Sağlık emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nda başlattıkları büyük grev ülkenin dört bir yanında devam ediyor.
Sağlık emekçilerinin, özlük haklarının iyileştirilmesi ve taleplerinin karşılanması için 14 Mart Tıp Bayramı’nda başlattıkları büyük grev ikinci gününde de devam etti. Ülkenin dört bir yanında olduğu gibi Mersin’de de iş bırakarak greve giden sağlık emekçileri, grevi hastaneler önünde devam ettirdi. İlk olarak Mersin Şehir Hastanesi’nde bir araya gelerek eylem yapan sağlık emekçileri, daha sonra Toros Devlet Hastanesi önünde bir araya geldi. “Sağlık hizmeti ekip işidir”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Aile hekimliği ceza yönetmeliği geri çekilmeli” dövizleri açan sağlık emekçileri, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”, “Yaşamak yaşatmak istiyoruz” sloganları attı. Eylemde sağlık örgütleri adına basın açıklaması yapan Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Halk Sağlığı Uzm Dr. Nasır Nesanır, “Yine buradayız, burada kalacağız. Büyük G(ö)rev devam ediyor” dedi.
“TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI”
Mersin Sağlık Örgütleri olarak uzun süredir sağlık alanında yaşanan, kendilerini umutsuzluğa sürükleyen karanlık tabloya karşı hakları ve daha iyi bir sağlık ortamı için mücadele ettiklerini belirten Nesanır, “Bir kez daha, başta TBMM olmak üzere etkili, yetkili olan herkese sesleniyoruz; emeğimizin karşılığını alamadığımız, tüketen çalışma koşullarına, sağlık alanında yaşanan şiddete tek bir gün bile tahammülümüz kalmadı. Büyük G(ö)rev eylemimiz haklı meşru ve yasaldır! İstanbul Taksim alanına çelenk koymaya çalışan hekimlerin engellenmesi büyük bir suçtur. Sağlık Bakanlığı’nın görev eylemlerimiz hakkında daha önce 81 ile gönderdiği yazı baştan sona talihsiz bir içeriğe sahiptir. Özellikle pandemi döneminde önlenebilir ölümlere ve 553 sağlık çalışanının ölmesine neden olanlar bizlere sağlık hakkının gerekliliklerinden bahsedemez. Görev eylemlerimiz daha sağlıklı bir toplum, halk sağlığının öncelendiği sağlık politikaları içindir” ifadelerini kullandı.
“YASAL DÜZENLEMELER YAPILMALI”
Sağlık emekçilerinin acil taleplerini açıklayan Nesanır, şöyle konuştu: “Sağlıkta Şiddet Yasası bir an önce çıkarılmalı; özel sağlık sektöründe çalışan hekimlerin sosyal güvenlik primleri ‘prim ödeme tavanı’ üzerinden çalıştıkları kurumlar tarafından ödenmeli; ücretleri en az yoksulluk sınırının iki buçuk katı olmalıdır. Tüm ASM binaları kamu tarafından inşa edilmeli, aynı standartlarda donanımı kamu tarafından sağlanmalı, bütün giderleri Sağlık Bakanlığı’nca karşılanmalı; Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliği geri çekilmelidir. COVID-19 illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı sayılmalı, pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı uygulanmalıdır. Sağlık sistemi ve kurumsal sorunlar kaynaklı malpraktis davaları ile hekimleri ödeyemeyecekleri tazminatlara mahkûm eden uygulamaların önlenmesi için yasal düzenlemeler yapılmalıdır.”
“AÇIKLAMA NİYETİN ÖTESİNDE DEĞİL”
Açıklamanın ardından sağlık emekçilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık emekçileri hakkındaki açıklamalarına yanıtını okuyan Nesanır, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir açıklama yapılmıştır. Yapılan açıklamada bakanın bizzat kendi mektubunda düzenlemelerin aslında çok kolay yapılabileceği söylense de bugün itibari ile henüz somut bir adımın olmadığını görüyoruz. Bugün yapılan açıklama niyetin ötesine geçememiştir.2021 yılı Aralık ayında mecliste kabul edilen düzenlemenin iktidar partisi tarafından geri çekildiğini biliyorken, yapılan niyet beyanlarını somut adım olarak değerlendirmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“VAATLER SORUNLARIMIZI ÇÖZMEKTEN ÇOK UZAK”
“Ben hekimlere iğne bile yaptırmam”, “hekim efendi dönemi bitti”, “gidiyorlarsa gitsinler” açıklamalarından hekimliğin değerini bilen açıklamalara gelmeyi önemli bulmakla birlikte, Cumhurbaşkanının hekimlere yönelik bir özür borcu olduğunu hatırlatmayı da tarihsel ve mesleklerine meslektaşlarına yönelik bir sorumluluk olarak gördüklerini söyleyen Nesanır, Cumhurbaşkanı tarafından özlük haklarını ‘iyileştirme’ vaadiyle yapılan açıklamaların sorunları çözmekten uzak olduğunu belirterek, “Pandemide on binlerce insanımızı, yüzlerce hekimi ve sağlık emekçisini kaybetmemize neden olan, hekimlerin ve diğer sağlık emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını çekilmez hale getiren bu sağlık sisteminin hala savunulması niyetler konusunda aklımızdaki soru işaretlerinin daha da artmasına neden olmaktadır” dedi.
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.
Yorum Yap