Mersin’de bir grup emekli ve emekçi enflasyon oranlarını düşük gösterdiği gerekçesiyle TÜİK’i protesto etti. Bu şekilde haklarının gasp edildiğini ileri süren emekçiler, “Rakamlar yalan yoksulluk gerçek” yazılı pankart açtı.
Çalışanları ve emeklilerin zam oranlarının belirlendiği TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) enflasyon oranları yine tepkiyle karşılandı. Özgür Çocuk Parkı’nda toplanan işçi, memur ve emekli sendikaları üyeleri TÜİK’i protesto etti. Burada KESK Mersin Şubeler Platformu Adına Açıklama Yapan Mersin Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “TÜİK, yaşadığımız hayat pahalılığını en az yarı yarıya düşük göstererek maaş artışlarımızı kara delik gibi yutmaya devam ediyor. TÜİK şaşırtmadı! Bugün bir kez daha milyonların hakkını gasp etmeye yol açacak enflasyon verilerini açıkladı. TÜİK’e göre Haziran enflasyonu aylık yüzde 1,64 ve yıllık enflasyon ise yüzde 71,6 ! Milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin maaş artışında önemli bir faktör olan altı aylık enflasyon ise yüzde 24,73 ! TÜİK’ten bir saat önce açıklama yapan Bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubuna (ENAG) göre ise enflasyon Haziranda aylık yüzde 4,27 altı aylık yüzde 41,16 ve yıllık yüzde 113,08 artmıştır. Yaşadığımız gerçek hayat pahalılığı ile ilgisi olmayan sanal rakamlar özellikle maaş zammı alacağımız dönemlerde daha da aşağı çekiliyor” dedi.

“TÜİK GERÇEK ENFLASYONU GİZLİYOR”
“Biliyoruz ki, TÜİK yalan söylüyor!” diyen Başkan Sümbül, açıklamasında şu görüşleri ileri sürdü: “Biliyoruz ki, TÜİK rakamlara takla attırarak gerçek enflasyonu gizliyor! Biliyoruz ki, TÜİK, iktidarın talimatlarıyla, masa başı hesaplamalarla iktidarın daha baştan belirlediği rakamları açıklıyor. Biliyoruz ki, TÜİK gerçekler ortaya çıkmasın diye kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde fiyat listesini açıklamıyor. Biliyoruz ki, yandaş konfederasyonla yaptığı satış sözleşmeleri yetmiyormuş gibi TÜİK eliyle de alın terimize, emeğimize göz koyuyor. İktidarın ekonomi bürokratları dünya ekonomi tarihine geçecek şekilde kurnazlıklara, hilelere, gerçekleri ters yüz etmeye devam ediyorlar. İktidarın son hilesi TÜFE sepetinde azımsanmayacak bir ağırlığa sahip olan elektriğe yapılan zam oldu. İktidar elektriğe asıl etkisini kış aylarında hissedeceğimiz şekilde yüzde 38’lik zam yaptı. Yapılan zam açıklandığı Haziran ayında değil 1 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girecek şekilde yapıldı. Böylece yapılan zam Haziran ayı enflasyon hesaplamasında dikkate alınmadı. Bu şekilde emekliler ve kamu emekçilerinin altı aylık maaş artışında yaklaşık 1 puanını gasp ettiler. Bununla da yetinmediler başta akaryakıt olmak üzere iğneden ipliğe yapacakları zamları TÜİK’in altı aylık enflasyon hesaplamasının sonrasına bıraktılar. Bugün ve sonrasında zam yağmuru altında kalacağımızı geçmiş Temmuz aylarından da biliyoruz. Bu şekilde bırakalım maaşlarımıza yapılacak enflasyon oranındaki artışı alım gücü itibariyle var olanı da elimizden, cebimizden alıyorlar. İşin özü kamu emekçileri, emeklileri olarak yıllardır ne bütçeden hakkımızı ne de refahtan payımızı almadığımız gibi TÜİK eliyle her gün biraz daha yoksulluğa, sefalete terk ediliyoruz. Yaşadığımız gerçek enflasyon, hayat pahalılığı altında kamu emekçileri, emeklileri ezim ezim eziliyor.”
