Taş, mermer maden ocakları, balık çiftlikleri yetmezmiş gibi şimdi de JES çıktı…
(ACİL HABER)-Mersin Büyükşehir Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Abdurrahman Yıldız, kentin çevre sorunlarına Jeotermal Enerji Santralinin(JES) de eklendiğine dikkat çekerek, “ÇED süreçlerine sokulmadan bir dolu taş ocağı, maden ocağı, mermer ocağı yetmezmiş gibi şimdi birde JES meselemiz oluyor” dedi.
Anamur’un Bozdoğan Köyü’nde özel bir şirket tarafından kurulması planlanan JES’lere karşı çıkan Mersin Büyükşehir Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Abdurrahman Yıldız, konuyla ilgili açıklama yaptı. “Kentimizin yeni çevre derdi JES” diyen CHP’li Yıldız, “Kentimizin yeni dönem çevre dertlerinden bir tanesi Anamur ilçemizde baş gösteriyor. 16 bin kilometre kare kentimizin muhtelif alanlarında, gerekli inceleme, değerlendirme ve ÇED süreçlerine sokulmadan bir dolu taş ocağı, maden ocağı, mermer ocağı yetmezmiş gibi şimdi birde jeotermal enerji santrali meselemiz oluyor” ifadelerini kullandı.
JEOTERMAL ENERJİ NEDİR?
Yıldız, açıklamasının devamında jeotermal enerji hakkında şu bilgileri verdi: “Jeotermal enerji kısaca yer ısısı olup, yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş basınç altındaki sıcak su, buhar, gaz veya sıcak kuru kayaçların içerdiği termal enerji olarak tanımlanmaktadır. Bilim çevrelerinin yaptığı bu tanımlama da olduğu kadar masum bir enerji şekli değil maalesef jeotermal enerji. Çünkü; Jeotermal atık sular yüksek miktarda tuz, bor, tarımsal üretim için zararlı madde, arsenik gibi fiziksel zehirli maddeler ve su kirliliği yapan maddeler içerdiği için, jeotermal akışkanların kontrolsüz olarak yüzey üstü su kaynaklarına boşaltılması durumunda yüzey ve yeraltı suları kirlenmektedir.” Bu tespitte de görüldüğü üzere özellikle tarımsal üretim jeotermal enerji üretimi ile yan-yana getirilemez. JES’ler en önemli aşamalardan bir tanesi reenjeksiyon sürecinin doğru anlaşılmasıdır. Ne demek reenjeksiyon; jeotermal rezervuarlardan yapılan sondajlı üretimlerde jeotermal akışkanın çevreye atılmaması ve rezervuarı beslemesi bakımından, işlevi tamamlandıktan sonra tekrar yer altına gönderilmesi işlemidir. Yani enerji üretmek için yeryüzüne aldığınız suların yeniden kendi alanına enjekte edilmesidir. Anamur örneğinde en büyük sorunda buradan kaynaklanmaktadır. Ortalama 1500-2000 metre derinden çıkarılan jeotermal akışkanın, enerji üretiminden sonra yeniden daha derine enjekte edilmeyeceği mevcut ülkemiz uygulamalarından bilinmektedir. Özellikle Menderes havzasında büyük soruna sebep olan ve neredeyse tarımsal üretimi bitme noktasına getirdiği her çevre tarafından bilinen bir gerçektir.”

“TARIMI VE TURİZMİ ÇIKARIRSANIZ ANAMUR DİYE BİR İLÇE KALMAZ”
Anamur’un Mersin’in en önemli tarım ve turizm bölgelerinin başında geldiğini hatırlatan CHP’li Yıldız, tarım ve turizmin çıkarıldığı takdirde Anamur diye bir ilçenin kalmayacağını vurguladı. Yıldız, “Özellikle gıda bulmanın neredeyse artık bir kriz haline geldiği ülkemizde, bu tarz katliamlar ancak ‘ihanet’ ile izah edilebilir. Dünyada dolayısıyla da ülkemizde artık üretim paradigmaları değişmektedir. Ülkeyi ve kenti yönetenlerde hiç vakit kaybetmeden bu paradigmaya kendilerini ve siyasi dünyalarını uydurmalıdırlar. Gıda fiyatlarının bir yıl içinde yüzde yüz arttığı bir dönemde tarımsal üretime ket vurucu bu tip hareketler, toplumun kısa vadede açlıkla karşı-karşıya kalmasına neden olacaktır” sözlerini aktardı.
“TÜM MERSİN’İ DUYARLILIĞA DAVET EDİYORUM”
Öte yandan ülkenin başka bölgelerinde toplumsal muhalefetin, halkın yoğun tepkisinden kaynaklı balık çiftliklerinin, jeotermal santrallerin, taş ocaklarının, mermer ocaklarının Mersin’e taşınmasının gözlerinden kaçmadığına dikkat çeken Yıldız, “Nasıl ki tüm üretim bölgelerinde bu tip yağmalara karşıysak, Toplumsal duyarlılığın daha zayıf olduğu düşünülen kentimizde de bunlara izin vermeyeceğiz” dedi. Yıldız, son olarak başta Anamur halkı olmak üzere tüm Mersin’i duyarlılığa davet ederek kentin toprağına, suyuna, tarımına, turizmine sahip çıkmaya çağırdığını sözlerine ekledi.
Acilhaber.net MEİGDER Üyesidir.