ANKARA (İGFA) – Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Haberleşme, Seyrüsefer ve Gözetim Sistemleri Mânia Kriterleri Hakkında Yönetmelik (SHY-CNS/MÂNİA) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelik, Türkiye hava sahasında hizmet veren tüm sivil CNS sistemlerini kapsıyor.
Düzenlemeyle birlikte havaalanları çevresinde gerçekleştirilecek yapılaşmaların haberleşme, seyrüsefer ve gözetim sistemlerinin sinyal performansını olumsuz etkilemesinin önüne geçilmesi hedeflendi.
Yönetmelikte yapılaşma başvuruları için iki aşamalı değerlendirme sistemi getirildi. İlk aşamada, Coğrafi Tabanlı Dijital Bilgi Platformu üzerinden yapıların belirlenen yapı tahditli alanları (YTA) ihlal edip etmediği kontrol edilecek. İhlal veya sınır durumu tespit edilmesi halinde başvuru, CNS hizmet sağlayıcısı uzmanlarınca gerçekleştirilecek ikinci aşama teknik etki analizine yönlendirilecek.
RADAR VE SEYRÜSEFER SİSTEMLERİNİN ÇEVRESİNDE MESAFE SINIRLARI
Yeni yönetmelikle CNS sistemleri çevresindeki hassas sahalar ve yapılaşma sınırları ayrıntılı biçimde belirlendi.
Buna göre; radar sistemlerinde anten merkezinden itibaren 500 metre yarıçaplı alan hassas saha, 500 metre ile 15 kilometre arasındaki alan ise YTA olarak tanımlandı. Bu alandaki yapıların radar anteninin yatay düzleminden itibaren 0,25 derecelik açıyla belirlenen sınırın altında kalması gerekecek.
DME sistemlerinde 300 metre hassas saha, 300 metre ile 3 kilometre arası YTA olacak.
CVOR sistemlerinde 600 metre hassas saha, 600 metre ile 3 kilometre arası YTA olarak uygulanacak.
DVOR sistemlerinde hassas saha 300 metre, YTA ise 300 metre ile 3 kilometre arasını kapsayacak.
NDB sistemlerinde 200 metre hassas saha, 200 metre ile 1 kilometre arası YTA olarak belirlendi.
Haberleşme sistemlerinde 300 metre hassas saha, 300 metre ile 2 kilometre arası YTA olacak.
Belirlenen sınırların aşılması veya teknik açıdan risk oluşturabilecek yapılaşmaların planlanması halinde uzman etki analizi yapılması zorunlu olacak.
RÜZGÂR TÜRBİNLERİNE ÖZEL KORUMA
Yönetmelikte rüzgâr enerji santralleri (RES) için de özel hükümler yer aldı. CVOR sistemlerinde anten merkezinden itibaren 15 kilometre, DVOR sistemlerinde ise 10 kilometre yarıçaplı ek koruma hacmi oluşturuldu. Bu alanlarda planlanan tüm rüzgâr enerji santrali unsurları ikinci aşama teknik etki analizine tabi tutulacak.
Radar istasyonlarının görüş alanı içerisinde kalan rüzgâr enerji santralleri de mesafeye bakılmaksızın teknik incelemeden geçirilecek.
Ayrıca mevcut veya yeni kurulacak rüzgâr enerji santralleri dahil, zeminden itibaren 100 metre ve üzerindeki yapılaşmaların mânia bilgilerinin AIP’de yayımlanması için ilgili CNS hizmet sağlayıcısına iletilmesi gerekecek.
Vinç ve geçici ekipmanlar da izne tabi
Düzenlemenin dikkat çeken hükümlerinden biri de geçici engellere yönelik oldu. YTA içerisinde kullanılacak kule vinç, beton pompası, geçici anten ve iskele gibi ekipmanlar için ön bildirim ve izin zorunluluğu getirildi.
Başvurularda ekipmanın koordinatları, zemin kotu, maksimum yüksekliği, kullanım süresi ve türü bildirilecek. İzin şartlarına aykırı hareket edilmesi halinde faaliyet derhal durdurulacak.
YANSITICI CEPHE VE KAPLAMALARA TEKNİK İNCELEME
CNS sistemlerinin sinyal performansını korumak amacıyla metal içerikli kaplamalar, yüksek yansıtıcılı cam cepheler ve benzeri elektromanyetik yansıtıcı malzemelerin kullanımından kaçınılması istendi.
Bu malzemelerin kullanılmasının zorunlu olduğu durumlarda ise sistem performansına etkisinin belirlenmesi için uzman etki analizi yapılacak. Gerekli görülmesi halinde mimari değişiklik, yapı konumunun değiştirilmesi veya ilave teknik önlemler şart koşulabilecek.
İHLALLERE İDARİ YAPTIRIM UYGULANACAK
Yönetmelik hükümlerine aykırı yapılaşmalar hakkında 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ilgili idari para cezası mevzuatı kapsamında işlem yapılacak. CNS sistemlerinin yapı tahditli alanlarını ihlal eden yapı veya tesislerin sahibi ve/veya işletmecisi sorumlu tutulacak.
Öte yandan mevcut sistemlerin mânia planlarına işlenmesi ve havaalanı mânia planlarının güncellenmesi için iki yıllık geçiş süresi öngörüldü. Faaliyetteki rüzgâr enerji santrallerinin de 100 metre ve üzerindeki yükseltilerine ilişkin bilgileri aynı süre içerisinde ilgili CNS hizmet sağlayıcılarına iletmesi gerekecek. Yeni düzenlemeyle, havaalanları çevresindeki yapılaşmaların yalnızca fiziksel engel oluşturup oluşturmadığı değil, radyo sinyallerine ve hava seyrüsefer sistemlerinin performansına etkisi de kapsamlı biçimde denetlenecek.