TALEPLERİNİ SIRALADI
Başkan Sümbül son olarak, emekçilerin taleplerini şöyle dile getirdi: “Bugün sesimizi duyurmak, hakkımız olanı istemek, artık yeter insanca yaşayacak ücret istiyoruz demek için ülke genelinde yine alanlardayız. İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz demek için alanlardayız. Yeni vergi yasası değil gelir vergisi birinci dilim oranının yüzde 15 ten yüzde 10’a düşürülmesini yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesini istiyoruz. Güvenli bir gelecek, güvenceli bir iş istiyoruz. En düşük kamu emekçisi maaşının temmuz ayı itibari ile eş ve çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım ve yakacak yardımı gibi sosyal yardım kalemleri ile yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını istiyoruz. Bu rakamın üç ayda bir yoksulluk sınırında yaşanan artışa göre güncellenmesini, üzerine her çeyrekte yaşanan büyüme rakamlarının refah payı olarak eklenmesini istiyoruz. Sözü verilen kira yardımının yapılmasını, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Servislerin kaldırılması kararından, kazanılmış haklarımıza göz dikilmesinden vazgeçilmesini istiyoruz. Kamu emekçilerinin söz ve karar sahibi olacağı demokratik bir çalışma yaşamı istiyoruz. Yandaş konfederasyonlarla yapılan ve yoksulluğumuzu derinleştiren toplu satış sözleşmesi değil, grevli özgür ve gerçek toplu sözleşme istiyoruz. Buradan bir çağrımız da sendikalı sendikasız tüm kamu emekçilerinedir; TÜİK verilerine göre artışlar devam ettikçe, adaletsiz gelir vergisi dilimleri sürdükçe yeni vergi yasaları, Kamuda tasarruf adı altında yeni saldırı paketleri geldikçe, TL döviz karşında değer yitirmeye devam ettikçe bugünleri de arayacak günleri yaşayacağız. Gelin artık gına gelen bu oyuna dur diyelim. Gelin yıllardır hepimize kaybettiren yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek mücadelesinde alanlarda, işyerlerinde birleşelim. Gelin aydınlık yarınlar için bu karanlığı dağıtacak fiili ve meşru mücadeleyi yükseltelim.”
EMEKLİLER DE SES YÜKSELTTİ
Öte yandan yine Özgür Çocuk Parkı’nda emekliler de ses yükseltti. Tüm Emeklilerin Sendikası adına yapılan açıklamada, 2024 yılının ilk 6 aylık enflasyonunun TÜİK tarafından açıklandığı ve bu enflasyon hesaplamalarının güvenilir olmadığı vurgulandı. TÜİK’in enflasyon hesaplarının şaibeli olduğu ve siyasi iktidarın bu hesaplamaları baz alarak maaşları düzenlemek istediği ifade edildi. İktidarın bu hesaplamalarının emeklileri yoksulluk sınırında yaşamaya mahkum ettiği ve gerçeklikten uzak olduğu belirtildi.
EMEKLİLERİN BÜYÜK KISMI AYNI MAAŞI ALACAK
Bakanların açıklamalarına göre, Temmuz ayında yapılacak maaş düzenlemelerinin kök maaşlar üzerinden yapılacağı ve bu durumda işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin büyük bir kısmının maaşlarında bir değişiklik olmayacağı ifade edildi. Memur emeklilerinin maaşlarında ise yüzde 20 dolayındaki artışın kayıpları telafi etmeye yetmeyeceği belirtildi. İktidarın maaş artışı olarak adlandırdığı düzenlemenin aslında maaşların 2024 Ocak ayındaki alım gücüne erişmesine yönelik bir düzenleme olduğu, ancak bunun bile gerçekleşmesinin mümkün olmadığı vurgulandı.
Emeklilerin kayıplarının TÜİK’in enflasyon hesaplamaları ile karşılanamayacağı ve gelecek 6 ayda kayıpların daha da artacağı ifade edildi. Hükümetin birçok kaleme zam yapmaya başladığı, elektriğe yüzde 38 zam yapıldığı ve bu zamların emeklileri daha da zor durumda bıraktığı belirtildi.
Memurlara verilen seyyanen artışın memur emeklilerine de verilmesi gerektiği belirtilirken, tüm emeklilerin maaşlarına acil olarak 15 bin liralık seyyanen artış yapılması talep edildi. Temmuz ayında kayıpların telafisi ve gelecek 6 aylık enflasyon oranı ve refah payına ek olarak 15 bin liralık seyyanen artış yapılması gerektiği vurgulandı.
Uzun vadede ise 2008’de uygulamaya konulan yasanın kaldırılması, maaş güncelleme katsayısı ve maaş bağlama oranının yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. En düşük emekli maaşının en düşük memur maaşına eşitlenerek yapılandırılması ve sağlıkta ücret ödemelerinin kaldırılması gerektiği belirtildi. Ayrıca sendikalaşma özgürlüğünün tanınması ve sendikaların kapatılmaması gerektiği vurgulandı.
İktidarın asgari ücreti artırmama kararının kabul edilemez olduğu, yoksulluk sınırının beşte biri kadar bir ücretle insan çalıştırılamayacağı ifade edildi. Düşük maaşların emekli olunduğunda da düşük maaş anlamına geldiği ve iktidarın bu politikalarının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Son olarak, emeklilerin ve emekçilerin insanca yaşam mücadelesinin sürdürüleceği, demokrasi ve adalet için mücadele edileceği vurgulandı.
