Kısa adı ÇETKODER olan Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Mustafa Göktaş, kök maaş uygulaması yüzünden 11,5 milyon emekliden 7 milyonunun verilen zamlardan etkilenmediğine dikkat çekerek, “Evinde bile otururken utana sıkıla kıvranan emekli çay ocağında bile bir bardak çay içemeyecek duruma geldi” dedi.
ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş, geçmiş değerlendirmelerinde emekli zammının bir hayal kırıklığı olduğunu savunarak, “Yaşları kemale ermiş emekli insanlara bu Allah’tan reva mı? Emekli, insan değil mi? Yaşamasın mı? Kök maaşlardaki adaleti düzenleyin” diyerek hükümete seslenmişti.
Oldukça ilgi gören bu yazının ardından Göktaş, “Emekli yılbaşına ölür mü kalır mı?” başlıklı bir yazı daha kaleme aldı. Göktaş’ın haberanaliz.net adlı sitede yayınlanan yazısı şöyle: “Her malın, her hizmetin, her dakika fiyatının arttığı (ZAMLANDIĞI) şu ortamda, Emekliye açıklanan yüzde 25 zam ve onu da KÖK maaş dediklerine uygulamaları yüzünden 11,5 milyon emeklinin 7 milyonu bu zamdan etkilenmedi.
Çünkü kök maaş esas alındığı için maaşlarında oynama olmadı.
Bir kuruş artış yaşanmadı. 7 bin 5 yüz liraya talim etmek zorunda kaldılar.
Tabi buna TALİM denirse….
Evinde bile otururken utana sıkıla kıvranan EMEKLİ, kahvede yâda esnaf çay ocağında bile bir bardak ÇAY içemeyecek duruma geldi.
Ev kiraları korkunç arttı.
Yetişmek mümkün değil…
Çarşı pazarda sebze meyve, gıda fiyatları uçuşa geçti, yetişmek mümkün değil…
İnsan sağlığı ile ilgili hayati ilaçların fiyatları zamlandı, en çok bu ilaçlara ihtiyacı olan kesim EMEKLİ, alamaz, ulaşamaz oldu…
Toplu taşıma hizmetlerini zamlandı…
Uzatmaya gerek yok, hayat pahalılığı ortalığı yakıp yıkıyor.
Eskiden ORTADİREK vardı.
Orta direk diye bir kesim kalmadı.
Zengin daha da zenginleşti.
Fakir sosyal ardımla ayakta..
Orta direk ise (Memur – İşçi – emekli – küçük esnaf) belirli bir gelir düzeyinde ama aç ve açlıkla iç içe.
Bu kesimin içinde Esnaf var.
Sabah dükkan açıyor, akşama kadar siftah etmeden kapatan var.
Piyasaya yetişemeyen iş yeri kapatıyor.
Emekli kesim ise açlık ve yokluk içinde ölüm kalım savaşı veriyor.
7 bin 5 yüz lira ile bir ay geçinecek, 9 bin gün prim yatırmış bir Bağkur emeklisinin yaşaması mümkün mü?
Şimdi yılbaşına kadar iyileştirme yapılacak deniyor.
Yahu emekli yılbaşına kadar bu açlık ve yokluk içinde kıvranırken kefenin içine girer, tabutu bile görmeden toprağa katarlar.
Bu insanların YAŞAMAYA hakkı yok mu?
İnsanca, uygarca yaşamak için, istedikleri çok şey değil.
2000 öncesi emekli olan ile 2000 sonrası emekli olan arasındaki farkın kapanması için İNTİBAK istiyorlar.
Ayrıca Asgari ücrete bile denk gelmeyen maaşlarını ADİL- HAKKANİYETLİ şekilde artmasını istiyorlar.
2008 de kanun değişti, emekli aylığı yaşlılık aylığına dönüştü, insanların kazandığı haklar ellerinden alındı.
Kök maaş işi çıktı.
Maaşın kökü, dalı, yaprağı mı olur?!
Maaş, maaştır ve adil, hakkaniyetli, eşit olmalı.
Emekliye bunu reva görmeyin.
Yılbaşına kadar çok sayıda emekli hakkın rahmetine kavuşur.
Psikolojileri bozuk, yaşamdan zevk almıyorlar, karamsarlık içindeler.
Yaşlıya saygı, büyüğe saygı böyle mi?
Günah ya!!!”
