Mersin’de sağlık örgütleri, yönetmeliklerin mesleği değersizleştirdiğini ve sağlık çalışanlarını zor şartlar altında bıraktığı gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmeliklere tepki gösterdi. Sağlık çalışanları, acil olarak sağlıkta şiddet yasasının çıkartılmasını ve bu yönetmeliklerin çöpe atılmasını istedi.
Mersin’de sağlık çalışanları, İl Sağlık Müdürlüğü önünde düzenledikleri basın açıklamasıyla seslerini duyurdu. Mersin Tabip Odası, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), 1. Basamak Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık-İş, Hekim Birliği Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) destek verdiği açıklamada, “Aile Hekimliği Eziyet Yönetmeliğine Hayır” yazılı pankart açıldı. Açıklamayı MAHDER Başkanı Dr. Haydar Karakoyun yaptı.
“AĞIR İŞ YÜKÜNDEN BIKTIK”
Sağlık çalışanları, uzun süredir tartışmalara neden olan yönetmeliğe karşı çıkarak, “Maliye Bakanı, vergi yükünü adil şekilde dağıtmıyor, sağlık çalışanlarını eziyor” ifadeleriyle tepki gösterdi. Vergi kesintilerinin yüzde 35’e ulaştığını belirten Karakoyun, “Vergilerimiz düşsün dedik, ama daha da artırıldı” diyerek adil bir vergi düzenlemesi talebinde bulundu. Dr. Karakoyun, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmeliklerin sağlık çalışanlarına büyük yük getirdiğini belirtti. Karakoyun, “Aile hekimliğinde çalışan hekimler, hemşireler ve ebeler ağır iş yükünden bıkmış durumda” diyerek, yönetmeliklerin mesleği değersizleştirdiğini ve sağlık çalışanlarını zor şartlar altında bıraktığını vurguladı.
“BİZLER ESNAF DEĞİLİZ!”
Dr. Karakoyun, açıklamasına şöyle devam etti: “Mesleğimizi değersizleştirip insanlık onuruna yakışmayacak şartları önümüze sunarak ‘ya sıtma, ya ölüm’ dediniz. Aile hekimliğinde çalışan hekimlerimiz, ebelerimiz ve hemşirelerimiz, ağır iş yükünden bıkmış durumdadır. Birçoğumuz sağlığımızı yitirmiş durumdayız. Sayın Bakanım, yaptığınız bir toplantıda bu yönetmeliği sekiz yıl önce hazırladığınızı, bakanlığa beş defa sunduğunuzu fakat kabul edilmediğini söylemişsiniz. Soruyorum size, biz aile hekimliğinde çalışan hekim, hemşire ve ebelere kininiz mi var ki böyle bir zulüm yönetmeliğini çıkartmak için inat ediyorsunuz? Hasta olmadığı için veya herhangi bir ihtiyacı olmadığı için aile sağlığı merkezine başvurmayan vatandaşlardan dolayı bizleri cezalandırıyor ve maaşlarımızdan kesiyorsunuz. Çocuğunu aşıya veya topuk kanına getirmeyen aileden dolayı yine bizleri cezalandırıyor ve yine bizim ücretlerimizi kesiyorsunuz. Hekimlerimiz hastasını iyileştirmek için antibiyotik, mide ilacı veya ağrı kesici gibi ilaç yazdığı zaman yine bize ceza kesiyorsunuz. Hastanelere başvuran hastalardan dolayı yine biz aile hekimleri suçlanıyor, cezalandırılıyor ve yine maaş kesintisine uğratılıyoruz. Gebeliği olduğu halde aile sağlığı merkezine bildirmeyen vatandaşlardan dolayı yine bizler suçlanıyor ve yine bizim hak edişlerimizi kesiyorsunuz. Bizleri memnuniyet puanlarına ve yıldızlama yöntemleriyle puanlamalara tabi tutarak mesleğimizi değersizleştiriyorsunuz. Bizler kurye değiliz, bizler esnaf değiliz; bizleri puanlama yöntemine tabi tutmanız meslek onurumuzu ayaklar altına almaktadır. İş güvencemizi elimizden alıp, istediğiniz an sözleşmeyi iptal edebileceğiniz yetkileri elinize alıyorsunuz.” “Sizi uyarıyoruz; çıkartacağınız bu yönetmelik ile aile hekimliği sistemini yok ediyor, toplumumuzun koruyucu sağlık hizmetlerini tehlikeye atıyorsunuz” diyerek uyarılarda bulunan Dr. Karakoyun, şunları kaydetti: “
DİZ ÇÖKMEYİZ
Sayın Bakanım, tek taraflı sözleşmeniz kabul edilemez. Bizleri iş güvencemizden mahrum edemezsiniz. Bizler asla diz çökmedik ve çökmeyeceğiz. Kölelik sistemine dahil olmayacağız. Bizler onurlu insanlarız. Onurumuzla acı çekeriz fakat diz çökmeyiz.
