Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dr. Aksoy: “Sağlık sistemi sorunlu”

Sağlık sistemindeki sorunlar tepkiye neden oluyor. Özellikle randevu almakta zorlanan

Sağlık sistemindeki sorunlar tepkiye neden oluyor. Özellikle randevu almakta zorlanan vatandaşlar zor anlar yaşıyor. Konuya ilişkin olarak görüşlerine başvurduğumuz Dr. Yılmaz Aksoy, sağlık sistemini eleştirerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Gazetemize verdiği demecinde randevu sisteminin iyi işlemediğine değinen Mersin Devlet Hastanesi Eski Başhekimlerinden Dr. Yılmaz Aksoy, Şehir Hastanelerini ülkenin kara deliği olduğunu iddia ederek, “Bir Hekim bir servise Konsültasyona gitmek için gidiş geliş 2 km yol kat ediyor. Biz eskiden her gelen hastaya bakardık. Bir hastaya bakmazsak, soruşturma geçirirdik. Bugün hasta randevu alamıyor. Diyelim ki, aldı. Başka bir bölüme gitmesi gerekse tekrar randevu alması gerekiyor. Hastalara şifa dağıtmak asli görevi olan hastaneler bugün sorunu derinleştirerek vatandaşların ruh sağlığını da bozmaktadır” dedi.

“AVRUPA ÜLKELERİNE GİDİYORLAR”

Öte yandan yurt dışına giden beyin gücünün altını çizen Dr. Aksoy, ekonomik şartlar nedeniyle uzman doktorların Avrupa ülkelerine gitme gerçeğine dikkat çekti. Doktor ve hemşirelerin pasif duruma getirildiğini belirten Dr. Aksoy, “Hastanelerde personel üzerinde yaptırım güçleri alın ve idareye bırakılmış durumdadır. Konusunda uzmanlaşmış doktorlarımız özlük haklarının ve ekonomik şartlarının günümüz koşullarına göre uygun hale getirilmemesi sebebiyle yurt dışına çıkmaktadırlar. Bu süreç böyle devam ederse yetenekli ve bilgi birikimi yüksek doktor bulmamamız imkansız hale gelecektir. Ülkemizi yönetenler özellikle sağlık sistemini tekrar ele alarak günümüz şartlarına uygun hale getirmelidirler. Şehir Hastanelerin dev binaları içerisinde ruh sağlığı bozmak yerine artık şifa dağıtılmalıdır”

AŞI ÜRETİRKEN AŞI İTHAL EDER HALE GELDİK 

Ayrıca, Atatürk’ün Cumhuriyetin ilk yıllarında sağlık konusunda yaptığı devrimsel çalışmalar sonrasında önemli başarılara imza atıldığına dikkat çeken Dr. Aksoy, “Atatürk Cumhuriyetin kuruluşunun 2. Günü 30 Ekim Sabahı, Başbakan tayin ettiği, İsmet İnönü’ ye memleketin durumunu özetleyen bir mektup yazıyor. O mektuptaki sağlık personeli sayısı, doktor sayısı 337, Sağlık memuru 434, ebe 136 ve pek az şehirde eczane var. 3 Milyon Trahomlu var. Verem, Frengi, Sıtma, Tifo ve Tifüs salgınları var. Bebek ölüm oranı yüzde 60’ı geçiyor. Nüfusun yüzde 80’i kırsal bölgede yaşıyor. Bu imkânsızlıklara rağmen, 10 yılda Verem, Frengi, Sıtma, Trahom ve Şark çıbanı savaşını kazanıyor. Başbakanlık da yapan Dr. Refik Saydam tarafından, Ankara Sıhhiye de açılan Laboratuvarda aşı üretiliyor ve ÇİN’ hibe ediliyor. O günlerde ülkemiz yokluklara rağmen sağlık alanında çok büyük başarılara imza atmıştı. Atatürk’ ün çıkarttırdığı,24.04.1930 tarihli,1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha kanununa göre devlet salgın ve bulaşıcı hastalıkların tedavisini ücretsiz yapmakla yükümlüdür. Bu Kanunun 83. Maddesine göre de, ” Salgın ve Bulaşıcı hastalık nedeniyle, Sağlık Kuruluşlarında veya evlerinde tecrit edilen kişilerden muhtaç olanlara kendilerinin ve ailelerinin geçimi Hükümetçe sağlanır” demektedir. İktidar Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünü Kapattı. Geçmiş de aşı gönderdiğimiz Çin’den aşı ithal etti. Bu gerçekler orta yerde dururken sağlıkta sistemsel sorunların varlığı tartışma götürmez bir gerçektir” dedi.