Mersin’de Sağlık Bakanlığı’nın yeni yönetmeliğine tepki olarak bir araya gelen sağlık emekçileri, çalışma koşullarını ağırlaştıran düzenlemelerin geri çekilmesini talep etti.
Türkiye genelinde 3 gündür yürütülen iş bırakma eylemine binlerce ASM (Aile Sağlığı Merkezi) çalışanı katıldı, bazı il ve ilçe sağlık müdürlükleri önünde de basın açıklamaları düzenlendi. Mersin’de de aile hekimleri ve sağlık emekçileri, Sağlık Bakanlığı’nın Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) için getirdiği yeni yönetmeliğe karşı iş bırakma eyleminin üçüncü gününde seslerini yükseltti. Mersin Tabip Odası binası önünde toplanan sağlık emekçileri adına konuşan Mersin Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. İzzet Çalış, “İyi Çalışan Sağlık Sistemine İhtiyacımız Var, Performans ve Ödeme Yönetmeliğine Değil” diyerek Sağlık Bakanlığı’na seslendi ve yönetmeliğin halk sağlığına zarar vereceğini vurguladı. Çalış, yeni düzenlemenin sağlık sistemindeki mevcut sorunları çözmekten uzak olduğunu savunarak, “Bu yönetmelik halk sağlığını korumak yerine, hekimlerin iş yükünü artırarak sağlık çalışanlarını zor duruma sokacak” dedi. Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni yönetmelik, sağlık emekçileri tarafından “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırılırken Başkan Çalış, bu düzenlemenin hem hastalar hem de hekimler açısından ciddi sorunlar yaratacağını ifade etti. Yönetmelikte koruyucu sağlık hizmetlerine yeterince önem verilmediğini belirten Çalış, performans kriterlerinin halk sağlığına katkı sağlamadığını, aksine sağlık çalışanlarını yıprattığını söyledi.
SAĞLIK ÇALIŞANLARININ TALEPLERİ
Başkan Çalış, yönetmeliğin geri çekilmesi ve şu taleplerin yerine getirilmesi gerektiğine dikkat çekti: “Hükümet ve Sağlık Bakanlığı, Eziyet yönetmeliğini geri çekmeli ve aşağıda ilan ettiğimiz taleplerimizi hayata geçiren yeni bir yönetmelik yayınlamalıdır: Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır. Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır. Kadrolu ve güvenceli yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Kadrosuz, güvencesiz bir şekilde çalışan emekçiler (gruplandırma elemanları) kadroya geçirilmelidir. Aile hekimlerine ve tüm sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir. Gelire katkısı yüzde 20’yi geçmeyecek ve yapılan hizmetin niteliğini ödüllendiren bir performans uygulamasına geçilmelidir. “Eziyet Yönetmeliği” geri çekilene ve beş talep yerine getirilene kadar her türlü fiili ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Sonraki haftalarda sağlık meslek örgütleri ile birlikte gerçekleştireceğimiz çeşitli eylem ve etkinliklerle halkımızın sağlığı ve haklarımız için sağlık otoritesini harekete geçme konusunda zorlamaya devam edeceğimizi, sonuç alıncaya kadar vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz.”

“İŞ KOŞULLARINI AĞIRLAŞTIRAN DÜZENLEMELERE KARŞIYIZ”
Mersin Aile Hekimleri Derneği Başkanı (MAHDER) Dr. Haydar Karakoyun da, yeni yönetmeliğin getirdiği zorluklara değinerek aile hekimlerinin taleplerini sıraladı. Karakoyun, “Hekimlik meslek onurunu aşağılayıcı bir uygulama olan hasta memnuniyetine göre katsayı belirleyip maaş ödeme kısmına karşıyız. Sözleşme dönemi sona erdiğinde hekimin görevine devam etmesi için imzalaması gereken sözleşmenin bir takım hedef puanlara endekslenmiş olması ve bu puanı alamayan hekimin sözleşmesinin imzalanmayacak olması iş garantisi ve işe devamlılık konusunda belirsizlik doğuracağından yönetmeliğin bu kısmına karşıyız. Kişilerin hastanelere başvuru sayısının katsayılar ile maaş hesabına dahil edilmesine iki cihetle karşıyız. 4000 nüfus ödemesi yapılırken ödemenin 3500’e düşürülmesine karşıyız. Akılcı ilaç kullanımı için katsayı belirleyip il geneli oranının üstünde kalandan maaş kesintisine karşıyız. Hekimi tedavi planlarken vicdanı ile cüzdanı arasına sıkıştırmaktan başka bir faydası olamayacak bu uygulamadan derhal vazgeçilmelidir. Bakanlıkça tarafımıza ödenen gider ödeneğinin aile sağlığı merkezi tefrişatı için il sağlık müdürlüğü tarafından her hekimden %12’ye kadar kesilebilecek olmasına karşıyız. Maaş hesaplamasında kullanılacak olan formülün bu denli karışık ve anlamsız olmasına karşıyız. Çünkü sistemin uygulayıcısı olan mutemetlerin yapacağı bir yanlıştan doğan hatalı ödemeler tarafımızca anlaşılmadığından hak kaybımızın olup olmadığını bile bilemeyeceğiz. Daha anlaşılabilir ve sistemin aldatıcılığından uzak bir hesaplama yöntemi geliştirmesi gerektiğini bildiriyoruz” ifadelerini kullandı.
