Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kabotaj Bayramı coşkuyla kutlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kabotaj Bayramı’nın Türk tarihi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kabotaj Bayramı’nın Türk tarihi boyunca denizlere hâkim olmuş bir milletin torunları olarak kutlandığını ifade ederek, “Bildiğiniz üzere toplumları değiştiren, dönüştüren, ona bir kimlik veren ortak hafızadır. Ortak hafızamız, bize milletimizin denizci bir millet, ülkemizin ise denizci bir ülke olduğunu hatırlatıyor. Biz, çocuklarının adını dahi “Deniz” koyan, “Derya” koyan, “Poyraz” koyan, “Bahri” koyan bir milletiz” dedi.

 

DÜNYA DENİZCİLİĞİNE YÖN VERMİŞ BİR MİLLETİZ

Dünyanın en kendine özgü yarımadası olan bu topraklar, bin yılı aşkın bir zamandır denizciliğimiz sayesinde Türkiye kimliğine kavuştuğunu belirten Bakan Uraloğlu, “Emir Çaka Bey’den Osmanlı Devleti’nin ilk Derya Beyi Kara Mürsel Bey’e, ilk Kaptanı Derya Saruca Paşa’dan yedi denize nam salan Barbaros Hayrettin Paşa’ya, 16’ncı asırda Hint Okyanusu’na çıkan Seydi Ali Reis’ten, “Kitab-ı Bahriye” adlı eseri ile tüm denizcilere adeta kılavuzluk yaparak dünya denizciliğine büyük katkıda bulunan Piri Reis’e… kadar nice büyük denizciler yetiştirmiş ve dünya denizciliğine yön vermiş bir milletiz. Ülkemiz, Asya ve Avrupa arasındaki doğu – batı koridorunda doğal bir köprü olduğu gibi bu jeostratejik konumunun yanı sıra etrafını saran Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz ile de Türkiye’nin her şeyden önce bir deniz ülkesi olduğu da su götürmez bir gerçektir” diye konuştu.

 

MAVİ VATANDIR

Bakan Uraloğlu, “Bizim nazarımızda denizlerimiz, deniz üstü ve altı kaynaklarımız ile deniz yetki sahalarımız açısından egemenlik haklarımızı temsil eden kara topraklarımızın devamındaki mavi vatanımızdır. Egemenlik olgusunu, sadece kara parçaları üzerinde veya bir devletin toprakları üzerinde algılamak en büyük yanılgıdır. Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan, denizle aynı dili konuşan bir millet olarak denizlerimize bigane kalmamız mümkün değildir. Bu nedenle bölgesel ve küresel rekabette yerimizi tahkim etme ve güçlendirme söz konusu ise her alanda olduğu gibi denizcilikte de son derece ihtiyatlı ve gerçekçi olmak durumundayız” dedi.