Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, küresel gıda güvenliği ve beslenmeye ilişkin son raporu değerlendirerek, sağlıklı gıdaya erişimin yalnızca üretimle değil, lojistik, depolama, tarımsal destekleme ve üretici politikalarıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Özdemir, sürdürülebilir bir gıda sistemi için üreticiyi güçlendiren ve sağlıklı beslenmeyi teşvik eden politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), UNICEF, Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından hazırlanan “Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2026” raporunu değerlendiren Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, dünyada milyonlarca insanın yeterli ve sağlıklı gıdaya erişemediğine dikkat çekti.
Rapora göre, 2025 yılında yaklaşık 645 milyon kişinin yeterli beslenemediğini, 2,1 milyar insanın ise düzenli ve güvenilir gıdaya erişemediğini belirten Özdemir, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturan 2,7 milyar kişinin sağlıklı bir günlük beslenmenin maliyetini karşılayamadığını ifade etti. Sağlıksız beslenmenin küresel ekonomiye yıllık maliyetinin ise 8,1 trilyon dolar seviyesinde olduğuna işaret etti.
Özdemir, kişi başına günlük sağlıklı beslenme maliyetinin satın alma gücü paritesine göre 2017 yılında 2,94 dolar seviyesindeyken, 2025 yılında 4,28 dolara yükseldiğini, sekiz yılda yaklaşık yüzde 46’lık artış yaşandığını belirtti.
Bu artışın temel nedenlerinden birinin et, süt, meyve ve sebze gibi besin değeri yüksek ürünlerin maliyetlerinin yükselmesi olduğunu dile getiren Özdemir, buna karşılık daha düşük maliyetli nişastalı temel gıdaların toplam beslenme maliyetindeki payının oldukça sınırlı kaldığını söyledi.
Dünyada uygulanan tarımsal destek politikalarının büyük bölümünün tahıl, şeker, süt, et ve yağlı tohumlara yöneldiğini ifade eden Özdemir, meyve, sebze ve baklagil üretiminin ise yeterince desteklenmediğini belirtti.
Destekleme politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, destek ve alım mekanizmalarının bir bölümünün sebze, meyve ve baklagil üretimine yönlendirilmesinin hem sağlıklı gıdaların fiyatlarını düşüreceğini hem de dengeli beslenmeyi teşvik edeceğini kaydetti.
Türkiye’nin son yıllarda gıdaya erişim konusunda önemli gelişme kaydettiğini belirten Özdemir, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamayanların oranının 2017 yılında yüzde 15 seviyesindeyken, 2025 yılında yaklaşık yüzde 4’e gerilediğini söyledi. Bu oranla Türkiye’nin, yüzde 32,7 olan dünya ortalamasının oldukça altında yer aldığını ifade etti.
Ancak sağlıklı beslenmenin günlük maliyetinin Türkiye’de son sekiz yılda yüzde 33 artarak 4,58 dolara yükseldiğini belirten Özdemir, bu rakamın dünya ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çekti.
Gıda maliyetlerinin önemli bölümünün üretim sonrası süreçlerden kaynaklandığını ifade eden Özdemir, tüketicinin ödediği bedelin yüzde 70’inden fazlasının taşıma, depolama ve işleme maliyetlerinden oluştuğunu söyledi.
Bu nedenle soğuk zincir, depolama ve lojistik altyapısına yapılacak yatırımların gıda enflasyonunun düşürülmesine ve fiyat istikrarının sağlanmasına önemli katkı sunacağını belirten Özdemir, bu alanlardaki yatırımların stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Tarım sektörünün üretim, finansman, pazarlama, iklim değişikliği ve doğal afetler gibi birçok riskle karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Özdemir, özellikle küçük üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Üreticinin gelirini koruyacak politikaların sektörün dayanıklılığını artıracağını belirten Özdemir, kırsalda faaliyet gösteren çiftçilerin desteklenmesinin sürdürülebilir tarım açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin gıdaya erişimde önemli bir başarı yakaladığını belirten Özdemir, bu başarının kalıcı hale gelmesi için gelir grupları ve bölgeler bazında verilerin düzenli olarak izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Özdemir, “Önümüzdeki dönemde temel hedef; elde edilen kazanımları kalıcı hale getirmek, bunların toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde yansımasını sağlamak ve sağlıklı beslenmeyi destekleyen sürdürülebilir bir gıda sistemini daha da güçlendirmek olmalıdır.” dedi.
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.