Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’den ‘Sansür yasası tepkisi

CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, TBMM tarafından kabul edilen

CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, TBMM tarafından kabul edilen Dezenformasyonla Mücadele’ düzenlemesine tepki göstererek, “İktidar, bu yasayla başta düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin, gazeteciliğin ve basın özgürlüğünün altına son bir dinamit daha koymuştur” dedi.

Kamuda ‘Sansür Yasası’ olarak bilinen, ‘Dezenformasyonla Mücadele’ düzenlemesinin TBMM tarafından kabul edilmesinin ardından, bu yasanın baskıcı nitelik taşıdığını iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 81 ilde eşzamanlı olarak basın açıklaması düzenledi. Mersin’de de partilerinin il binasında da bir araya gelen CHP Gençlik Kolları ve üyeleri adına basın açıklamasını İl Başkanı Adil Aktay yaptı. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, baskıcı ve otoriter politikalarla yok edilen demokrasiyi ve hukuku ülkeye yeniden kuracaklarını iddia eden Aktay, “Halkı, basını ve basın emekçilerini susturmayı başaramayacaksınız” diye belirtti.

“BU YASA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRIDIR”

“Saray iktidarı, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının son yasama yılını bir sansür ve otosansür yasası teklifiyle açtı” diyen Başkan Aktay, ülkede demokrasinin, hukukun, eşitliğin ve özgürlüğün yeniden tesis edileceği 2023 seçimleri yaklaşırken, demokratik muhalefeti, basını, sivil toplumu ve halkı susturmaya yönelik yeni bir girişimle karşı karşıya kalındığını savundu.  Aktay, sansür teklifinin, seçimlere 8 ay kaldığı bir dönemde Meclis’te AKP ve MHP oylarıyla yasalaşmasını seçimlerin yaklaşmasına bağlayarak, “İktidarın kaybedeceğini anlayan Saray’ın içinde bulunduğu korku ve acizliğin boyutunu göstermektedir. İktidar, meclisten geçirdiği 40 maddelik bu yasayla, başta düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin, gazeteciliğin ve basın özgürlüğünün altına son bir dinamit daha koymuştur” ifadelerine yer verdi.

“YARGI İKTİDAR PARTİSİNİN İNİSİYATİFİNE BIRAKILDI”

Aktay, “Yasanın 29. maddesiyle, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu’ diyerek sınırlarının ve içeriğinin ne olduğu belirsiz yeni bir suç tanımı yapılmaktadır” dedi. Yasanın muğlak ve ucu açık ifadeleri içerdiğini savunan Aktay, “Saray yargısına ve iktidar partisinin bürokratlarına hangi bilginin halkı aldatmaya, korku ve endişe yaymaya yönelik olduğunu belirleme yetkisi verilecektir. Aynı zamanda sosyal medyada yapılan eleştiriler, “dezenformasyon” olarak yaftalanabilecektir. “Hangi haber halkta korku ve endişe yaratır, hangi paylaşım kamu düzenini tehdit eder” sorusunun yanıtı ise yasada yoktur. 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getirilen bu muğlak suç tanımının kapsamı, Saray talimatıyla hareket eden yargı mensuplarının ve iktidar partisi bürokratlarının inisiyatifine bırakılmıştır” diye belirtti.  İktidara seslenen Aktay TÜİK’in açıkladığı enflasyonun gerçeği yansıtmadığını belirterek,  “Türkiye’de gerçek enflasyonun çoktan üç hanelere ulaştığını söyleyen bir sosyal medya kullanıcısı dezenformasyon mu yapmış olacaktır?” dedi. Aktay sorularına şöyle devam etti; “8,5 milyon insanımız işsiz, insanlar iş arama ümidini kaybediyorlar, işi olanlar da açlık sınırının altındaki asgari ücretle çalışıyor” demek yalan haber yaymak mı sayılacaktır “128 milyar dolar nerede?” demek, kamu barışını bozmak mı olacaktır? “Ormanlarımız yanıyor, uçaklar neden kalkmıyor?” diye sorgulamak, bazı savcılar tarafından halkı paniğe sevk etmek mi sayılacaktır? İktidarın niyeti açıktır. Saray rejiminin, ülkemizde yarattığı ağır ekonomik buhranı, yüksek enflasyonu ve hayat pahalılığını, işsizliği, yoksulluğu, yolsuzlukları, kurumsal yıkımı dile getirmek suç haline getirilmiştir.”

“SARAY’DAN YÖNETİLEN HAVUZ MEDYASIDIR”

Aktay, ülkede yıllardır kendi siyasal çıkarları uğruna dezenformasyon yapanların kimler olduğunun açıkça belli olduğunu söyledi. “Halkı yanıltıcı bilgileri yayan iktidarın bizzat kendisi ve kontrol altında tuttuğu, Saray’dan yönetilen havuz medyasıdır ” diyen Aktay, Yasanın halkın temel hak ve özgürlüklerine yönelik bu ağır saldırıyla da sınırlı kalmayacağını iddia ederek, “Kendi yandaşlarına bol bol ilan verirken, muhalif yayın organlarını ise yok sayan ve adeta Basın İnfaz Kurumu’na çevrilen Basın İlan Kurumu, gazetelere ve internet haber sitelerine ceza verme yetkisiyle donatılmıştır. Basın İlan Kurumu, tıpkı televizyon ve radyolar üzerinde kılıcını sallayan RTÜK gibi, yazılı ve dijital medyanın celladı haline gelmiştir” açıklamalarında bulundu.

“YASAYA ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

Aktay, Dezenformasyon Yasasının, sosyal medya platformlarına ilişkin düzenlemeyle, halkın temel haberleşme ve haber alma kaynaklarını kullanılamaz hale getirmeye kadar gidebilecek geniş sınırlama yetkileri içermekte olduğunu belirtti. Yasanın sınırlı kaynaklarıyla gazeteciliği dinamik bir şekilde yaşatma mücadelesi veren yerel yayın organlarının büyük darbe almasına neden olacağını savunan Aktay, “Bir kez daha söylüyoruz, bu yasa teklifi baştan aşağı sansür ve otosansür yasasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, otoriter Saray rejiminin baskı politikalarına, korku iklimini ülkede hakim kılmaya yönelik çırpınışlarına asla boyun eğmeyeceğiz” diye belirtti.

“SANDIKTA SESİMİZİ DUYURACAĞIZ”

Ülkenin gerçeklerini, halkın sorunlarını ve hakikati her yerde haykırmaktan asla vazgeçmeyeceklerini sözlerine ekleyen Aktay,  Saray’a seslenerek, “Çok az kaldı. Başta düşünce, ifade ve basın özgürlüğü olmak üzere, tüm temel hak ve özgürlükleri yaşatan bir düzeni inşa edeceğiz. Sansür yasalarınızla gizlemeye çalıştığınız ekonomik buhrana, pahalılığa, yolsuzluklara, vurgunlara, servet transferine son vereceğiz. AKP Genel Başkanı, “Bu yasanın çıkışıyla beraber bunları frenleyeceğiz ve gereği de neyse onu da yapacağız” diyor. Biz de diyoruz ki, gerekeni sandıkta halkla hep birlikte yapacağız. Geliyor gelmekte olan” dedi.