değişikliğine uyum sağlamadaki değeri ve sanitasyon için ön koşul olmasının su kaynaklarımızla ilgili politikaların ciddiyetle oluşturulmasını ve uygulamaların bir an önce hayata geçirilmesini gerektirdiğini sözlerine ekledi.

BAYRAKTAR: “ÇİFTÇİLERİMİZ SUYUN ÖNEMİNİN BİLİNCİNDE”

Öte yandan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanı özellikle sulama ve enerji konusunda önemli adımların atılacağını belirtti.  Sulamaya açılacak alanların artması ve çiftçilerimize sağlanacak finansman kolaylığıyla sulama faaliyetlerinde güneşten elde edilen elektrikle kullanımın artırılması elbette önemli bir adımdır. Ancak bitkisel üretimin temel girdisi, mazot, gübre, elektrik fiyatlarını düşürmeden, çiftçinin borçları nedeniyle bloke edilen desteklerini artırarak vermeden atılan her adım masanın bir ayağını daima eksik bırakacaktır. Sulama sistemlerine ve güneş enerji sistemlerine yapılan ve yapılacak yatırım bu hususların yanı sıra iklim değişikliğinin de etkisiyle yetersiz kalacaktır. Acilen eski ve atıl vaziyette olan bu yapıların yenilenmesi gereklidir. Bu durum az olan suyumuzu israf etmemize neden olmaktadır. Çiftçilerimiz suyun öneminin bilincinde olup bir damla suyu heba etmek istememektedirler. Lakin artan maliyetler karşısında çiftçinin zorluk çekmesi modern sulama sistemlerine geçişini zorlamaktadır. Bunun için üreticilere modern sulama sistemleri yüzde 100’ü hibe şeklinde verilerek, modern sulama yöntemlerini etkin kullanması sağlanmalıdır. Bir diğer önemli hususta su sıkıntısının fazla olduğu bölgelerden başlanarak, kuraklığa dayanıklı kültür bitkilerinin tarımda kullanımı teşvik edilmeli, üretimini yaptığı en fazla gelir getiren ürün ile olan fark, ürün bazlı destek olarak üreticiye ödenmelidir. Bu kapsamda öncelikli olarak atıl vaziyette olan sulama kanallarının revizyonlarının yapılması, çiftçilerimizin modern sulama sistemlerine ekonomik olarak ulaşabilirliğinin artırılması, elektrik fiyatlarının düşürülmesi, ruhsatsız olan kuyulara bir kereye mahsus olmak üzere af getirilerek ruhsat verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.