Mersin’de 2004 yılından bu yana çocuk hakları alanında saha çalışmaları yürüten İl Akran Eğitimi ve Çocuk Koruma Sistemleri Akran Eğitimi Danışmanı Mustafa Sarı, çocuk haklarının evrensel niteliğine dikkat çekerek çocukların haklarını tanıması, güvenli ortamlarda yetişmesi ve toplumun tüm kesimlerinin çocuk haklarına duyarlı olması gerektiğini vurguladı.
Çocuk haklarının yalnızca çocuklara anlatılmasının yeterli olmadığını belirten Sarı, çocukların kendi haklarının yanı sıra akranlarının ve yetişkinlerin haklarına da saygı duymayı öğrenmesi gerektiğini ifade etti.
“ÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİR HAKTIR”
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası bir sözleşme olduğunu hatırlatan Sarı, çocuk haklarının korunmasının hukuki düzenlemelerin yanı sıra toplumsal bilinçle de desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’de anayasal ve yasal düzenlemelerle çocuk haklarının ve çocukların korunmasının güvence altına alındığını belirten Sarı, “Bize düşen, kanun ve mevzuatlarımızın sahada etkin şekilde uygulanmasına ve bu konuda farkındalık oluşturulmasına katkı sağlamaktır” dedi.
ÇOCUKLAR HAKLARINI HER YERDE ÖĞRENMELİ
Çocuk hakları konusunda eğitimin hayatın her alanına yayılması gerektiğini vurgulayan Sarı, okulda, sokakta, parklarda, görsel ve sanatsal alanlarda çocukların haklarını öğrenebilecekleri çalışmalar yapılmasının önemine işaret etti.
Yetişkinlerin de her çocuğun hak sahibi bir birey olduğunu bilmesi gerektiğini ifade eden Sarı, çocuklara sevgi ve saygıyla yaklaşılmasının, onların gelişiminde önemli rol oynadığını kaydetti.
Çocuklara haklarını öğretirken yaşam becerilerinin de kazandırılması gerektiğini belirten Sarı, çocukların kendi aralarında, aileleriyle, arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle güçlü iletişim bağları kurmalarının desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda çocuklara, ailelere ve yetişkinlere yönelik eğitim çalışmalarının artırılması çağrısında bulundu.
GÜVENLİ ALANLAR VE GÜÇLÜ İLETİŞİM AĞLARI
Çocukların korunması için kamusal alanlarda ve özel sektör yatırımlarında çocukları koruyucu, önleyici ve uyarıcı uygulamalara öncelik verilmesi gerektiğini belirten Sarı, çocukların kullandığı parkların ve diğer yaşam alanlarının güvenli hale getirilmesinin önemini vurguladı.
Çocukların herhangi bir tehlikeyle karşılaştıklarında nereye ve nasıl başvurabileceklerini bilmeleri gerektiğini ifade eden Sarı, çocuklara yönelik güvenli iletişim ağlarının oluşturulmasının da büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Kamu kurumlarından özel sektöre, ailelerden toplumun tüm bireylerine kadar herkesin çocukların korunması konusunda sorumluluk taşıdığını belirten Sarı, çocuklarla sağlıklı iletişim kurulmasının ve koruyucu çalışmaların yaygınlaştırılmasının çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin azaltılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.
20 KASIM, ÇOCUK HAKLARI İÇİN FIRSAT
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nün, çocuk hakları konusunda toplumsal farkındalığı artırmak için önemli bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sarı, belirli gün ve haftaların yalnızca takvimde yer alan tarihler olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Bu günlerde görsel medya, tanıtım faaliyetleri ve eğitim çalışmalarından etkili biçimde yararlanılması gerektiğini vurgulayan Sarı, çocuklarla ilgili etkinliklerin toplumun her kesimine ulaşacak şekilde düzenlenmesinin önemine dikkat çekti.
“ÇOCUKLARA YAPILAN YATIRIM GELECEĞİMİZE YAPILAN YATIRIMDIR”
Çocukluk döneminin sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşanmasının bireyin geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Sarı, çocukların çocukluklarını yaşayamadan büyümelerinin etkilerinin yetişkinlik döneminde de devam edebileceğini belirtti.
Bu durumun sağlıklı bir toplumun oluşmasını olumsuz etkileyebileceğine işaret eden Sarı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Unutmayalım, çocuklara yapılan yatırım geleceğimize yapılan yatırımdır.”
