Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, acil kullanım onayı alınan Turkovac aşısının bilimsel verilerinin acilen paylaşılması çağrısında bulundu.
Türkiye’nin yerli Covid-19 aşısı Turkovac; Erciyes Üniversitesi, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) işbirliğiyle geliştirildi. Aşının 44 gönüllü üzerinde yapılan faz-1 çalışmaları 5 Kasım 2020’de açıklandı. 250 gönüllünün katıldığı faz-2 çalışmaları ise Şubat 2021’de kamuoyu ile paylaşıldı. 22 Haziran’da başlayan faz-3 çalışmalarına dair veriler ise henüz açıklanmazken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşının acil kullanım onayı aldığını ve seri üretime geçerek yaygın şekilde kullanılacağını açıkladı. Bilim dünyasında ise faz-3 çalışma sonuçları kamuoyuyla henüz paylaşılmayan aşının aldığı onay ve ardından seri üretime geçecek olmasına karşı endişeler sürüyor.
“BİRÇOK İNSAN AŞIYI BEKLERKEN HASTALANIP ÖLDÜ”
Mersin Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği Pandemi Çalışma Grubu, acil kullanım onayı alan Turkovac ile ilgili açıklama yaparak, Sağlık Bakanlığı’na Turkovac ile ilgili tüm bilimsel verileri ivedilikle paylaşması çağrısında bulundu. Konuyla ilgili açıklama yapan Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, Türkiye’nin kendi aşısını üretmesinin hem Covid-19’u kontrol altına alabilmek hem de gelecekteki pandemi ve biyolojik tehditlere karşı önlem almak için yaşamsal önemde olduğunu belirterek, “Bu nedenle, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün modernize edilerek tekrar açılması, aşı ve diğer tıbbi üretim çalışmalarına başlaması bir zorunluluktur. Ülkemizde yürütülen aşılama çalışmalarının algıya dayalı niteliği, mRNA aşılarına karşı geliştirilen olumsuz söylemler, aşıların ülkemize hızla getirilememesi, tek aşıya bağımlı bırakılmamız, aşı ile ilgili herhangi bir ciddi kampanya yapılmaması nedeniyle oluşan tereddütler ve aşı karşıtlığı henüz aşılamamıştır. Tüm bu nedenlerle Türkiye’de aşılama hızı ve oranı düşüktür. Sağlık Bakanlığı’nın ülkemizde yapılan aşı çalışmalarına dair verdiği bilgiler başlangıçta umut verici olsa da söz verilen tarihlerde beklenen gelişmelerin olmaması, birçok insanın aşıyı beklerken hastalanıp ölmesine neden olmuştur” ifadelerini kullandı.
“ÇEKİNCELERE YOL AÇACAK”
Aşı çalışmalarının yoğun emek gerektiren bir süreç olduğunu bildiklerini ve sağlık çalışanları başta olmak üzere tüm emek verenlere teşekkür ettiklerini kaydeden Antmen, “Başta inaktive virüs aşısı (Turkovac) olmak üzere halen ülkemizde sürdürülen aşı araştırmalarının devam eden ya da tamamlanan aşamaları hakkında yeterli bilimsel bilgi ve veri Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılmamıştır. Ayrıca faz 3 aşaması başlayan Turkovac aşısının hatırlatma dozu olarak uygulanacağı bir başka çalışmanın daha yürütüldüğü de bildirilmiş ancak bugüne kadar yapılan çalışmaların somut verileri bilimsel olarak açıklanmamıştır. Sağlık Bakanlığı’nın Turkovac için acil kullanım onayı verildiğinin açıklaması, bilimsel çekincelere yol açacak niteliktedir” diye konuştu.
“BİLİMSEL ORTAMLARDA DEĞERLENDİRİLMELİ”
Türk Toraks Derneği, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği ile Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin “Henüz faz 3 aşaması sürmekte olan bir aşının hatırlatma dozu çalışması verilerine veya faz 3 çalışmasının küçük ölçekli bir erken aşama verisine dayalı olarak Acil Kullanım Onayı alması durumunda bu ‘onay’ bilimsel olarak tartışmalı olacaktır” görüşünün dikkate alınması gerektiğini ve araştırma sonuçlarının bilimsel ortamlarda, ilgili uzmanlık dernekleri ve meslek örgütleriyle zaman geçmeden paylaşılması gerektiğinin altını çizen Antmen, şöyle devam etti: “Bilimsel çalışma sonuçları yayımlanmayan ve bilimsel ortamlarda tartışılmamış bir aşının güvenli ve etkili sayıldığına dair bakanlık açıklamaları, maalesef var olan aşı tereddüdünü daha da artıracaktır.
Türkiye’de üretilen bir aşının sadece ülkemizde değil dünyada da pandemiyi kontrol altına alma ihtimali, sevinçle karşılayacağımız bir durumdur. Ancak bunu yapmak için henüz uluslararası bilimsel hakemli bir dergide yer almayan faz 3 çalışmalarının bilimsel ortamlarda değerlendirilmesi, ardından fazların sonuçları ve bilimsel verilerinin paylaşılması gerekmektedir. Tüm bu sürecin ardından Acil Kullanım Onayı alınmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nı kamuoyunu aydınlatma sorumluluğunu yerine getirmeye, aşı kararsızlığına ve aşı karşıtlarının yanıltıcı söylemlerine yol açabilecek olumsuz durumlardan kaçınmaya, zaman yitirmeden çalışma sonuçlarını tüm ülke ile paylaşmaya çağırıyoruz.”
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.
Yorum Yap