Çevrecilerden nükleer eylem

Nükleer rüya kabusa dönüşecek

Mersin Nükleer Karşıtı Platform, Türkiye’nin nükleer sevdasından vazgeçmesini istedi. Platform Sözcüsü Aycan Özkan, nükleer santral yapımının durdurulması çağrısında bulunarak, Türkiye’nin nükleer rüyasının aslında kâbusu olacağını iddia etti.

Mersinli çevreciler Gülnar ilçesi Büyükeceli’de yapımı hızla devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesi’nden vazgeçilmesi çağrısında bulundular.
Mersin Nükleer Karşıtı Platform üyeleri Mimarlar Odası binası önünde toplanarak konuya ilişkin basın açıklaması yaptı. STK’lar ve çevrecilerin destek verdiği eylemde konuşan Dönem Sözcüsü Aycan Özkan, 10 Mart’ta Akkuyu’da atılacak yeni bir temel öncesi 11 Mart’ta 2011’de meydana gelen Fukuşima nükleer felaketini hatırlattı. Özkan, “Bütün uyarılara bütün itirazlara rağmen inatla inşaatı sürdürenler, temel atma törenlerine bir türlü doyamayanlar, bir kez daha 11 Mart Fukuşima nükleer felaketinin yıldönümü arifesinde boy gösterecekler. Oysa dünya, yakın tarihin en önemli nükleer felaketlerinden birini yaşadı Fukuşima’da” dedi.
Fukuşima nükleer santralini kuran mühendisler ve kurduran yetkililerin teknik ve insani olarak alınabilecek bütün önlemleri fazlasıyla aldıkları söyleminde bulunduklarına dikkat çeken Özkan, ancak takvimlerin 11 Mart 2011’i gösterdiğinde meydana gelen deprem ve sonrasında oluşan tsunaminin dünyanın en korunaklı nükleer santralini yerle bir ettiğini hatırlatarak, “Nükleer patlama sonrası su tanklarında biriken binlerce tonluk radyasyonlu suyu ne yapacaklarını şaşırmış durumdaki Japon yetkililer, bu yetmezmiş gibi 10 yıl sonra meydana gelen deprem nedeniyle tanklardaki radyasyonlu suda önemli oranda yaşanan azalmaların nedenini açıklayamamışlardır. Anlaşılıyor ki nükleer teknolojide en gelişmiş ülkelerden biri olan Japonya doğanın gazabı karşısında çaresiz kalmıştır. Fukuşima nükleer felaketi, Çernobil nükleer felaketinin ardından ikinci büyük nükleer felakettir.”
PİYANGO KİME ÇIKARSA

Akkuyu nükleer santralini yapmaya devam eden ROSATOM şirketinin, sadece Rusya’da değil, inşa ettiği tüm nükleer santrallerde arızalar çıkan hem teknik hem de insani bakımdan sabıkalı olan bir şirket olduğunun altını çizen Özkan, şöyle devam etti:
“Bu şirket topraklarımızı deney sahası hâline getirmek istiyor. Akkuyu’da inşaatı süren nükleer santralin aynısını kurdukları Belarus’ta daha faaliyete geçmeden bir ay içinde iki defa arıza meydana geldi ve çevre ülkeler bu nedenle alarm durumuna geçti. Belarus’taki nükleer santralin inşaatı sırasında dört buçuk metre yükseklikten düşürülen 330 tonluk reaktör basınç kabının akıbeti belli değil. Macaristan-Mısır-Türkiye üçgeninde kullanacaklar, piyango kime çıkarsa artık.”

“RUS RULETİ OYNUYORSUNUZ!”

Namlunun Türkiye ve Akdeniz havzasında yaşayan bütün halkların kafasına çevrilmiş olduğunu da vurgulayan Özkan şunları söyledi:
“Rus ruleti oynuyorsunuz. Bunu milyonlarca insana yaşatmaya hakkınız yok. Son dönemde bazı medya kuruluşlarında nükleer santral güzellemeleri görünmeye başladı yeniden. Birkaç tane genç çocuğun fotoğraflarını basıp altına nükleer santralin övgülerini yazmışlar. Kimisi Akkuyu NGS de çalışmaktan gurur duyduğunu söylerken kimisi ülkemizin nükleer rüyasının gerçekleştiğini ifade ediyor, hızını alamayanlar ise nükleerin temiz ve yenilenebilir enerji olduğunu savunuyor. Ve tabi ki küçük bir alanda çok yüksek derecede enerji elde edileceği savunusu da var. Bu kadar yalanın içinde bir parça doğru söylem var. Çok yüksek oranda enerji oluşuyor bu doğru, ama söylenmeyen asıl gerçek elde edilen bu enerjinin en fazla % 40’ı elektriğe çevrilir durumda, geriye % 60’lık enerji ısıya dönüşür ve bundan dolayı o ısıyı soğutmak için her gün 28 milyon metreküp su gerekiyor. Ve sadece soğutma işlemi bile küresel ısınmaya temel etken oluyor. Ayrıca yakıt çubuğunun daha maden çalışmasında ‘karbon ayak izi’ ortaya çıkar. Bu gerçek nükleer santrallerin çevre dostu olmadığının somut bir örneğidir. Soğutma suyunu denizden alıp, ısınan suyu tekrar denize deşarj eden borularda tıkanma olmaması için kullanılacak kloru saymıyoruz bile. Klor her türlü canlının yaşamını olumsuz etkilerken, yaşamın döngüsünde önemli yeri olan bakterileri de yok ediyor. Yani bu genç çocuklar ya yalan söylüyorlar ya da önlerine konulanları okumuşlar ve umarız ikincisidir!.”

Mersin Nükleer Karşıtı Platform Aycan Özkan, teknolojinin Rusya’da üretilip Akkuyu’ya monte edileceğini ve nükleer santral üzerinde

TEMEL ATMAYA DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye’nin bir tasarrufu olmayacağının altını çizen Özkan, Türkiye’nin nükleer rüyası aslında kâbusu olacağını vurguladı. 10 Mart’ın sonu 11 Mart Fukuşima olacağına dikkat çeken Özkan, şu görüşlere yer verdi:
“10 Mart’ta Akkuyu’da yabancı sermayenin ve ülkemizde bir avuç işbirlikçi rantiyecinin yararına olan bir inşaatın temel atma töreni olacak. Ama asla bu ülkede yaşayan büyük çoğunluğun yararına olmayacak. Ve olası bir kazada ne kadar insanı öldüreceği, hastalandıracağı, yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakacağı ve bunu kaç yıl boyunca yapacağı öngörülmesi mümkün olmayan bir riskle baş başa bırakan bu tesis ülkenin ve çevre halkların yararına değildir. Ülkemiz bu yıkımı hak etmemektedir.”

Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 10 Mart 2021 Çarşamba günü Akkuşu NGS’yi ziyaret edecek.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu