Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Nükleer Santral İstemiyoruz!

Mersin’de bir grup çevreci, yaptıkları eylemle nükleer santral istemediklerini bir

Mersin’de bir grup çevreci, yaptıkları eylemle nükleer santral istemediklerini bir kez daha haykırdı. 

(ACİL HABER)-Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP), İklim Adaleti Koalisyonu, Ekoloji Birliği ve Doğu Akdeniz Çevre Platformu (DAÇE) üyelerinden oluşan çevreciler Atatürk Parkı’nda toplanarak nükleer karşıtı bir eyleme daha imza attı.  “Nükleer Santral İstemiyoruz” yazılı pankart açan çevreciler adına açıklama yapan NKP Dönem Sözcüsü Osman Koçak, Hatay’dan sonra Mersin’de başlattıkları mücadeleyi sürdüreceklerini hatırlattı. Koçak, halkların İklim Anlaşması Ağının başlattığı Uluslararası Kervanın altıncısı olan Çukurova Kervanının Hatay’da Asi Nehri ve havzasında, Samandağ Mileyha Sulak Alanı ve Kuş Cennetinde, Sarıseki’de  Demir Çelik Fabrikasında , Atlas Termik Santralinde, Dörtyol’da Petro Kimya, Erzin’de Propilen fabrikalarında , maden ocaklarında yaratılan ekolojik problemlere karşı ekoloji mücadelesine güç kattıklarını söyledi. Kervanın Mersin’den sonra termik santrallar, SASA polyester, Ceyhan polipropilen, vahşi çöp yakma alanları için Adana’ya devam edeceğine dikkat çeken Koçak, “Görülmektedir ki, ekolojik sistemin ve dengenin bozulması sonucu bir yandan ölümcül kuraklıklara diğer yandan ölümcül sellere yol açan küresel ısınmanın ve sera gazı emisyonlarının azaltılması da ekoloji mücadelesinin her alanında olduğu gibi yine ekolojik mücadele örgütlenmelerinin, aktivistlerinin ve dünya halklarının iktidarlara ve sermaye sahiplerine karşı ortak mücadelesi ile olanaklıdır” dedi.

“MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

“Mersin’in Türkiye’nin bütününde de olduğu gibi sayısız denebilecek ekolojik sorunları var” diyen Koçak, açıklamasına şöyle devam etti: “Mermer ve taş ocakları, madenler, balık çiftlikleri, liman sahaları, yağmalanan kıyılar, yanan ormanlar, satışa çıkarılan doğal ve tarihi sit alanları, ithal çöp depolama ve yakma alanları, çimento fabrikaları ve de Akkuyu Nükleer Santrali. Mersin doğa, çevre, ekoloji aktivistleri iktidar ve sermaye sahiplerinin yarattıkları ekolojik yıkımlara karşı mücadeleyi sürdürmektedirler.  Ardından gelen projeler de göz önüne alındığında Akkuyu Nükleer Santrali İnşaatına karşı mücadele, etkileri sınırları aşan milyonlarca yıl sürecek radyoaktif atıkları ve Akdeniz’in biyoçeşitliliğinde geri dönülemez yıkım yaratacağı gerçeği ile önümüzdeki en önemli ekolojik mücadele konularından biri, şu günlerde herhalde birincisi olmaktadır. Ekolojik sisteme, doğaya, canlılığa, vatandaşların özgürlük, refah ve mutluluğuna zararları bilimsel kanıtlarla kanıtlanmış olan nükleer santral inşaatının sürdürülmesinin holdinglerin, sermaye sahiplerinin karlarının kollanmasından başka bir anlamı yoktur. İşçilerin ekonomik haklarının gasp edilmesi, sağlıksız barınma ve beslenme koşullarına mahkum edilmeleri, aralarında yaratılan ayrıcalıklar, sendikal örgütlenmelerinin engellenmesi, iş güvenliği gereklerinin yerine getirilmemesi sonucu yaşanan iş cinayetleri hem sermayenin dizginsiz kar hırsını hem de emek mücadelesi ile ekoloji mücadelesinde birlikteliğin önemini ortaya koymaktadır. Nükleer karşıtları olarak mücadelemiz, ekoloji mücadelemiz doğrultusunda nükleer santraller ortadan kaldırılıncaya kadar sürdürülecektir.”