CHP Mersin İl Başkanı Koral Ömür, parti içindeki tartışmalarla ilgili olarak, “Partide bölünme diye bir şey yok. Bizim parti içinde birbirimizi eleştirmemiz çok sert oluyor. Ama çalışmıyorsan gelip beni eleştirme. Seçimlerde gelip benim yanımda durmadıysan, çalışmadıysan, sahada olmadıysan gelip seçimden sonra beni eleştirme” dedi.
YILMAZ GENÇ-MERSİN (ACİL HABER)-CHP İl Başkanı Koral Ömür, genel seçimlerin ardından artan parti içi tartışmaları Tanık Haber’e değerlendirdi. Partilerinin aday belirleme sürecinde, tabanın istediği şekilde ön seçim olduğunu söyleyen Başkan Ömür, “Tabi bu ön seçim sağlıklı bir üye yapısı ile yapılmalı ki sonuçları da sağlıklı olsun. Mevcut üye yapısının güncellenmesi lazım. Ama bizim güncelleme yapacak yetkimiz yok. O yetki genel merkezde. Şuan da Mersin’de 46 bin tane üyemiz var ama çoğu yok. Nerede olduklarını bende bilmiyorum. Bu üye yapısı ile değil gerçek partililerin çalışmış, partiye katkı sunmuş ve partinin değerlerini benimsemiş, özümsemiş kişilerin katılacağı ön seçim doğru olacaktır. Hadi ön seçim yapamıyoruz diyelim şuanda ki durumda sağlıklı değil. Genel başkan da aynı düşünce de ama en azından yerel dinamiklerin göz önüne alınması lazım. Ankara’da tek başına aday belirlenmesi doğru değil. Biz istiyoruz ki yerel dinamikler burada; il, ilçe örgütü, meclis üyesi burada yani bizlere sorulmalı” ifadelerini kullandı.
“BİZDEN SONRA BİRİLERİNİN GELMESİ LAZIM”
“CHP’de devrimsel nitelikte yenilenmeler olmaz” diyen Başkan Ömür, şöyle devam etti: “Ama biz şunu yapmaya çalışıyoruz artık özellikler şimdiye kadar partiye gelmemiş, gelememiş insanları; görev alabilecek, yönetebilecek insanları bu yönetimlere bu sistemin içerisine dahil etmeye çalışıyoruz. Partide hiç genç avukat yok. Gittim araştırdım, buldum. Bazılarını çağırdım. ‘Ben biliyorum siz CHP’lisiniz. Neden gelmiyorsunuz partiye?’ diyorum. ‘CHP’de bütün köşeler tutulmuş, biz ne yapalım ki’ diyorlar. ‘Hayır öyle değil’ dedim, aldım partiye getirdim. Defalarca sohbet ettik, partiye üye yaptım. Genel seçimlerde çalıştık. Şimdi bu arkadaşlar bu yapının içine girmeye başladılar. Bu insanlardan korkar ve kapıyı kapatırsan hep aynı adamlar yönetip durur. Yaş ortalaması gittikçe büyüyor. Bir gün yönetemeyecek duruma gelecekler. Sonrasında ne olacak partinin hali. Bizden sonra birilerinin gelmesi lazım. Mesela partide doktor yok. Sağlık komisyonu kurduk. 20-30 tane doktorumuz var şuanda. Genel seçimlerde sahada, İstanbul’dan sonra en çok avukat Mersin’deydi. Bu genç arkadaşlarla seçim güvenliğini sağladık. Hedefte bu zaten. Yenilenmek, gençleştirmek ufak açma, eski siyasi tarzlardan kurtulup çağımıza göre davranma, bunu yapmamız gerekiyor.”
“ELEŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞMAK GEREKİR”
Öte yandan CHP’deki iç tartışmaları da değerlendiren Başkan Ömür, “Partide bölünme diye bir şey yok. Bizim parti içinde birbirimiz eleştirmemiz çok sert oluyor. Durum bu aslında. Tartışılması gereken konunun dışına çıkıp, çağın gerekleri sosyal medya çok fazla yansıyor. Tabi CHP’nin başarılı olmasını istemeyen siyasi olarak rakiplerimiz de var. Alıp onu vatandaşın önüne koyuyor. Ve CHP’deki kavgalı gürültüyü herkes öğrenmiş oluyor ama CHP’de bu tartışmalı eleştiri kültürü hep vardır. Ama bazen abartıyorlar. Biz hep bunu söylüyoruz; ‘Sosyal medya da olmasın gelin yetkili kurullarda tartışalım. İl başkanlığı burada, kongreler orada gelin buralarda tartışalım.’ Türkiye’yi yöneten parti ve anlayış belli. Ama eleştirilen biziz sanki biz yönetiyoruz. İnsanlar da böyle algı oluşmuş hep CHP eleştiriliyor veya bizi partililerimiz eleştiriyor. Çamlıyayla’daki ilçemiz de bir yazı var, onu hep örnek veririm, ‘Sosyal demokrat arkadaş, eleştirmek için çalışmak gerekir.’ Yani çalışmıyorsan gelip beni eleştirme. Seçimlerde gelip benim yanımda durmadıysan, çalışmadıysan, sahada olmadıysan gelip seçimden sonra beni eleştirme. Gel birlikte çalışalım varsa hatamız beraber eleştirelim. Elimdeki imkanlara göre hareket ediyorum. Muhalefet partisiyim elimdeki güç, sayı belli. Ney ki Mersin’de iktidar partiyiz. Onun gücü ile çalışıp, Mersin’de birinci parti olduk. Yerel iktidarın gücünü kullandık. Her gittiğimiz köyde belli bir sayıya ulaştık. Muhtarlar destek oldu. Mesela CHP örgütleri, İç Anadolu ve Doğu Anadolu da aynı şansı yakalayamadılar.”
