Tutuklu gazetecilere Mersin’deki meslektaşlarından destek

Gazetecilerin tutuklanması protesto edildi...

Geçtiğimiz hafta Diyarbakır’da gözaltına alınan 20 gazeteciden 16’sının tutuklanması Mersin’de de protesto edildi.

Mersin’deki gazeteciler Diyarbakır’da tutuklanan meslektaşları için Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya geldi.  “Gazetecilik suç değildir. Özgür basın susturulamaz”,  “Gazetecilik hapsedilemez”, “Özgür basın demokrasinin gereğidir” yazılı pankart ve dövizler açan gazeteciler adına açıklama yapan Mezopotamya Haber Ajansı Muhabiri Cemil Uğur, tutuklamalara hangi kılıfın uydurulursa uydurulsun gerçeği bildiklerine dikkat çekerek, meslektaşlarının gazeteciliğin onurunu ve halkın haber alma hakkını savunduğu için tutuklandığını savundu.

“BASINA YÖNELİK BASKILAR TOPLUMA VERİLMİŞ BİR GÖZDAĞIDIR”

Demokrasi, basın ve ifade özgürlüğünü savunarak iktidara gelen AKP’nin, bugün bunları tamamen ortadan kaldırdığını ileri süren Uğur, “Sırf iktidarını sürdürmek isteyen AKP, meslektaşlarımızı tutuklayarak seçim sürecini başlatmıştır. Bu süreci baskıyla sürdürmeye çalışacaklarını şimdiden tahmin etmek kahinlik olmayacaktır. Basına yönelik gözaltılar ve baskılar, tamamen bütün topluma verilmiş bir gözdağıdır. Gazetecilere, mesleki faaliyetleri nedeniyle başlatılan soruşturma ve tutuklamalar basın özgürlüğüne ve haber alma hakkına saldırıdır” ifadelerini kullandı.

“BASKI VE SİNDİRME POLİTİKALARINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

“Basın özgürlüğü konusunda 180 ülke içinde 149’uncu sırada olan Türkiye, Diyarbakır’da 16 gazeteciyi tutuklayarak bu sıralamada daha da geriye düşmüş durumda” diyen Uğur, şöyle devam etti: “Özgür basının hapsedilmesi karşısında muhalefet partilerinden aydınına, gazetecisinden cemiyetine kadar susanlar şunu unutmamalıdır ki; basının özgür olmadığı bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Bunun sadece biz gazetecilerin değil, Türkiye’de yaşayan 84 milyonun meselesi olduğu bilinmelidir. Bu bakımdan demokrasi ve halkın haber alma hakkını savunmak için tüm siyasi partileri, kurumları ve yurttaşları ortak mücadele etrafından birleşmeye çağırıyoruz. Biz gazeteciler; zalimin zulmüne karşı mücadele edenlerin, kadınların, işçileri, emekçilerin, KHK’lıların, Kürt halkının, yok sayılan halkların inançların, doğası için direnenlerin ve tüm ezilenlerin sesi olmaya devam edeceğiz. Biz gazeteciler; gözaltılara, tutuklamalara, baskı ve sindirme politikalarına boyun eğmeyeceğiz. Biz gazeteciler; her ne pahasına olursa olsun, Ape Musa’dan, Metin Göktepe’den, Uğur Mumcu’dan, Hrant Dink’ten devraldığımız kalemle hakikati yazmaya devam edeceğiz.”

Uğur, son olarak meslektaşları serbest bırakılana kadar her alanda onların sesi olacaklarını sözlerine ekledi.

TGS’DEN AÇIKLAMA

Öte yandan konuyla ilgili olarak Türkiye Gazeteciler Sendikası açıklama yaptı. Açıklamada şunlar kaydedildi:

Diyarbakır’da geçtiğimiz hafta gözaltına alınan 20 meslektaşımızdan 16’sı sabaha karşı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu olaydan iki saat sonra sabah saat 6’da gazeteci İnci Hekimoğlu İzmir’deki evinden gözaltına alındı. Aynı saatlerde TBMM Adalet Komisyonu’ndan sansür yasası olarak tanımladığımız dezenformasyon yasası geçti. Bu sabah iktidar gazeteciliği bitirmek için ne kadar kararlı olduğunu göstermek adına hem yargı gücünü hem de Meclis’teki vekil gücünü gösterdi.

Diyarbakır’da geçtiğimiz hafta sabaha karşı yapılan operasyon ile gözaltına alınan 20 meslektaşımız 8 gün gözaltında tutulduktan sonra dün ifadeleri alınmak üzere savcılığa getirildi. Daha sonra mahkemeye çıkartılan meslektaşlarımızdan 16’sı tutuklandı: Mazlum Güler, Ramazan Geciken, Abdurrahman Öncü, İbrahim Koyuncu, Lezgin Akdeniz, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Zeynel Abidin Bulut, Serdar Altan, Ömer Çelik, Neşe Toprak, Mehmet Ali Ertaş ,Mehmet Şahin, Elif Üngür, Aziz Oruç ve Safiye Alagaş.

“Terör örgütünün nihai hedeflerine odaklanarak başarıya ulaşmasını sağlamaya yönelik hareket ettiğine dair tespitler” gerekçe gösterilerek örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklanan meslektaşlarımıza, “sürekli ve düzenli bir şekilde faaliyet yürütme” suçlaması yapılıyor. Gazetecilik faaliyetinin bu şekilde kriminalize edilmesini asla kabul etmeyeceğiz. Toplumu bilgilendirmek dışında bir amacı olmayan, gazetecilik dışında bir şey yapmayan meslektaşlarımızı derhâl serbest bırakın!

Meslektaşımız İnci Hekimoğlu bir telefon ile ifadeye çağrılabileceği yerde sabah saat 6’da evinden gözaltına alındı. Gazetecilerin şafak baskınları ile gözaltına alınması sistematik hale geldi. Bu insanlık dışı muamele kabul edilemez. Diyarbakır’daki 16 meslektaşımız gibi İnci Hekimoğlu’nun da ivedilikle serbest bırakılmasını istiyoruz.

İki hafta önce TBMM’ye gönderilen dezenformasyon yasası dün sabaha karşı Adalet Komisyonu’ndan geçti. Artık Meclis Genel Kurul gündemine gelmesi beklenen yasa, büyük bir sansür uygulamasını da beraberinde getirecek. Türk Ceza Kanunu’na yeni bir suç ekleyen bu teklif ile her türlü gazetecilik faaliyeti suç sayılacak ve gazeteciler hapis cezası ile karşı karşıya kalacak. Hukuk ayaklar altına alınarak, keyfî kararlar ile tutuklanan gazeteciler artık kanunda yazıldığı için tutuklanacak. Gazeteciliği suç sayan bu teklif ile toplum da haberden mahrum bırakılacak.

Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak tutuklanan meslektaşlarımızın özgürlüklerine kavuşması için ve toplumun hakikatten mahrum kalmasına neden olacak bu yasa tasarının Meclis’ten geçmemesi için çalışmaya devam edeceğiz.

 

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu