Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İş Cinayetlerinde Korkutan Tablo

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2024 raporuna göre eylül

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2024 raporuna göre eylül ayında 152, yılın ilk dokuz ayında ise en az bin 371 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. Çocuk işçi ölümleri ise kentlerde artış gösterdi.

 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin raporuna göre, 2024 yılının ilk dokuz ayında bin 371 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Sadece Eylül ayında 152 işçi iş cinayetlerine kurban gitti. İşkollarında en fazla ölüm inşaat, tarım ve sanayi sektörlerinde gerçekleşirken, ölüm nedenlerinin başında trafik kazaları, ezilme ve göçükler yer aldı. Raporda ayrıca çocuk işçi ölümlerinin de hızla arttığına dikkat çekildi. 2023-2024 eğitim öğretim yılında en az 66 çocuk işçi yaşamını yitirdi. Çocuk işçilik, ucuz işgücü olarak kitlesel bir hale gelirken, bu sorunun özellikle kent merkezlerine yayıldığı vurgulandı. İSİG, çocuk işçiliğin yasaklanması ve eğitim sisteminin gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekerek taleplerini sıraladı. İSİG Meclisinin talepleri şu şekilde:

ÇOCUK İŞÇİLİĞE KARŞI MÜCADELE MESAJI
“Türkiye sanayisinin dünya pazarlarında, özellikle AB pazarında, var olmasının yegâne yolu ucuz (hatta MESEM ile bedava) işgücü ihracıdır. Bu aşamada ‘kullan-at işçilik’ halini alan çocuk işçiliğin varlığı elzemdir. 2023-2024 eğitim öğretim döneminde en az 66 çocuk işçi hayatını kaybetti. Gördüğümüz en temel değişim çocuk işçi ölümlerinde ağırlığın kırlardan kentlere doğru kaymasıdır. Kırsal yoksulluğun devam etmesine rağmen çocuk işçi ölümlerinin kentlere kaymasının bazı nedenleri var. Zira kırsal yoksulluk bitmediği gibi derinleşerek devam ediyor. Ne var ki, kentsel yoksulluğun derinleşmesi, özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçilik ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşımış durumda. Tarım işçisi çocuklar tamamen sosyal hayattan dışlandığı ve yerleşim merkezleri dışında hem yaşadıkları hem çalıştıkları alanda çevrelendiklerinden ötürü ölümleri devlet ve sermaye tarafından ‘görünmez’ kılınıyordu. Oysa çocuk işçiler artık her yerde, kentlerin merkezinde, AVM’lerde, sokakta, şantiyelerde, sanayide ve OSB’lerde. Her ailede veya sülalede bir çocuk çalışıyor, her sokakta tanıdık bir çalışan çocuk var. Üretimden gelen bu gerçeklik çocuk işçiliği ‘görünür’ kılıyor ancak çocuk işçilik; eğitim, öğrenim, yetişecek eleman argümanlarıyla ‘meşrulaştırılmaya çalışılıyor’ ve ölümler maskeleniyor. Bu noktada 2024-2025 eğitim öğretim yılı başlarken taleplerimizi hatırlatalım; Çocuk işçilik yasaklanmalı, çocuk işçi çalıştıran patronlara en ağır cezalar verilmelidir. Eğitim tamamen parasız olmalı ve müfredat aklın ve bilimin ışığında yenilenmelidir. Tüm Türkiye çapında okullarda bir öğün yemek verilmeli ve yoksul çocukların ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır. MESEM’ler bir eğitim-öğrenim işlevi görmemektedir. MESEM’li çocuklar işi bedava ve ağır koşullarda çalıştırılarak öğrenmektedir. Bu anlamda MESEM’leri revize etmek imkansızdır. MESEM’ler kapatılmalı ve mesleki eğitim yeniden yapılandırılmalıdır. Beceri geliştirme programı adı altında hayata geçirilmeye çalışılan programlar iptal edilmelidir. Mesleki eğitim adı altındaki işçileştirme politikalarının mesleki ortaokullar eliyle 15 yaşın altına yayılması acilen engellenmelidir.”