19 EKİM’DE ANKARA’DA OLACAĞIZ
Sayın Bakanım, geliyoruz; Ankara’ya geliyoruz, gümbür gümbür geliyoruz. 19 Ekim’de Anıttepe Meydanı’nda Ankara’da olacağız. Buyrun Sayın Bakanım, sizleri de davet ediyoruz. Buyrun sizler de gelin, gelin ki aile sağlığı çalışan arkadaşlarımızın sesini dinleyin. Bu ses onurun sesi olacak, bu ses zulme karşı bir ses olacak.
ŞİDDETİN OLMADIĞI BİR GÜN YOK!
Sayın Bakanım, yine demişsiniz ki ne mutlu, sağlıkta şiddet azaldı, azaldığını görmek bizi mutlu ediyor; bu şiddet Avrupa’da da oluyor… Sayın Bakanım, sanırsam siz haber bültenlerini zamanınız olmadığı için dinleyemiyorsunuz. Çünkü sağlıkta şiddetin olmadığı hiçbir gün yok, her gün birkaç ilimizde şiddet haberleri duyulmaktadır. Ayrıca kötü örnek, örnek oluşturmaz Sayın Bakanım. Başka ülkelerde de şiddet oluyor diyerek ülkemizde yapılan sağlıkta terör olaylarını önemsenmeyecek bir olay olarak göstermek çok yanlış. Şiddete karşı yasalarınızın yeterliğinden bahsetmişsiniz, öyleyse neden şiddet gün geçtikçe artmaktadır Sayın Bakanım? Şiddet, sadece kendini bilmez vatandaşlardan gelmiyor. Maalesef bizi yönetenlerin çıkartmış olduğu yönetmeliklerle, bizlere yüklenen yükün kat kat artırılarak, onur kırıcı, haysiyet ezici yöntem ve uygulamalar getirilerek psikolojik şiddet oluşturulmaktadır. Son yıllarda artan iş yükünden, psikolojik baskılardan, yapılan hukuksuz soruşturmalardan, görevimiz olmadığı halde yapılmaya zorlandığımız angaryalardan sağlık çalışanlarımızın çoğu artık sağlığını yitirmiş durumda.
YÖNETMELİK ÇÖP NİTELİĞİNDE
Evet, Sayın Bakanım, çıkartmaya hazırlandığınız bu yönetmelik biz çalışanlar için çöp niteliğindedir. Çöpler çöpe atılacaktır. Zulüm yönetmeliğiniz tutmayacak, formülünüz tutmayacak, zulmünüz tutmayacak. Onurlu mücadelemize, hak mücadelemize daima devam edeceğiz. Bizlerin ezilmesini ve aşağılanmasını asla kabul etmeyeceğiz. Sayın Maliye Bakanı ve Sayın Sağlık Bakanı, artık duyun, artık görün; ülkemizin, bizim, vatandaşların ve sağlık sisteminin geldiği noktayı görün. Sağlıkta dönüşüm dediğiniz proje, sağlıkta çöküşe yol açtı. Sağlık sistemini ayakta tutan temel taşlarından birisi olan birinci basamak çalışanları, yani bizleri yok sayamazsınız. Derhâl vergide adaleti sağlayacak düzenlemeyi yapın. Acil olarak sağlıkta şiddet yasasını çıkartıp, elinizde bulunan çöp niteliğindeki zulüm yönetmeliğini çöpe atın.”
