Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Özkan’ın Açıklamalarıyla Periodontitis Hastalığının Kadın Sağlığı Üzerindeki Etkisine Derin Bir Bakış
Kadınların ağız ve diş sağlığı, hayatlarının farklı dönemlerinde yaşadıkları hormonal değişimlerden ötürü doğrudan etkileniyor. Kadınlarda, ergenlikten hamileliğe, adet döngüsünden menopoza kadar her evrede,östrojen ve progesteron gibi cinsiyet hormonlarının seviyesi, diş eti sağlığı üzerinde derin bir iz bırakıyor. Kadınlarda Hormonal Değişiklikler ve Periodontal (Diş eti) Sağlık arasındaki ilişkide, Periodontitisin (ileri dişeti hastalığı)özellikle kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmesi, hormonal ve genetik faktörlerin bu süreçteki etkisini gözler önüne seriyor.

Adet Döngüsünde Kısa Süreli Riskler
“Ağustos 2024 tarihli yayınlanan makalede ve yapılan araştırmada, Kadınlarda hormon seviyelerindeki değişimlerin diş eti sağlığı üzerinde doğrudan etkili”olduğunu Prof. Dr. Birkan Özkanbelirtiyor. Ayrıca “hamilelik ve adet döngüsündeki bu hormonal değişimler, diş etlerinin kan dolaşımını, bağışıklık tepkisini ve genel ağız sağlığını ciddi şekilde etkiliyor.Adet döneminde östrojen seviyelerindeki yükselme, diş etlerinde hassasiyet, kanama ve şişlik gibi kısa süreli problemleri tetikleyebiliyor. Eğer mevcut bir Periodontitisvarsa, bu dönemde belirtiler şiddetlenebiliyor.” şeklinde vurguladı.
Ergenlik Dönemi: Ağız Sağlığı Tehdit Altında
Ergenlik döneminde progesteron ve östrojen hormonlarının artışı, diş etlerindeki kan damarlarının geçirgenliğini artırarak inflamasyonu tetikliyor. Bu süreçte diş etleri şişiyor, kızarıyor ve hassaslaşıyor. Özellikle ağızdan nefes almanın yaygın olduğu durumlarda, diş eti büyümesi daha sık görülüyor.
Gebelik: Artan Hormon Seviyeleri ve Riskler
Hamilelik döneminde hormonal değişiklikler, kadınları Periodontitisekarşı daha savunmasız hale getiriyor. Prof. Dr. Birkan Özkan, “gebelikte diş etlerinde meydana gelen inflamasyon (şişlik ve kızarıklık), yalnızca anne sağlığını değil, bebeğin sağlığını da olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor:Gebelik sırasında östrojen ve progesteron seviyelerindeki artış, Periodontitisinşiddetlenmesiyle, diş etlerinde inflamasyonu artırabilir. Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski daha yüksektir.”şeklinde uyarıyor. Ayrıca Periodontitisşiddetlenince, dişeti altındaki bakteriler diş çürüğünde artışa yol açıyor. Ayrıca, hamilelikte bebek tarafından çekilen Kalsiyum, hamile kadında diş dişeti ve çene kemiğinde olumsuz değişikliklere yol açıyor. Hatta toplumda bilinen her doğumda bir diş kaybettim olgusu da bu olumsuz etkilerden kaynaklanıyor.”
Bu dönemde bazı kadınlarda “gebelik tümörü” adı verilen ve çiğnemeyi engelleyebilen diş eti büyümeleri de görülebilir. Ayrıca mide bulantısı nedeniyle dişlerin yeterince fırçalanamaması, diş taşı ve plak oluşumunu hızlandırarak bu dişeti hastalığı risklerini artırır.
Menopoz ve Sonrası: Eksilen Hormonların Etkisi
Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin düşmesi, diş etinin keratinizasyonunda azalmaya yol açar. Diş eti hassaslaşır, kolayca zedelenir ve ağrılı hale gelir. Tükürük salgısının azalmasıyla ağız kuruluğu, yanma hissi ve diş çürüklerinde artış gözlemlenir.
