Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kontrol edilemeyen kanama hayati tehlike yaratabilir!

Diş çekimi, sağlıklı bireylerde rutin bir işlem gibi görünse de,

Diş çekimi, sağlıklı bireylerde rutin bir işlem gibi görünse de, kalp hastaları için büyük riskler barındırır. Özellikle kan sulandırıcı kullanan, kalp kapak hastalığı olan veya daha önce enfektifendokardit geçirmiş bireylerde kontrolsüz kanama, ciddi enfeksiyonlar ve ölümcül komplikasyonlar yaşanabilir. Son yıllarda diş çekimi sonrası kanama nedeniyle hayatını kaybeden vakaların artması, bu konuda alınması gereken önlemleri bir kez daha gündeme getirdi.

Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, kalp hastalarında diş çekimi sırasında kanama kontrolünün hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Kan sulandırıcı kullanan veya ciddi kalp-damar hastalığı olan bireylerde diş çekimi, yalnızca bir diş hekimliği tedavisi olarak değerlendirilmemelidir bunun ötesinde kanamalı bir cerrahi işlemdir. Bu hastalarda yanlış bir uygulama, diş çekimi sonrası saatlerce süren kontrolsüz kanamaya yol açabilir ve ciddi kan kaybı ve ardından geri dönülemez sonuçlar doğurabilir.”Kalp hastalarında diş çekimi, her aşama titizlikle planlanmalıdır!

 

Peki, kalp hastalarında diş çekimi sırasında hangi önlemler alınmalı? Prof. Dr. Özkan’ın açıklamaları ve uzman görüşleriyle bu süreci detaylıca ele alıyoruz.

 

Öncelikli adım: kapsamlı kalp-damar hastalığı değerlendirmesi

Kalp hastalarında diş çekimi öncesi ilk adım, hastanın genel sağlık durumuyla birlikte kalp-damar hastalığının detaylı bir şekilde değerlendirmektir. Bu süreçte;

Kalp kapak hastalığı, kalp pili, stent, by-passcerrahisi öyküsü gibi geçmiş tıbbi durumlar incelenmelidir. Kullanılan ilaçlar (özellikle kan sulandırıcılar ve tansiyon ilaçları) göz önünde bulundurulmalıdır. Kardiyoloji uzmanı veya kalp damar cerrahı ile koordinasyon sağlanarak bireysel bir tedavi planı oluşturulmalıdır.

 

Prof. Dr. Birkan Özkan bu konuda şunları belirtiyor: “Bazı durumlarda, diş çekiminden önce kan sulandırıcı ilacın dozunun azaltılması veya kısa bir süreliğine kesilmesi gerekebilir. Ancak bu karar diş hekimiyle veya çene cerrahisi uzmanıyla birlikte mutlaka hastanın kardiyoloğu ile birlikte alınmalıdır.”

 

Kanama kontrolü için kritik önlemler

Lokal anestezi kullanımı: Kalp hastalarında lokal anestezi seçimi büyük önem taşır. Epinefrin içeren anesteziklerin düşük dozda kullanılması, kalp üzerindeki ekstra yükü azaltır, kanamayı azaltır ve ani tansiyon yükselmelerini önler.

 

Diş çekimi sonrası hemostatik (kan durdurucu) yöntemlerşunlardır:

Steril gazlı bezle kanayan bölgeye doğrudan basınç uygulaması: Çekim bölgesine yapılan basınç, kan damarlarının daralmasına ve pıhtı oluşumuna yardımcı olur.

Lokal hemostatik ajanlar: Kanamanın kontrol edilemediği durumlarda kolajen sünger, fibrin yapıştırıcı gibi kanama durdurucu ajanlar kullanılır.

Dikiş (Sütür) Uygulaması: Diş çekim bölgesinin dikişle kapatılması, iyileşme sürecini hızlandırırken kanamayı da minimize eder.

Lazer veya Elektrokoter cihazı yardımıyla: Kanama olan bölgeye teknolojik cihazlardan Lazer veya Elektrokoter uçlar temas ettirilerek atar veya toplar damarlardan sızan kanamanın durdurulması sağlanır.

 

Bu süreçle ilgili olarak Prof. Dr. Birkan Özkan şunları aktarıyor:

“Kanama kontrolü için uygulanacak yöntemler hastaya özel olmalıdır. Standart bir diş çekiminde yeterli olan basit yöntemler, kalp hastalarında yetersiz kalabilir. Bu nedenle diş çekimi sırasında hemostatik (kan durdurucu) ajanların hazır bulundurulması şarttır.”

 

Diş çekimi sonrası enfeksiyon ve kanama takibi

Diş çekimi sonrası en büyük risklerden biri geç başlayan kanamalar ve enfeksiyonlardır. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda, çekim sonrası birkaç saat içinde kanama durabilir, ancak 24-48 saat sonra tekrar başlayabilir.

Prof. Dr. Birkan Özkan’ın bu konudaki uyarıları şöyle:“Hastalar, işlem sonrası 24 saat boyunca aşırı tükürmemeli aksine yutulmalıdır, sıcak yiyecekler yerine soğuk tüketilmesi tavsiye edilir, 1-2 gün içinde durmayan kanama durumunda acilen diş hekimine veya çene cerrahına başvurulabilir. Özellikle kan sulandırıcı kullanan bireylerde, yara bölgesine darbe almaktan kaçınılmalı ve kanama fark edildiğinde derhal diş hekimle iletişime geçilmelidir.”

 

Ayrıca, diş çekimi sonrası aşırı kanama olması enfeksiyon riskini artırır. Enfeksiyonun önlenmesi için;  kanamanın kısa zamanda kontrol altına alınması, profilaktik antibiyotik kullanımı, antiseptik gargara ile düzenli ağız hijyeni sağlanabilir. “Enfeksiyonun kan damar yoluyla yayılması durumunda, bakteriler doğrudan kalp kapaklarına ulaşarak enfektifendokardite neden olabilir. Bu durum, ölümcül riskler taşıyan ciddi bir enfeksiyondur” diyerek konunun ciddiyetine dikkat çekiyor.

 

Prof. Dr. Birkan Özkan, bu vakalarla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Yanlış müdahaleler veya eksik planlamalar, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor. Kalp hastalarına diş çekimi gibi basit görünen işlemler, aslında kanamalı bir cerrahi işlem olduğunun farkında olunmalıdır. Diş çekimi uygun önlemler alınarak yapılmalıdır. Aksi takdirde, kontrolsüz kanama veya enfeksiyon nedeniyle hastalar hayatını kaybedebilir.”

 

Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, bu süreçlerin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirterek şunları söylüyor: kalp hastalarında diş çekimi özel bir planlama gerektirir. Diş çekimi cerrahi kanamalı bir işlem olduğundan özellikle kalp hastalarında yaşamsal riskler taşıyan bir işlemdir. Bu yüzden, hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri, her adımı titizlikle planlamalıdır. Unutmayalım: Doğru uygulamalar hayat kurtarır!