Türkiye’deki öğretmenler, her geçen gün artan sorunlar ve yaşadıkları mali ve özlük hak kayıpları nedeniyle 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutlayamıyor.
5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, birçok ülkede coşkuyla kutlansa da, Türkiye’de öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar nedeniyle kutlamaya dönüşemiyor. Ekonomik krizin getirdiği mali kayıplar, maaşların günden güne erimesi, öğretmenlerin sınav ile ayrıştırılmaya çalışılması, yıllarca atama beklenmesi, özel sektördeki düşük ücretler ve sömürü düzeni gibi birçok sorun, öğretmenlerin yakasından düşmüyor, öğretmenler sorunlarla boğuşmaktan kendi günlerini kutlayamıyor.
Konuyla ilgili Tanık Haber’e konuşan sendika temsilcileri, öğretmenlerin her geçen gün daha fazla sorunla boğuştuklarına dikkat çekerek, 5 Ekim’in kutlanmaktan çok uzakta olduğunu söyledi.
“SORUNLARIN TARTIŞILMASI GEREK”
Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, özellikle 5 Ekim’in öğretmenlerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin konuşulup tartışılması gereken bir gün olduğunu söyleyerek, “Öğretmenlerin ekonomik özlük demokratik haklarından tutalım mesleki gelişimine, meslek onuruna kadar her şeyi kapsayan bu belgenin ÖMK’da yer almamasına itirazımız nedeniyle eğitim emekçiler olarak sesimizi yükseltmeye çalışıyoruz. Normalde kutlama olarak yapmamız gereken bu günde öğretmenlerin eğitim ölçülerinin sorunlarını ortaya koyduğumuz bir süreci yaşamaktayız. Yazdan beri öğretmenler sosyal medyada, okullar açıldıktan sonra da iş yerlerinde tepkililer ayaktalar” dedi.
“ÖĞRETMENLER AÇLIK SINIRINA YAKIN ÜCRET ALIYOR”
Böyle bir kariyer basamakları sınavının, eşit işe eşit ücreti içermediğini öğretmenler odasında ‘ücretli öğretmen’, ‘sözleşmeli öğretmen’, ‘uzman öğretmen’, ‘usta öğretici’, ‘düz öğretmen’ diye ayrıştırmaya başlandığını gördüklerini aktaran Sümbül, Anayasanın iptal ettiği ‘uzman öğretmen’, ‘başöğretmen’ gibi kavramların ÖMK’ya tekrardan eklenmesinin öğretmenlerin ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtti. Öğretmenlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Sümbül, “Şu anda yeni atanan bir öğretmenin yoksulluk sınırını bırakalım açlık sınırına yakın bir ücret alması çok üzücü. Daha kötü olan da atanan öğretmelerin aldığı bu ücreti, maalesef ücretli öğretmenler yarısını dahi alamadığı atamalarının yapılmadığı bir dönemi yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
“KALICI ÇÖZÜMLER BULUNMALI”
Öğretmenlerin bu açlık ve sefalet günlerinde insanca yaşayabilmek için ÖMK’nın sınavlarına girmek zorunda kaldıklarını söyleyen Sümbül, “Bu sebeple tüm eğitim sendikaları olarak birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Fakat diğer sendikaların kaygılarını bir kenara bırakamamaları, sendika olma görevlerini yerine getirememeleri de tarihe not düşecek bir dönemi yaşıyoruz. Bu açıdan 5 Ekim çok önemli, Dünya Öğretmenler Günü’nde Türkiye’de öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin sorunlarının tartışılması, çözüm bulması ve seçime kurban edilmeden kalıcı çözümlerin bulunması son derece önemli” ifadelerini kullandı.
“SON 20 YILDA CİDDİ KAYIPLAR OLDU”
Eğitim İş Mersin Şube Başkanı Yakut Tekin ise, öğretmenlerin son 20 yılda özlük haklarında ciddi kayıplar olduğunu belirtti. Öğretmenlerin özlük haklarını günden güne kaybettiği, ekonomiyi bir şeklide öğretmenlerin aleyhine çeviren bir iktidarın döneminde olunduğunu öne süren Tekin, “Sürekli olarak başka iş kollarında maaş artışları oldu. İktidarın işine gelmeyen büyük öğretmen kadrosunda öğretmenleri açlık ve sefalete sevk ettiler. Öğretmemeleri daha çok çalıştırıp aynı maaşı vermek üzere bir sistem geliştirdiler” dedi.
“BAŞKA İŞ KOLLARINDA ÇALIŞIYORLAR”
Öğretmenlerin günden güne daha fazla çalışma zorunluluğuna girdiğini, geçimlerini sağlayabilmek için başka iş kollarında çalışmaya başladıklarını aktaran Tekin, “Böyle olunca da öğretmenlerin sosyal yaşamları da bitti, evinden işine işinden evine gideni sinemaya, tiyatroya veya restorana gidemeyen sıradan insanlar topluluğuna dönüştü. Bu koşullarda öğretmenlerin okullarda sadece çobanlık yapan öğrencilerin başında duran kişiler olarak değerlendiriyor. Zaten eğitimin geldiği nokta da bunu gösteriyor. Öğretmenleri bir şekilde sistematik bir şekilde yıpratıp özellikle de uzman öğretmenlik gibi sınavlar çıkararak öğretmenleri birbirinden ayrıştırmaya başladılar” şeklinde konuştu.
“ÖĞRETMENLERİN STANDARTLARI DÜŞTÜ”
Dünyadaki öğretmenlerin belli bir standartta yaşarken Türkiye’deki öğretmenlerin standartlarını her gün düşürmek zorunda kaldıklarını vurgulayan Tekin, öğretmenlerin kültürel ve sosyal gelişiminin dünya standardının altına düştüğüne dikkat çekerek, “Bu standardı yeniden yakalamak için hep beraber bilinçlenmemiz lazım çünkü geleceğe yön veren bu genç beyinlere yön veren bizleriz. Bunu sağlamak için çok çalışıyor, kültürel etkinlikler yapıyoruz, okumanın önemini anlatıyoruz ne kadar değerli olduğunu anlatıyoruz” dedi.
“HEDİYE VEYA ÖDÜL DEĞİL HAKLARIMIZI İSTİYORUZ”
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Temsilcisi Nebil Birtek de, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde özel sektör öğretmenlerinin talebi ne hediye ne de ödül olduğunu söyleyerek, tek istediklerinin özlük hakları olduğunu belirtti. Bunların içinde de en başta 2014 yılında gasp edilen taban maaş hakları olduğunu belirten Birtek, “Özel sektör öğretmenleri bu yılki öğretmenler gününe de yine patronların ve buna göz yuman bakanlığın sömürüsü altında giriyor. Özel okullarda bugün, sahte konuşmalar, öğretmene değer verildiğini gösteren içi boş sözler ile geçer. Bizi sömürenlerin sözlerine inanmıyoruz” diye konuştu.
