Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ZEYTİNDE MERSİN’İN HEDEFİ BÜYÜK

305 BİN TONLUK REKOLTE BEKLENİYOR…

305 BİN TONLUK REKOLTE BEKLENİYOR...

​Binlerce yıllık kadim geçmişiyle Akdeniz kültürünün simgesi olan zeytin, yeni hasat sezonuyla birlikte hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de kent ekonomisine can veriyor. Türkiye’nin küresel zeytin pazarındaki dev gücü yükselirken, Mersin rekolte beklentisi ve coğrafi işaretli ürünleriyle bölgenin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor. Gıda Yüksek Mühendisi Öznur Tuna, Mersin’in zeytincilikteki potansiyeline dikkati çekerek bu sezon kentte yaklaşık 305 bin ton zeytin rekoltesi beklendiğini, üretimin katma değerli ürünlere dönüştürülmesiyle Mersin’in dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini belirtti.

MERSİN ZEYTİNCİLİKTE DÜNYA PAZARINA GÖZ DİKTİ: 305 BİN TON REKOLTE BEKLENİYOR

MERSİN – Akdeniz’in binlerce yıllık tarım ve kültür mirası zeytin, yeni hasat sezonuyla birlikte yeniden üreticinin gündemine geldi. Türkiye’nin zeytincilikteki önemli merkezlerinden Mersin ise sahip olduğu üretim kapasitesi, yöresel zeytin çeşitleri ve kaliteli zeytinyağıyla önemli bir potansiyel taşıyor. Gıda Yüksek Mühendisi Öznur Tuna, Mersin’in 11,2 milyonu aşan meyve veren zeytin ağacı varlığı ve yaklaşık 305 bin tonluk rekolte beklentisiyle Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, kentin asıl hedefinin kaliteli üretimi markalaştırıp dünya pazarlarına taşımak olması gerektiğini vurguladı.  Tuna, Mersin’in zeytincilikteki mevcut gücünü değerlendirerek, üretim miktarının yanı sıra kalite, markalaşma ve katma değerli üretimin de sektörün geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti.

MERSİN TÜRKİYE’NİN İLK 5 ZEYTİN ÜRETİM MERKEZİ ARASINDA

Mersin’in 11 milyon 200 bini aşan meyve veren zeytin ağacı varlığıyla Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Tuna, kentte bu sezon yaklaşık 305 bin ton zeytin rekoltesi beklendiğini kaydetti.

Beklenen üretimin 78 bin tonunun sofralık, 227 bin tonunun ise yağlık olarak değerlendirilmesinin öngörüldüğünü aktaran Tuna, yağlık zeytinlerden yaklaşık 35 bin ton zeytinyağı elde edilmesinin hedeflendiğini bildirdi.

Tarsus, Mut, Silifke ve Erdemli başta olmak üzere birçok ilçede sürdürülen zeytinciliğin, Mersin’in tarımsal ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Tuna, bu potansiyelin doğru yatırımlarla daha yüksek ekonomik değere dönüştürülebileceğine dikkati çekti.

DÜNYADA ZEYTİNYAĞINA TALEP ARTIYOR

Uluslararası Zeytin Konseyi verilerine göre dünya genelinde zeytinyağı üretiminin 3,5 milyon ton sınırını aşarken tüketimin de 3,2 milyon tonun üzerine çıktığını belirten Tuna, Türkiye’nin Akdeniz ülkeleri arasındaki güçlü üretici konumunu koruduğunu ifade etti.

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi verilerine göre Türkiye genelinde bu sezon 2 milyon 450 bin ton zeytin rekoltesi bekleniyor. Bunun 740 bin tonunun sofralık zeytin, 310 bin tonunun ise zeytinyağı üretimine ayrılması öngörülüyor.

Küresel pazardaki gelişmelerin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Tuna, Mersin’in de sahip olduğu üretim gücünü kaliteli ve özgün ürünlerle destekleyerek bu pazarda daha fazla yer edinebileceğini değerlendirdi.

TARSUS’UN SARI ULAK’I, MUT’UN ALTIN DEĞERİNDEKİ ZEYTİNYAĞI

Mersin’in zeytincilikteki en önemli avantajlarından birinin yöreye özgü çeşitleri olduğunu belirten Tuna, Tarsus Sarı Ulak zeytini ve zeytinyağının kendine has rengi, kokusu ve aromasıyla öne çıktığını ifade etti.

Mut zeytinyağının düşük asit oranı ve kalite özellikleriyle önemli bir değer taşıdığını aktaran Tuna, Silifke ve Erdemli’nin de üretim kapasiteleriyle kentin zeytincilik potansiyeline katkı sunduğunu bildirdi.

Bu ürünlerin yalnızca tarımsal birer değer olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Tuna, coğrafi işaretli ürünlerin korunması, tanıtılması ve markalaştırılmasının hem üretici gelirlerini hem de Mersin’in gastronomi turizmini destekleyeceğini kaydetti.

ZEYTİNYAĞI AKDENİZ SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ

Zeytinin ekonomik değerinin yanında beslenme kültüründe de önemli bir yere sahip olduğunu belirten Tuna, zeytinyağının oleik asit, E vitamini ve polifenoller bakımından zengin içeriğiyle Akdeniz beslenme modelinin temel ürünlerinden biri olduğunu ifade etti.

Özellikle polifenol içeriği yüksek natürel sızma zeytinyağlarının, Avrupa Birliği mevzuatında belirlenen koşullar çerçevesinde oksidatif strese karşı hücrelerin korunmasına yönelik sağlık beyanlarıyla da öne çıktığını belirten Tuna, kaliteli zeytinyağının hem sofralar hem de sağlıklı beslenme açısından taşıdığı değere dikkati çekti.

ASIL KAZANÇ KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDE

Mersin’in zeytincilikteki geleceğinin yalnızca rekolte rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Tuna, asıl ekonomik kazancın ürünün işlenmesi, ambalajlanması, markalaştırılması ve doğru pazarlama stratejileriyle artırılabileceğini belirtti.

Modern zeytinyağı sıkım tesislerinin yaygınlaştırılması, üretimde kalite standartlarının yükseltilmesi, ambalajlama ve paketleme yatırımlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Tuna, zeytin hasadı turizminin de Mersin için önemli bir fırsat oluşturduğunu kaydetti.

Zeytin bahçelerinin ziyaretçilere açılması, hasat deneyimlerinin turizmle buluşturulması ve yöresel ürünlerin tanıtılmasıyla tarımsal üretimin farklı gelir alanlarına dönüştürülebileceğini belirten Tuna, Mersin’in bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu bildirdi.

Zeytinin yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, üretimden sanayiye, ticaretten kültüre kadar geniş bir değer zincirini temsil ettiğini vurgulayan Gıda Yüksek Mühendisi Öznur Tuna, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Zeytin; dalında tarım, fabrikasında sanayi, pazarda ticaret, sofrada ise sağlık ve kültürdür.”