Prof. Dr. Birkan Özkan, bu dönemde karşılaşılan osteoporozun da diş sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirtiyor:“Osteoporoz, tek başına diş eti hastalığına neden olmaz. Ancak mevcut bir hastalık varsa, kemik kaybını hızlandırarak diş kayıplarına yol açabilir. Özellikle osteoporoz ilaçlarına başlamadan önce diş hekiminin muayenesiningerekli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Birkan Özkan, bu ilaçların çenede enfeksiyonlarayatkınlığına bağlı olarak çene kemik ölümüne (nekrozuna) neden olabileceğini söylüyor.
Genetik Yatkınlık ve Bağışıklık Sistemi
Hormonal dalgalanmaların yanı sıra asıl genetik faktörler de kadınlarda periodontitishastalık riskini artıran bir diğer önemli etken. Prof. Dr. Özkan, “25-35 yaşlarında sıklıkla kadınlarda başlayan, toplumda aslında %65 oranında var olan Periodontitis hastalığının temelinde, genetik yatkınlığın ve düşük bağışıklık sisteminin varlığına” vurgu yapıyor. Kadınların bağışıklık sisteminin bazı durumlarda şişlik ve kanama gibi etkilere daha duyarlı olması, diş eti hastalıklarının daha şiddetli seyretmesine neden olabilir.“ şeklinde ifade ediyor.
Periodontitis (Diş Eti Hastalığı) Hastalığının Ciddi Sonuçları
Periodontitis, sadece diş eti sağlığını değil, diş, ağız, çene ve çene kemiği yapısını da tehdit eden ciddi bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde kötü ağız kokusu, diş taşı ve plak artışı, diş eti çekilmesi, dişeti şişmesi, çene kemik erimesi ve dişlerin sallanarak kaybı gibi sonuçlara yol açabilir.
Prof. Dr. Birkan Özkan, diş eti hastalığının ilerlemesiyle ağız sağlığının genel sağlığı da etkilediğini şu sözlerle açıklıyor:“Diş kaybı, yalnızca estetik bir sorun değildir; diğer dişlerinde pozisyonlarının yer değiştireceği, kötü ağız kokusu, çiğneme işlev bozukluğu, çene kemik erimesini artırarak çene kemiğinde güçsüzleşmeyi ve genel sağlığı da olumsuz etkiler.”
Kadınlar için Özel Tedavi Yaklaşımları
Kadınların hormonal değişimlerini ve genetik yatkınlıklarını dikkate alan kişiye özel tedavi yöntemleri ve planlama oluşturulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Birkan Özkan, şu önerilerde bulunuyor:
Adet Döngüsündeki Kadınlar için: Dişeti hastalığı bu dönemde geçici bir risk oluştursa da, Periodontitis teşhisinin yapılması için kişiyi muayeneye teşvik etmesi ve Periodontitisin kişiye özel tedavisinin yapılması yararlı olur.
- Hamile kadınlar için: Diş eti iltihaplarını önlemek adına,diş ve periodontitis tedavisinin gebelik öncesi yapılması daha rahat ve sağlıklı bir gebelik geçirmesi açısından yararlı olur.
- Menopoz dönemindeki kadınlar için:Dişeti ve Çene Kemik sağlığını destekleyen tedavi yaklaşımları önemlidir.Menapoz öncesi diş tedavi ve dişeti hastalıkları tedavileri veya operasyonunun yapılması önemli.
Sonuç: Erken Müdahale Farkındalık ve Kişiye Özel Tedavi Yöntemi Şart
Kadınlarda hormonal ve genetik faktörlerin, diş eti sağlığını etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Birkan Özkan, genç kadınlarda erken teşhis, kişiye özel tedaviler ve düzenli diş hekimi muayenelerinin, hastalık riskini en aza indirdiğini belirtiyor:“Diş eti hastalıklarının ilerlemesini engellemek, yalnızca dişlerin değil, çene kemiği ve genel sağlığın korunması, gebe,genç kadın ve ayrıca bebeğin sağlığıaçısından da kritik öneme sahiptir.”
Sağlıklı bir ağız, sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır.
