Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye’de Çocuklar Tehlike Altında

Mersin’de hekimler; Türkiye’de çocuk istismarının, yoksulluk ve çocuk işçiliğinin endişe

Mersin’de hekimler; Türkiye’de çocuk istismarının, yoksulluk ve çocuk işçiliğinin endişe verici boyutlara ulaştığını savunarak çözüm için harekete geçilmesi gerektiğine dikkat çekti. 

 

Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu ile İnsan Hakları ve Hukuk Komisyonu, Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla oda hizmet binasında bir araya gelerek Türkiye’de çocuk haklarının içinde bulunduğu duruma ilişkin çarpıcı bir açıklama yaptı. Komisyonlar, çocukların bedensel, zihinsel ve toplumsal gelişimini güvence altına alacak bir yaşam hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, bu hakkın korunmasının devletlerin sorumluluğunda olduğunu belirtti.Açıklamada, Türkiye’de çocuk istismarının, çocuk işçiliğinin ve çocuk yoksulluğunun giderek arttığına dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi: “Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne rağmen, çocuk haklarının korunması yerine ataerkil ve aile odaklı politikaların önceliklendirildiği bir sistem söz konusu. Bu durum çocukların yaşam hakkını tehlikeye sokuyor” denildi.

 

TÜRKİYE’DE ÇOCUK İSTİSMARI VE ŞİDDET ENDİŞE VERİCİ BOYUTLARDA

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2022 verileri, çocuk istismarı ve şiddet olaylarının giderek arttığını ortaya koyuyor. Açıklamaya göre, güvenlik birimlerine getirilen 601 bin 754 çocuğun 232 bin 739’u suç mağduru olarak kaydedildi. Bu çocukların yüzde 13,7’sinin cinsel istismara uğradığı tespit edildi. Cinsel istismara maruz kalan 31 bin 890 çocuğun 4 bin 151’i erkek, 27 bin 739’u ise kız çocuğuydu.Adalet Bakanlığı’nın 2023 raporuna göre, “çocukların cinsel istismarı” suçuna ilişkin 40 bin 713 yeni dava açıldı. Ancak kovuşturma ve mahkûmiyet oranlarının azaldığı gözlemlendi. Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu ile İnsan Hakları ve Hukuk Komisyonu, etkin soruşturma süreçlerinin işletilmemesi, cezasızlık politikalarının sürdürülmesi ve faillerin korunmasının çocuk haklarını ihlal ettiğini belirtti.Çocuk işçiliği, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini tehdit eden en ciddi istismar biçimlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de çocuk işçiliğine dair son verilere göre, 2019’da 720 bin çocuk ekonomik faaliyette çalıştı. Bu, her 25 çocuktan birinin çalışmak zorunda olduğu anlamına geliyor.İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2024 raporuna göre, son 11 yılda en az 695 çocuk işçi hayatını kaybetti. Her yıl ortalama 61 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitiriyor. Raporda, bu ölümlerin büyük kısmının tehlikeli işlerde çalışan çocuklar arasında gerçekleştiği ve bunun bir “çocuk işçi cinayeti” olduğu ifade edildi.Komisyonlar, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamusal sorumluluğun altını çizerek, çocukların eğitim ve oyun hakkından mahrum bırakılmasının toplumun geleceği açısından ciddi tehlikeler doğurduğunu vurguladı.

 

ÇOCUK YOKSULLUĞU ARTIYOR

Açıklamada, Türkiye’de çocuk yoksulluğunun son yıllarda dramatik bir artış gösterdiği belirtildi. TÜİK verilerine göre, 2022’de yoksul çocuk sayısı 9,59 milyona ulaşırken, çocuk yoksulluğu oranı yüzde 42,4 olarak kaydedildi. Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri arasında yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocuk oranında birinci sırada yer alıyor.

Barınma, eğitim, sağlık ve temel gıda ihtiyaçlarından yoksun bırakılan çocuklar, sağlıklı bir gelişim sürecinden mahrum kalıyor. Komisyonlar, “Çocukların sağlıklı ve yeterli beslenmesi için okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi şart. Çocukların beslenme hakkını koruyacak politikalar ivedilikle uygulanmalıdır”çağrısında bulundu.

 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE TALEPLER

Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu ile İnsan Hakları ve Hukuk Komisyonu, çocuk haklarının korunması ve çocukların istismardan uzak, güvenli bir yaşam sürmesi için kapsamlı çözüm önerileri sundu: “Çocukların güçlendirilmesi için cinsel sağlık ve bedensel söz hakkı eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Bu eğitimlerin bağımsız uzmanlar ve çocuk hakları savunucularıyla birlikte planlanması çağrısı yapıldı.Lanzarote Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasanın ilgili maddelerinin eksiksiz uygulanması gerektiği vurgulandı. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararının çocuk haklarını olumsuz etkilediği belirtildi.İstismarı önlemek amacıyla etkin koruyucu mekanizmalar kurulması ve çocukların şikâyet mekanizmalarına kolay erişiminin sağlanması gerektiği ifade edildi.İstismara maruz kalan çocuklara yönelik etkili ve uzun süreli psikososyal destek sağlanması gerektiği açıklandı.Komisyonlar ayrıca, istismar olaylarında faillerin “itibarı” yerine, çocukların üstün yararının gözetilmesi gerektiğini ifade ederek, “Çocuğun haklarını korumayan bir toplum, kendi geleceğini yok eder” mesajını verdi.

 

ÇOCUKLAR İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI

Son olarak, açıklamada Türkiye’nin çocuk haklarına yönelik artan tehditlerle başa çıkması için acil bir ulusal eylem planı oluşturulması gerektiği vurgulandı. Komisyonlar, çocukların geleceği için herkesin ortak sorumluluk alması gerektiğinin altını çizerek, “Çocuk hakları herkesin hakkıdır, onların sesi olmaktan vazgeçmeyelim” ifadeleriyle kamuoyuna çağrıda bulundu.