Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mersin’de Mahsa Amini protestosu

İran’da Mahsa Amini adlı kadının saçları göründüğü gerekçesiyle işkenceyle öldürülmesine 

İran’da Mahsa Amini adlı kadının saçları göründüğü gerekçesiyle işkenceyle öldürülmesine  Mersin’deki kadınlardan da tepki geldi. Kadınlar, “Hepimiz MahsaAmini’yiz. Kadın dayanışmasıyla sınırları yıkmaya devam edeceğiz” diye haykırdı.

 

Esra YILDIZ-MERSİN (TANIK HABER)-Tüm dünyada büyük tepki çeken olayda Mahza Amini, başörtüsü saçını tam kapatmadığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından dayağa ve işkenceye maruz bırakılmış, hastaneye götürülmesine rağmen yaşamını yitirmişti. Mersin Kadın Platformu üyeleri de İranlı Mahsa Amini’nin katledilmesini Pozcu’daki bir mağazanın önünde toplanarak protesto etti. Kadınlar temsili olarak Mahsa Amini’ni saç tellerini yere koyarak tepkilerini gösterdi. Burada Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan Çiğdem Serin, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin, Molla rejimi tarafından yönetilen İran’da “Ahlak Polisi” tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı bahanesiyle başkent Tahran’da işkenceyle tutuklandığını hatırlattı. Polis karakoluna götürülen Mahsa’nın, aynı gece hastaneye kaldırıldığı ve oradan da ölüm haberinin geldiğini belirten Serin, Amini’nin başına aldığı darplar nedeniyle beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirdiğinin kesinleştiğini söyledi.

İran’da 1979’dan bu yana kadınlara başörtüsü dayatması olduğunu ifade eden Serin, “Ahlak polisi denilen teşkilat, kadınların ve LGBTİ+’ların başörtülerinden tutun kıyafetlerine ve dahası her türlü davranışlarına kadar karışıyor, “İslami kurallara” uymadıkları gerekçesiyle darp ediyor ve hatta katlediyor. Yıllardan beri İranlı kadınlar, başörtüsü dayatması başta olmak üzere, “şeriat kuralları” adı altında yaşamlarına, yaşam tarzlarına müdahale eden erkek egemenliğine karşı mücadele ediyor. Zorunlu başörtüsüne karşı mücadele, kadınların bir bütün olarak erkek egemen ve kadın düşmanı rejime karşı mücadelesinin bir sembolü olmuş durumda.  Dünyayı yerinden oynatan kadınların iktidarlarını sarstığını gören şeriat rejimi ve onun polisi, kadınlara ve mücadelelerine saldırarak kadınları yıldırmaya ve sindirmeye çalışıyor. Ancak, sokaktan geri adım atmayarak yaşamları pahasına dinci faşizme karşı mücadele eden kadınların direnişi engellenemeyecek! Mahsa’nın katili kadın düşmanlığı üreten erkek egemen sistemdir. Mahsa’nın direnişi ve mücadelesi biz kadınlar ve LGBTİ+’ların da mücadelesidir. İran’da dinci faşizme karşı mücadele eden kadınlar yalnız değildir!” dedi.

“İRAN’DAKİ FAŞİZMİ TANIYORUZ!”

Mahsa’yı katleden erkek devlet şiddetinin Türkiye’de sokakta hak arayanları işkenceyle gözaltına aldığını ileri süren Serin, açıklamasının devamında şunları savundu: “LGBTİ+’lar cinsel tacize uğruyor, çıplak aramalarla cinsel şiddete maruz kalıyor. Bu ülkede konserler yasaklanıyor, gazeteciler, sanatçılar tutuklanıyor. Sokak ortasında insanlar öldürülüyor. AKP iktidarının cezasızlık politikalarından cesaret bulan katiller her gün en az bir kadını katlediyor. İran’daki faşizm bize hiç de yabancı değil. Biz bu faşizmi Türkiye’de her gün artan kadın katliamından ve korunan faillerden tanıyoruz! Hala bulunamayan Gülistan Doku’dan ve kaybedilen kadınlardan tanıyoruz! Zindanda katledilen Garibe Gezer’den, failleri aklanan Şule Çet’ten tanıyoruz! İran’daki faşizm bize hiç yabancı değil. Biz bu faşizmi bugün kendi ülkemizin içinde bulunduğu hukuksuzluktan tanıyoruz. 27 yıldır çocuklarını arayan Cumartesi Anneleri’ne 700. Haftada yapılan saldırılardan tanıyoruz. Kayıplarını arayan onlarca insana sistematik olarak saldıran bu erkek iktidardan tanıyoruz. Tarikatlara yüzünü dönen, dinci gerici kesimlerin istediklerini yerine getirmek için kazanımımız olan İstanbul Sözleşmesi’ni kutsal aile mavralarıyla bir gecede fesih eden bu iktidar, İran’da kadınların mücadele ettiği düzenin Türkiye’deki yüzüdür. Ülkenin en büyük kentinde nefret dolu LGBTİ+ karşıtı miting düzenlenmesine ses çıkarmayan, hatta teşvik eden erkek devletin özgürlüklerimizi bu çürümüş zihniyetlere yem etmesine izin vermiyoruz. Erkek devlet zulmünün karşısında varlığımızla, feminist isyanımızla buradayız. Yaşamlarımıza kast edilen yerde direniş haktır! İran’da ve dünyanın her yerinde faşist iktidarlar karşısında yaşamlarımızı savunmaya, kadın dayanışması ile sınırları yıkmaya devam edeceğiz! Mahsa’nın her bir saç telini faşizmin boğazına düğüm yapacağız.”