Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“HALA DERS ALINMADI!”

TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri İsmail Oğuz, Kahramanmaraş

TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri İsmail Oğuz, Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin ikinci yılında bir açıklama yaparak, geçen iki yılda yeterli ders alınmadığını ve depremin yıkıcı etkilerinin hâlâ devam ettiğini vurguladı.

 

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler ve ardından 20 Şubat’ta yaşanan Hatay depreminde resmi rakamlara göre 53 bin 537 yurttaş hayatını kaybetti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre 39 bin 441 bina deprem anında yıkıldı, 271 bin 892 bina ise ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldi.

Ancak, TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri İsmail Oğuz’a göre, iki yıl geçmesine rağmen yaşanan kayıplara ve yıkımlara ilişkin tüm veriler hâlâ tam olarak açıklanmış değil.

“DEVLET İLK 72 SAATTE YETERSİZ KALDI”

TMMOB Mersin İKK Sekreteri Oğuz, depreme müdahale sürecinde yaşanan aksaklıkları sert bir dille eleştirerek şunları söyledi: “AFAD’ın yeterli hazırlığı olmadığı ve ilk iki gün organize bir şekilde müdahale edemediği ortaya çıktı. Yerel yönetimler, madenciler, kolluk kuvvetleri ve STK’lar ellerinden geleni yapsalar da kamu otoritesinin eksikliği can kayıplarını artırdı. Arama-kurtarma ekiplerinin sayıca yetersiz olması, vinç, jeneratör ve iş makinelerinin eksikliği nedeniyle enkaz altında kalan birçok kişi hayatını kaybetti. Kızılay’ın çadır ve gıda satması, afet yönetiminde yaşanan krizleri gözler önüne serdi. İletişim altyapısının çökmesi, arama-kurtarma çalışmalarını sekteye uğrattı ve birçok depremzedenin yardım çağrıları karşılıksız kaldı.”

“DEVLET ENKAZ ALTINDA KALDI”

Oğuz, siyasi iktidarın depreme hazırlık yapmaması, deprem sonrası ise süreci yönetememesi nedeniyle halkın kaderine terk edildiğini belirtti. “Yalnızca depremle yıkılan 11 ilimiz değil, bizler, koca bir ülke olarak hâlâ enkaz altındayız” diyen Oğuz, devletin tüm mekanizmalarının da bu enkazın altında kaldığını ileri sürdü.  “Deprem sonrası gösterilen dayanışma, halkın kendi çabasıyla hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür” diyen Oğuz, hükümetin rant odaklı politikalar izlediğini belirterek şunları ekledi: “Bilim ve teknik dışlanarak hareket edildi. Şehirlerin yeniden inşasında sosyal ve kültürel dokular dikkate alınmadı. TMMOB’nin raporları ve önerileri göz ardı edildi. Kentleşme ve barınma politikaları kamucu bir anlayışla ele alınmadı.” TMMOB olarak, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini her fırsatta dile getirdiklerini vurgulayan Oğuz, şu çağrıyı yaptı: “Depremlerin bir felakete dönüşmesini istemiyorsak, bütünlüklü bir plan ve güçlü bir siyasi irade şarttır. Yapı denetimi sistemi kamu yararına yeniden düzenlenmeli, kentleşme ve barınma politikaları bilimin ve tekniğin ışığında şekillendirilmelidir.” Oğuz, son olarak depremlerin bir doğa olayı olduğunu ancak bunun bir afete dönüşmesinin yönetim hatalarından kaynaklandığını belirterek, bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.