Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğine tepki gösteren Aile Hekimleri, yönetmeliğin geri çekilmesini ve çalışma şartlarının iyileştirilmesini isteyerek Türkiye genelinde olduğu gibi Mersin’de de dün üç günlük grevlerine başladı.
Mersin’deki sağlık ocaklarında ve Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan hekimler, sağlık çalışanlarının taleplerini göz ardı eden yeni yönetmeliği protesto ediyor. Bu kapsamda tüm yurtta olduğu gibi Mersin’de de aile hekimleri iş bıraktı.
ÇALIŞ: “ÇALIŞMA KOŞULLARINI EZİYETE DÖNÜŞTÜRECEK BİR YÖNETMELİK”
Grevle ilgili olarak Mersin İl Sağlık Müdürlüğü önünde sağlık örgütleri ve sağlık sendikaları başta olmak üzere ilgili tüm sivil toplum örgütü üyesi sağlık çalışanları bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptı. Sağlık çalışanları adına konuşan Mersin Tabip Odası Başkanı İzzet Çalış, “Aile sağlığı merkezlerinde aralıksız çalışan hekimlerin, sağlık çalışanlarının örgütleri olarak; sağlık sisteminde yaşanan ve yenidoğan skandalı ile görünür hale gelen büyük sorunları görüyor biliyoruz. Henüz yenidoğan skandalı ortaya çıkmadan önce 14 Ekim’de bakanlığın hazırlamakta olduğu Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği’nin bu sorunlara çözüm olmayacağını, ‘sorunlar yumağına dönüşmüş sağlık sisteminin düzeltilebilmesinin yolunun birinci basamak sağlık hizmetlerinin ve koruyucu hekimlik uygulamalarının güçlendirilmesi’ olduğunu hem her kademeden bakanlık yetkililerine hem kamuoyuna duyurmuştuk. Yönetmeliğin eksik, hatalı yönlerini ve çözüm önerilerimizi bakanlık yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde iletmiş ve 19 Ekim’de Ankara’da düzenlediğimiz mitingle taleplerimiz konusunda kararlılığımızı ifade etmiştik. Ancak bakanlık tüm uyarı, öneri ve eleştirilerimizi duymazdan gelip (1 Kasım) itibariyle yönetmeliği yürürlüğe soktu. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık alanında yaşanan ciddi sorunları çözmek için birinci basamak sağlık hizmetlerini ve koruyucu hekimlik uygulamalarını güçlendirecek yapısal düzenlemeler yapmak yerine; ‘Performans ve Ödeme Yönetmeliği” ile ödeme üzerinden değişiklikler yapmaya çalışması sorunların büyüklüğünün kavranamamış olduğunu göstermektedir. Yürürlüğe giren bu yönetmelik halkın sağlığına ve hekimlerin, sağlık emekçilerinin haklarına bir katkı sağlamayacaktır. Bu yönetmelik, çalışma koşullarını eziyete dönüştürecek bir yönetmeliktir” dedi.

TALEPLER ŞUNLAR
Başkan Çalış, açıklamasının devamında bakanlıktan şu taleplerini sıraladı: “Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır. Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2 bin nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır. Kadrolu ve güvenceli istihdam modeli ile yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Kadrosuz, güvencesiz bir şekilde çalışan emekçiler (gruplandırma elemanları) kadroya geçirilmelidir. Aile hekimlerine ve tüm sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir. Gelire katkısı yüzde 20’yi geçmeyecek ve yapılan hizmetin niteliğini ödüllendiren bir performans uygulamasına geçilmelidir. Taleplerimizin karşılanabilir olduğunu ve randevu bulunamamasından şiddete kadar sağlık sistemindeki pek çok sorunu çözebileceğini biliyoruz. Birinci basamak sağlık hizmetini sunan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının örgütleri olarak bir araya gelen bizler, halkımıza ve meslektaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun gereği olarak, hekimlere ve sağlık emekçilerine maddi kayıplar ve iş güvencesizliği getiren, halkın sağlığına katkısı olmayan yönetmelik geri çekilerek yukarıda yer alan 5 maddelik taleplerimiz yerine getirilene kadar her türlü hukuksal mücadele ve eylemliliği hepbirlikte hayata geçirme konusunda kararlı olduğumuzu bildiriyoruz. Kararlılığımızın göstergesi olarak ilk etapta 5-7 Kasım 2024’te (Salı-Çarşamba-Perşembe) üç gün süreyle iş bırakıyoruz. Sonraki haftalarda sağlık meslek örgütleri ile birlikte gerçekleştireceğimiz çeşitli eylem ve etkinliklerle halkımızın sağlığı ve haklarımız için sağlık otoritesini harekete geçme konusunda zorlamaya devam edeceğimizi, sonuç alıncaya kadar vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz.”
KARAKOYUN: MİTİNG YAPTIK AMA YİNE DİNLETEMEDİK!
Mersin Aile Hekimleri Derneği Başkanı Haydar Karakoyun ise, “Eziyet Yönetmeliği dedik, zülüm Yönetmeliği dedik ama muhataplarımız olan Sağlık Bakanlığı’ndan cevap alamadık. Bu yayınladığınız yönetmelikle aile hekimliği sistemini çökerteceksiniz dedik, dinletemedik. Basına demeçler verdik, sosyal medyadan derdimizi anlattık, miting yaptık ama yine dinletmedik” diyerek sözlerine başladı.
“BU YÖNETMELİK İLE BİLİMSEL SAĞLIK HİZMETİ VERİLEMEZ”
“Şu an niye buradayız sayın bakanım merak ediyor musunuz” diye soran Başkan Karakoyun, şöyle devam etti: “Şu an buradayız çünkü bizleri hiçe sayıp yok hükmünde görerek inatla bu eziyet yönetmeliğini çıkarttınız. Hem de Cumhuriyet Bayramı’mımızın sabahında bizlere bayram hediyesi olarak yönetmeliği resmi gazetede yayınladınız. Bir zamanlar ‘giderlerse gitsinler’ ifadesinin kullandığından beri 16 bin hekimimiz yurtdışına gitmiş ve bizler burada güzelim vatanımızda kalmayı tercih etmiştik. Değerli halkımıza sağlık hizmeti vermeyi amaç edinenleriz. Ülkemizde kalıp çalıştığımız için mi ceza niteliğinde böyle bir yönetmelik yayınladınız? Madem bizleri yok saydınız, sizlere uyarı olarak üç gün aile sağlığı merkezlerinden yok olacağız. Eğer ki yine de bizi yok saymaya devam ederseniz ve bu eziyet yönetmeliğini çekmezseniz süresiz yokluğumuzu hissetmek için hazırlıklı olmalısınız. Biz kararlıyız. İnsanlık onurumuzu, meslek onurumuzu ayaklar altına alan, ailelerimizin ve çocuklarımızın rızkına göz diken, bizlere ölümü gösterip sıtmaya razı etmek isteyen bu yönetmeliği asla kabul etmeyeceğiz. Bu yönetmelik ile olmaz. Bu yönetmelik ile bilimsel sağlık hizmeti verilemez. Bu yönetmelik ile çalışılmaz. Bu yönetmelik çöpe atılmalı ve muhattap STK’larımız ile akla, bilime, insanlığa yaraşır bir yönetmelik hazırlanmalıdır.”
