Mersin Ticaret Borsası Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, Yumuktepe’nin turizm potansiyelinin ortaya çıkarılmasının kentin öncelikli hedefi olması gerektiğini belirtti. Özdemir, “Yumuktepe’yi koruyup tanıtarak Mersin’i bir çekim merkezi yapabiliriz” dedi ve tüm kurumları bu konuda iş birliğine çağırdı.
Mersin kent merkezinde yer alan ve dokuz bin yıllık kesintisiz tabakalanmaya sahip Yumuktepe, tarihin en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, “Yumuktepe’nin önemi ve kentimiz turizmi için taşıdığı potansiyele” dair açıklama yaptı. Başkan Özdemir; yaptığı açıklamada, bu alanın turizme kazandırılması için birçok adımın atılması gerektiğini vurguladı. Özdemir, “Mersin kent merkezinde bulunan Yumuktepe, dokuz bin yıllık kesintisiz bir tabakalanmaya sahip olması özelliği ile öne çıkmaktadır. En az 33 farklı döneme ait tabakalanma olduğu ortaya çıkarılmıştır. 1930’larda başlayan kazı çalışmaları, kesintili olarak ve yavaş bir tempo ile günümüze kadar gelmiştir. Yumuktepe, tarihsel olarak mühür kullanımının, metalürji faaliyetlerinin, savunma sistemlerinin, merkezileşme öğelerinin ve hiyerarşik toplum yapısının en erken örneklerine dair kanıtları barındırmaktadır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar önemli bulgular sağlamış olsa da yerleşim hakkında hâlâ aydınlatılması gereken pek çok nokta mevcuttur. Böylesine önemli bir projenin neredeyse bir asır geçmesine rağmen istenilen noktaya ulaşamaması, Mersin adına büyük bir kayıptır” dedi.

“YUMUKTEPE’NİN MEVCUT DURUMU KABUL EDİLEMEZ”
“1961’de keşfedilen Çatalhöyük ve 1995’te ortaya çıkan Göbeklitepe, büyük çekim merkezleri haline gelirken, Yumuktepe’nin mevcut durumu kabul edilemez” diyen Başkan Özdemir şöyle devam etti: “1961 Yılında keşfedilen Çatalhöyük ve 1995 yılında keşfedilen Göbeklitepe birer çekim merkezi haline gelirken, Yumuktepe’nin halen içinde bulunduğu durumu izah etmek mümkün değildir. Şanlıurfa’nın kent merkezinden 22 km uzakta bulunan Göbeklitepe’yi 2024 yılının ilk yedi ayında 326 bin kişinin ziyaret ettiğin göz önünde bulundurulduğunda, Mersin’in tam kalbinde yer alan Yumuktepe’nin nasıl bir turizm potansiyeli taşıdığını öngörebiliriz. Böylesi büyük bir kültürel mirası koruyarak geleceğe taşımak ve kent turizmine kazandırmak, Mersin’in öncelikli stratejik hedeflerinden biri olmalıdır. Önümüzdeki süreçte Mersin’deki tüm kurumların bu hedefe odaklanması gerekmektedir. Öncelikli olarak, kazı sahasının ve çevresinin 7/24 güvenliğinin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Kazı çalışanları ve ziyaretçilerin ihtiyaç duyduğu sosyal donatı tesislerinin bir an önce yapılması gerekmektedir. Bu doğrultuda Büyükşehir Belediyemizin bir projesi olduğunu biliyoruz; bu projenin hayata geçirilmesi son derece faydalı olacaktır. Göbeklitepe ve Çatalhöyük örneklerinde olduğu gibi, kazı alanlarının üzerlerinin örtülmesi, yapılması gereken öncelikli işlerden biridir. Ziyaretçiler için yürüme yolları ve galeriler yapılmalıdır; böylece ziyaretçiler 33 tarihsel katmanı görerek zamanda yolculuğa çıkmış hissine kapılacaklardır.”
“ACİL BİR CAN SUYU FONU OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR”
Bunun dışında kazı ekibinin elzem olarak gördüğü bioarkeoloji laboratuvarın oluşturulmasının kazı çalışmalarında elde edilen fiziki bulguların analiz edilmesinde çok önemli bir işlev göreceğini söyleyen Başkan Özdemir, “Kazı çalışmaları, ağırlıklı olarak insan gücü ile yapılmaktadır. Çalışan sayısının artırılması, bugüne kadar yavaş giden çalışmaların ivmesini hızlandıracaktır. Çalışmalarda karşılaşılan en önemli sorun finansman teminidir. Mersin olarak, bu konuda yerel imkanlarımızı kullanarak acil bir Can Suyu Fonu oluşturmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu şekilde yerel bir fon oluşturabilirsek, çalışmalar hız kazanacak, ulusal ve uluslararası kuruluşlardan proje bazlı olarak ilave fonlar bulmanın yolu açılacaktır. Göbeklitepe’ye ana sponsor olan Doğuş Grubu’nun rolüne benzer şekilde, ilimizdeki holdinglerin ve şirketlerin Yumuktepe’ye sahip çıkmalarını bekliyoruz. Başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere ilgili ilçe belediyelerimizin bu proje için bütçe ayırmaları, tarihimizin gün ışığına çıkmasında önemli bir işlev görecektir. Yumuktepe’nin hemen yanından geçen Müftü Deresi’nin ıslah edilmesi, her mevsim su akışının sağlanması ve çevre düzenlemesinin yapılması Yumuktepe Projesi ile entegre biçimde yürütülmelidir” ifadelerini kullandı.
“MÜZE KURULMASI ŞART”
Tüm bu adımlar hayata geçirildiğinde, Yumuktepe’nin bir Açık Hava Müzesi ve Arkeopark haline geleceğini vurgulayan Başkan Özdemir, kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserlerin sergileneceği bir müzenin kurulmasının da son derece önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Özdemir, bugüne kadar çıkarılan ve farklı illerdeki müzelere gönderilen eserlerin geri toplanarak burada sergilenmesi gerektiğinin altını çizerek, “Buradaki medeniyetlere ait yerleşim yerlerinin orijinal hallerini yansıtan maketler yapılması, buradaki toplumların hayatlarından kesitler sunan animasyonlar hazırlanması ve tarihi gerçeklere dayalı hikayeler oluşturulması çok faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.
“TANITIM ÇALIŞMALARI YAPILMALI”
Başkan Özdemir, son olarak Yumuktepe’nin ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtımının yapılması için gerekenleri şöyle sıraladı: “Yumuktepe’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine alınması için girişimlerin başlatılması; Tur operatörleri ve rehberlere yönelik tanıtım faaliyetleri yapılması; Okul turları organize edilmesi; Bölgede uygun bir toplantı ve etkinlik alanı oluşturularak, burada etkinlikler düzenlenmesi; Buradan elde edilen tarihi bilgilerin ders müfredatlarına konulması ve benzeri çalışmalar faydalı olacaktır. Netice olarak, buraya kadar anlatılanlar yapıldığında Mersin ve ülkemiz yeni bir çekim merkezi kazanacaktır. Bu konuda ilgili tüm kurum ve kuruluşları Yumuktepe’ye sahip çıkmaya ve elini taşın altına koymaya davet ediyoruz.”
