OHAL kapsamında, çıkarılan 686 sayılı KHK ile 2017 yılında görevinden ihraç edilen Mersin Eğitim Sen üyesi Hacı Yusuf Yağmurkaya, komisyon kararı ile göreve iade edildi.
Konuyla ilgili Tanık Haber’e konuşan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “15 Temmuz darbe girişimi sonrasında 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL bizler için esastan sivil darbe olmuş oldu. Çünkü ilan edilen OHAL ile ortaya konulan KHK rejimi binlerce kişinin ihraç edilmesine yol açtı. Türkiye de toplam 34 bin küsur öğretmen ihraç edildi bunun sadece bin 602 tanesi Eğitim Sen’de olmasına rağmen, Türkiye’de bilinen 3 büyük sendikanın üyelerinde ihraç edilen sayı da çok yüksekti fakat hiç kimse ihraçlarına sahip çıkmadı onları sendikalarının kapısından kovdu. Gidin haklanın gelin gibi ahlakta, vicdanda yeri olmayan cümle kullandılar” dedi.
“EĞİTİM SEN İHRAÇLARIN YANINDA”
Bir insanın suçu ispatlanmayana kadar suçsuz olduğunu belirten Sümbül, “Ama buna rağmen Eğitim Sen; öğretmenlerinin maddi ve manevi arkasında durdu ve direnişiyle, tepkisiyle ihraçtan iadesi için yoğun bir çaba harcadı. Biz de Mersin Eğitim Sen olarak 80’in üzerinde ihracımız vardı bunların iadesi için yıllardır uğraş veriyoruz. Bir yandan da arkadaşlarımız ihraç edildikten bu yana hala da devam eden ve dünyada da örneği görülmemiş bir şey, ihraç edilen üyelerimize dayanışma ödeneği ödenmektedir. Bizlere gelen katkı, aidatlar, 3 bin 250 TL tutarında her ay olduğu gibi ihraç edilen üyelerimize bu 6 yıldır ödenekler sağlanıyor” şeklinde konuştu.
“MERSİN’DE İHRAÇ EDİLEN İKİ KİŞİ YAŞAMINA SON VERDİ”
Mersin’de son dönemde KHK ile ihraç edilen 4 kişinin kaldığını, bunlardan birinin de Hacı Yusuf Yağmurkaya olduğunu ve onun iadesiyle ile bu sayının 3’e indiğini aktaran Sümbül, son arkadaşları görevine iade edilene kadar, ihraç edildiği süre zarfından şimdiye kadarki maddi manevi tüm haklarını geri alana kadar mücadelelerinin devam edeceğini vurguladı. “Çünkü bizlere ihraç olduğumuz dönemde ‘Ağaç kökü yesinler’ dediler. Bizi ölüme terk ettiler” diyen Sümbül, Mersin’de iki kişinin görevden ihraç edildikten sonra hayatını kaybettiğini belirterek, “İki arkadaşımız vefat ettikten sonra göreve iade edildi. Bu resmen iki yüzlülüktür, sahtekarlıktır. Türkiye’de böyle 10’un üzerinde insan var öldükten sonra göreve iade edilen ve 100’ün üzerinde insan da ya intihar etti ya da yurt dışına çıkmak isterken Meriç’te boğuldu. Bizler haksızlığa uğradığımız için sesimizi çıkarıyoruz, işimizden olduğumuz için kıyameti koparıyoruz. O yüzden şunu da belirtelim geç gelen adalet adalet değildir” ifadelerini kullandı.
“SADECE KENDİSİNİ DEĞİL, BÜTÜN AİLESİNİ MAĞDUR ETTİLER”
Hacı Yusuf Yağmurkaya hocanın görevine iade edilmesinin kendileri için sevindirici olduğunun altını çizen Sümbül, “Uzun bir aradan sonra çünkü komisyondan ses çıkmıyordu oyalama basamağını kullanarak iadeyi geciktiriyordu. Neyse ki sonuca varıldı. Olayın üstünden 6 yıl geçmesine rağmen hükümet bu korkuyu üstünde atamadı ve bu iade süreçlerini çok uzattı. Ve bizleri emekten, barıştan, demokrasiden yana insanları, öğrencilerinden, arkadaşlarından, işinden ve mesleğinden ettiler. Sadece kendisini değil bütün ailesini mağdur ettiklerini bilsinler. KHK’ya karşı bu tutumumuz hem hukuksal açıdan hem de vicdan yönden sonuna kadar devam edecektir” dedi.
