Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Erdoğan ‘Giderlerse gitsinler’ demişti. Gidiyorlar…

Hekim göçünde vahim artış Temmuz ayında hekim göçü 231 ile

Hekim göçünde vahim artış

Temmuz ayında hekim göçü 231 ile rekora ulaşırken, yılın sadece ilk ayında bin 402 hekim yurtdışına göç etti. Sağlıkta şiddetin her geçen gün arttığı ve hekimlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığı Türkiye’de, hekimsiz günler çok da uzak durmuyor.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), sağlık çalışanlarının yurtdışında çalışmak için alması olan iyi hal belgesi başvuru sayısının 2022’nin ilk 7 ayında, 2021 yılı toplam sayısına ulaştığını duyurdu. Temmuz ayında ise hekim göçü 231 ile rekor seviyeye ulaştı. TTB’nin verilerine 2012’de 59 hekim yurtdışına göç ederken, 2021 yılında bin 405 hekim göç etti. 2022 yılının ilk 7 ayında ise bin 402 hekim göçü yaşandı ve bu sayı geçtiğimiz seneyi şimdiden geride bıraktı. TTB, yılsonuna kadar 2 bin 500 ila 3 bin hekimin Türkiye’yi terk etme hazırlığında olduğunu belirtti. Her geçen gün artan sağlıkta şiddet, bu tür olaylara karşı yetersiz önlem ve uyarıcı uygulamalar hekimlerin göç etme sebebinin başında gelirken, gittikçe derinleşen ekonomik kriz karşısında yaşanan geçim sıkıntısı ve ağır çalışma koşulları da göç nedenleri arasında yer alıyor.

“MESLEK İTİBARSIZLAŞTIRILDI”

Konuyla ilgili Tanık Haber’e konuşan Genel Sağlık İş Mersin Temsilcisi Gürbüz Şen, hekimlerin tek sorununun ‘ücret’ olduğunun düşünülmemesi gerektiğine dikkat çekti. “Tabi ki ücret Türkiye’de her kesimin problemi” diyen Şen, “Bir hekimin yetişmesi gerçekten de çok zor. Yaklaşık 32-34 yaşında meslek hayatına atılıyor. Tabii ki gelecekleri için kaygıları olacak, bir hekimin maaşı dışında geliri yok. Ama asıl sorun, hekimlerin meslekte itibarsızlaştırılması, kışkırtılmış bir toplum ile karşı karşıya kalması. Bu durum sadece toplumun da suçu değil çünkü sistem öyle kurgulanmış ki stresini atacağı bir yer lazım, gerek evdeki stresini atması gerekiyor ekonomi ile ilgili, bununla ilgili çözüm bulamıyor ve bulamayınca da stresini atacak birisini yani devlet olarak seni karşısında görüyor. Diyor ki burada oturan hekim devleti temsil ediyor hükümeti temsil ediyor ki öyle değil biz sadece düz bir memuruz. Biz hastanelerde çalışan normal memurlarız yani. Bizim herhangi bir sistem ile ilgili görevimiz yok işimizi yapmak dışında” dedi.

“SAĞLIK HİZMETİ ARTIK KAMU HİZMETİ DEĞİL”

Türkiye’de sağlık hizmetinin artık kamu hizmeti olmaktan çıktığını öne süren Şen, “Ben acil hekimiyim benim acilde ki işim hastalara randevu bulmak değil. Böyle bir görevim yok yani. Acil hekimliği yapmaya çalışıyorum. Ama hastalar randevu bulamadığı zaman gelip benden hesap soruyor ve olay küfür ve şiddete kadar gidiyor. Türkiye de sağlık artık kamu hizmeti değil sağlık, 3’üncü basamak şehir hastaneleri de hail kamu özel ortaklığı aile hekimliği özelleştirilmiş bir kamu hizmetidir” ifadelerini kullandı.

“DOKTORLAR ÖLÜM TEHDİTLERİYLE KARŞILAŞIYOR”

Ülkedekilerin elindekilerinin değerini bilmediğini söyleyen Şen, “Çıkın ülke dışına herkes vasıflı insan gücü istiyor. Amerika, Almanya, İsveç, İngiltere hepsi istiyor. Yani yetişmiş hekim onlar için bulunmaz bir nimet. şimdi bu koşullarda sen doktorların itibarını düşürdükçe düşüreceksin, üstüne bir de iş yükü bindireceksin. Her türlü hakaret şiddete maruz bırakacaksın bunun için önlem veya tedbir de almayacaksın ne bekliyorsun kim böyle bir ortamda durmak ister? Doktorlar ölüm tehditleriyle karşılaşıyor her gün, zorla istifaya mecbur bırakılıyorlar. Halimiz bu kadar vahim” diye konuştu.

“SİSTEMİN KAYBETTİĞİ İTİBARI YERİNE KOYMASI GEREK”

Hekim göçünü en aza indirmek için, sistemin önce kaybettiği itibarı yerine koyması gerektiğinin altını çizen Şen, toplumun her kesimi gibi hekimlerin de değerli olduğunu ve ona göre davranılması gerektiğini vurgulayarak, “Bizler yıllar öncesinde daha zor şartlar altında çalışırdık ama hiç gitmeyi tercih etmedik. Yabancı ülkelere giden hekimler daha insancıl yaşam koşulları için gidiyor, daha iyi yaşam kalitesini yaşamak için gidiyor. Bu durumu değiştiremez miyiz tabi ki değiştiririz. İçinde sağlık olan bir politika güderseniz ama 3 yılda ama 5 yılda hem hekimler mutlu olur hem de sağlıklı bir politika gütmüş olursunuz. Hem hekimler mutlu olur hem de vatandaş” ifadelerini kullandı.