Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan gıda talebi, gıda israfı ve iklim değişikliğiyle mücadelede tarımsal inovasyonun önemine dikkati çekti. Özdemir, sürdürülebilir bir gıda sistemi için dijital teknolojilerin üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlerde etkin biçimde kullanılması gerektiğini belirtti.
MERSİN – Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, artan dünya nüfusu ve gıda ihtiyacının karşılanabilmesi için tarımsal üretimde yenilikçi teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) kuruluş yıl dönümü olan 16 Ekim’in Dünya Gıda Günü olarak kutlandığını anımsatan Özdemir, 2026 yılı temasının “Bugün inovasyon yap, yarını besle” olarak belirlendiğini ifade etti.
Özdemir, gıda güvenliği, sağlıklı beslenme ve açlıkla mücadele konularının yanı sıra üretimden tüketime kadar uzanan süreçlerde verimliliğin artırılmasının da öncelikli gündemler arasında yer alması gerektiğini vurguladı.
DÜNYADA AÇLIK VE GIDA GÜVENSİZLİĞİ SÜRÜYOR
FAO’nun 2026 yılı raporuna ilişkin verileri paylaşan Özdemir, 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 7,8’ine karşılık gelen 645 milyon kişinin açlık yaşadığının tahmin edildiğini, yaklaşık 2,1 milyar kişinin ise yeterli ve besleyici gıdaya erişimde sorunlarla karşılaştığını belirtti.
Dünyada bir yandan açlık ve gıda güvensizliği yaşanırken diğer yandan obezite sorununun büyüdüğüne işaret eden Özdemir, dünya genelinde obezite oranının yüzde 16,2, Türkiye’de ise yüzde 28,8 düzeyinde olduğunu kaydetti.
Bu tablonun, gıda üretiminin artırılmasının tek başına yeterli olmadığını ortaya koyduğunu belirten Özdemir, mevcut kaynakların verimli kullanılması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
1 MİLYAR TONU AŞKIN GIDA İSRAF EDİLİYOR
Gıda kaybı ve israfının küresel ölçekte önemli bir sorun olduğuna dikkati çeken Özdemir, dünyada üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13,3’ünün hasat sonrasında ve perakende aşamasına ulaşmadan kaybedildiğini, tüketiciye sunulan gıdanın ise yaklaşık yüzde 19’unun perakende, yeme-içme sektörü ve hanelerde israf edildiğini aktardı.
Bu durumun her yıl 1 milyar tonu aşkın gıdanın israf edilmesine yol açtığını belirten Özdemir, Türkiye’deki verilere ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de hanelerde 10,8 milyon ton gıda atığı oluştu. Bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 124 kilogram gıda atığına karşılık geliyor.”
Hanelerde gıda israfının başlıca nedenlerinin bozulma, raf ömrünün sona ermesi, ihtiyaçtan fazla satın alma veya pişirme ve uygun koşullarda muhafaza edememe olduğunu bildiren Özdemir, en fazla israf edilen ürünlerin ise taze meyve ve sebzeler, ekmek ile süt ve süt ürünleri olduğunu kaydetti.
TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNEM KAZANIYOR
Gıda sorunlarının çözümünde tarımsal inovasyonun önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Özdemir, dijital teknolojiler, veri analitiği, sensör sistemleri, yapay zeka, otomasyon ve hassas tarım uygulamalarının üretim süreçlerini dönüştürdüğünü ifade etti.
Bu teknolojilerin su, enerji ve gübre kullanımında verimliliği artırabileceğini, üretim maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirten Özdemir, söz konusu uygulamaların iklim değişikliğine uyum, tarımsal risklerin yönetimi ve çevresel etkilerin azaltılması açısından da avantajlar sunduğunu bildirdi.
Veriye dayalı karar alma mekanizmalarının ürün kalitesi, verimlilik, izlenebilirlik ve gıda güvenliğini desteklediğini aktaran Özdemir, inovasyonun yalnızca tarladaki üretimle sınırlı kalmaması gerektiğine işaret etti.
Özdemir, depolama, lojistik, pazarlama ve tedarik zinciri yönetiminin de teknolojik dönüşümün bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirterek, tarımsal değer zincirinin daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulmasının önemini vurguladı.
2050’DE GIDA TALEBİNDE YÜZDE 60 ARTIŞ BEKLENTİSİ
Gelecek yıllarda gıda ihtiyacının daha da artacağına dikkati çeken Özdemir, 2050 yılında Türkiye nüfusunun 100 milyona, dünya nüfusunun ise 10 milyara ulaşmasının beklendiğini bildirdi.
Önümüzdeki yıllarda dünya genelinde gıda talebinde yaklaşık yüzde 60 artış öngörüldüğünü belirten Özdemir, bu ihtiyacın karşılanabilmesi için tarımsal üretimde verimlilik ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
Teknolojik gelişmelerin tarımsal üretimin her aşamasında uygulanması gerektiğini ifade eden Özdemir, özellikle küçük üreticilerin, genç ve kadın çiftçilerin ve kırsalda faaliyet gösteren üreticilerin desteklenmesinin önemine işaret etti.
Özdemir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sadece daha fazla gıda üretmek değil, daha verimli, yenilikçi, adil, bilinçli ve daha sürdürülebilir bir gıda düzeni kurmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Gıda varsa hayat, güvenilir gıda varsa sağlıklı bir toplum ve sürdürülebilir gıda üretimi varsa gelecek vardır.”
